Eskişehir’de hastane yarışı: 2027’de kim kazanacak?

Eskişehir’de sağlık yatırımları açısından yeni bir dönem başlıyor.

Bir tarafta yaklaşık 50 yıllık geçmişiyle artık fiziki ve teknolojik kapasitesi tartışılan ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi var. Diğer tarafta ise özelleştirme kapsamına alınmasının ardından kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açan, daha sonra yeniden kamu sağlık alanında bırakılan Hava Hastanesi ve eski Devlet Hastanesi arazileri bulunuyor.

Şimdi asıl soru şu:

2027 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı'na hangi hastane girecek?

Çünkü Ankara'nın önünde iki farklı ama birbiriyle bağlantılı sağlık yatırımı seçeneği bulunuyor.

ESOGÜ yeni hastane için düğmeye bastı

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy'un son açıklamaları, Vali Bey'in de net desteği ile üniversitenin artık güçlendirme seçeneğinden ziyade yeni hastane konusunda net bir irade ortaya koyduğunu bize de ifade ettiler.

Rektör Gümüşsoy, mevcut hastane hizmet verirken kapsamlı bir güçlendirmenin ciddi sorunlar doğuracağını belirterek, üniversitenin temel hedefinin yeni bir Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi olduğunu açıkça ifade etti.

Üstelik mesele yalnızca bir bina meselesi değil.

ESOGÜ Hastanesi aynı zamanda tıp eğitiminin, uzmanlık eğitiminin, akademik araştırmaların ve bölgeye verilen üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin önemli bir merkezi.

Dolayısıyla yeni hastane projesinin güçlü bir gerekçesi var.

Ancak Ankara açısından önemli bir sorun da var:

Bu büyük yatırımın maliyeti.

Milyarlarca liralık bir proje, mali disiplinin öne çıktığı bir dönemde kolay karar verilecek bir yatırım değil.

Yani para lazım..

2027-2029 Orta Vadeli Programı'nın temel yaklaşımı da zaten kamu kaynaklarının daha seçici ve öncelikli alanlara yönlendirilmesi. OVP'nin ilk yılında uygulanacak politikaların 2027 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda somutlaştırılacak olması da bu nedenle önemli.

Ama oyunun ikinci oyuncusu daha da dikkat çekici

Tam bu noktada Eskişehir'deki sağlık arazilerinin hikâyesi devreye giriyor.

Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi ile Sivrihisar ve Mihalıççık'taki bazı sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınması Eskişehir'de ciddi tepki yaratmıştı.

Sonrasında ise önemli bir gelişme yaşandı.

Bu alanlar Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsamından çıkarıldı. Böylece özellikle Hava Hastanesi ve eski Devlet Hastanesi alanlarının sağlık alanı olarak korunmasının önü yeniden açıldı.

Bu karar Eskişehir açısından yalnızca “araziler satılmadı” anlamına gelmiyor.

E gelmemeli de..

Bence bundan sonra sorulması gereken çok daha önemli bir soru var:

Madem bu araziler yeniden kamu sağlık alanında tutuldu, şimdi bu alanlarda ne yapılacak?

İşte 2027 Yatırım Programı'nın en önemli sorularından biri de bu olacak.

Ankara açısından baktığımızda, Sağlık Bakanlığı hastanesi ile ESOGÜ Hastanesi'nin yatırım gerekçeleri birbirinden farklı.

Sağlık Bakanlığı'nın yapacağı yeni hastane ise doğrudan kamu sağlık hizmeti kapasitesini artıracak.

Üniversite arazisindeki deprem fay hattı varlığı gibi bir olumsuzluklar ve aynı zamanda özelleştirme kapsamından çıkarılan sağlık arazilerinin varlığı, Bakanlık açısından hazır bir kamu sağlık altyapısı alanı oluşturuyor.

Bu nedenle Ankara'nın önünde çok cazip bir formül bulunuyor: Sağlık Bakanlığı yeni hastaneyi yapar, ESOGÜ ise afiliasyon modeliyle yani iş birliği modeli ile bu hastanede eğitim, akademik faaliyet ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini sürdürür.

Böyle bir model hayata geçerse tek bir büyük yatırımla iki kurumun kapasitesi artırılabilir ve eğer mevcut üniversite yönetimi gerekli kaynakları bulamazsa kendileri için de bu seçenek kurtarıcı olur.

Sağlık Bakanlığı hastanesinin mali disiplinin bu kadar önem kazandığı bir dönemde Ankara açısından olasılığını oldukça yüksek buluyorum. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ve şehir siyaseti tarafının oldukça heyecanlı olduğunu görüyorum.

Aklınıza şu soru gelebilir: “Peki ESOGÜ kaybeder mi?” Bence hayır. Tam tersine, doğru bir model kurulursa ESOGÜ burada çok önemli bir kazanım elde edebilir ve fiziki altyapı dahil pek çok sorununu çözüme kavuşturmuş olur.

Kısaca şöyle ifade edeyim: bu hastaneler yarışında benim tahminimde Bakanlık hastanesi daha önde duruyor.

Ve bugünkü tabloya bakınca da, 2027 Yatırım Programı açısından Sağlık Bakanlığı hastanesi daha olası bir seçenek çünkü elinde hazır kamu arazisi bulunan, doğrudan Bakanlık yatırım programına girebilecek ve kamu sağlık hizmeti kapasitesini artıracak bir proje oluşturmak Ankara açısından daha kolay savunulabilir.

Asıl siyasi başarı burada

Eskişehir açısından artık mesele “hangi hastane yapılacak?” sorusundan biraz daha büyük.

Mesele, şehirde sağlık yatırımlarının nasıl bir bütünlük içinde planlanacağı.

Özelleştirme kapsamından çıkarılan sağlık arazileri Eskişehir için önemli bir kazanımdır. Bu kazanımın gerçek anlamda başarıya dönüşmesi için bu arazilerin yeniden sağlık hizmetine kazandırılması gerekir.

Aynı şekilde ESOGÜ'nün yeni hastane talebi de yalnızca üniversitenin kendi ihtiyacı olarak görülmemeli Eskişehir'in sağlık geleceği bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Sonuç olarak önümüzde artık iki ayrı dosya değil, tek bir sağlık planlaması var.

Ve 2027 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı bu planlamanın ilk ciddi sınavı olacak.

Bence esas soru “Eskişehir'in kamu sağlık kapasitesini, üniversitenin eğitim ve araştırma gücüyle nasıl birleştiririz?” olmalı.

Eğer bu soruya doğru cevap verilirse, kazanan yalnızca ESOGÜ ya da Sağlık Bakanlığı olmaz.

Eskişehir kazanır.

Sonuç olarak; 2027 Yatırım Programı açıklandığında hepimiz başka bir sorunun cevabını da öğrenmiş olacağız.

Kafamda deli sorular ama şükür ki hep bir çözüm var.