Ligde 8 hafta geride kaldı.

Eskişehirspor’un tek galibiyeti var.

Diğer 7 maçın 4’ü eşitlikle sonuçlandı.

Yenildiği maç sayısı da 3…

Bu sonuçlarla topladığı puan sayısı 7… Çok değil…

Ne yazık ki, artık o kadar puanı da yok.

Topladığı puanlardan 3’ü TFF Lisans Kurulu kararı ile silindi.

Geriye kalan yalnızca 4 puan…

Son sıradaki takımla aynı…

Durum çok kötü…

Ancak “düzeltilmesi olanaksız” değil…

Sahadaki durum düzeltilebilir.

9’ncu hafta maçı bugün oynanacak.

Oynanacağı yer Eskişehir… Rakip de Erzurumspor…

Orta sıralardaki bir takım… Topladığı puan sayısı 9…

Bu da dikkate alındığında “6 puanlık bir maç” demek yanlış olmaz.

Kazanıldığında çok şey değişir.

Her şeyden önce sıralamada yukarıya doğru tırmanış başlar.

Aynı zamanda moral de kazanılır.

Her ikisine de gereksinim oldukça fazla…

Dedik ya… Rakip çok güçlü sayılmaz.

Ayrıca “taraftar desteği” gibi büyük bir avantaj var.

Bu avantajla galibiyet sayısına yenisi eklenebilir.

Puan sayısı da yeniden 7’ye yükselir.

Bunun olmaması için bir neden yok.

Umarız bir aksilik olmaz da gereksinimi fazlasıyla duyulan galibiyete kavuşulur.

SAHA DIŞI NE OLACAK

Evet… Eskişehirspor’un sahadaki durumu kötü…

Ancak düzeltilmez değil…

Bunun için gerekli olanlar da belli…

En etkili olan saha dışı faktörler.

Ne yazık ki onlar da iyi değil… Tam aksine çok kötü…

Daha önce de defalarca dile getirdik.

Ortada büyük bir enkaz var.

Nasıl oluştuğunu anlamak da çok zor…

Yönetim kurulu bu konuda bir araştırma başlattı.

Son 5 yıllık hesaplar bağımsız bir denetim şirketine teslim edildi.

Denetim şirketi tarafından yapılan incelemeler sonuçlanmış durumda…

Hazırlanan rapor henüz yönetim kuruluna ulaşmış değil…

Ulaştığında kamuoyuna da açıklanacak.

O raporla birlikte hem büyük enkazın boyutu net olarak ortaya konulacak, hem de o büyük enkazın nasıl oluştuğu da belli olacak.

Aslında bu konuda bazı ipuçları var.

Başkan Sinan Özeçoğlu tarafından açıklandılar.

O ipuçlarına bakıldığında hesaplar konusunda kuşku duymamak elde değil…

Raporla birlikte kuşkuların “yersiz” olup olmadığı belli olacak.

Umarız ki “yersiz” çıkarlar.

Eğer öyle olmaz ise, bir başka deyişle de kuşkular doğrulanırsa yapılacak iş yalnızca “raporu kamuoyuna açıklamak” ile kalmamalı…

Sorulması gereken bir hesap varsa muhataplarından kesinlikle sorulmalı…

Geçmişte Mesut Hoşcan döneminde de benzeri bir inceleme yaptırıldı.

Sonuçları kamuoyuna açıklandığı gibi ilgili makamlara da teslim edildi.

Ancak ne oldu, nasıl oldu bilemiyoruz ama “hesap sorma” gerçekleşmedi.

Bu kez öyle olmaması gerekir.

Öyle olmayacağa da benziyor.

Eskişehirspor’un borçları arasında SGK primleri ve vergiler önemli bir yer tutuyor.

Toplamı 14,5 Milyon Türk Lirası…

“Yeniden yapılandırma” sonucu oluşan tutar bu… Eğer taksitler ödenemezse tutar ciddi miktarda artacak.

Yönetim kurulu bugüne kadar ödemeler yaptı.

Ancak gelecekte yapılıp yapılmayacağı meçhul…

Başkan Sinan Özeçoğlu’nun bu konuda bir girişimi var.

Vergi ve SGK prim borçlarının “borların oluşmasından sorumlu olan yöneticiler tarafından ödenmesini” istiyor.

Borçların oluştuğu son 10 yıllık sürede görev yapan başkan ve yönetim kurulu üyelerinin listesi vergi dairesine bildirildi.

Girişimin nasıl sonuçlanacağını bilemiyoruz.

Umarız ki, Eskişehirspor lehine bir sonuç alınır.

Bu girişim “hesap sorulması” konusunda önemli bir gösterge…

Başkan Sinan Özeçoğlu görevi üstlendikten sonra “Eskişehirspor’un tek kuruşunu bile çarçur ettirmeyeceğiz, çarçur edenlerden de hesap soracağız” demişti.

Dediğini yapacağa benziyor.

Yapmalı da zaten…

Eskişehirspor’un çarçur edilmiş parası varsa sorumlularından hesap sorulmalı.

Kulübün hali ortada…

Kulüp bu halde iken yapılanlar yapanların yanına kar kalamaz.

Neyse…

Saha içerisindeki durumun düzelmesi, saha dışındaki faktörlere bağlı…

Saha dışı faktörler biraz olsun düzelirse sahadaki durumu düzeltmek çok zor olmaz.

Saha dışı faktörler düzelir mi?

Ne yazık ki bu konuda ümitli olmak çok zor…

Büyük enkazın kaldırılması konusunda verilmesi gereken destekler ortada yok.

Olacağa da pek benzemiyor.

Eskişehirsporluları kara kara düşündüren de bu zaten…