Haftayı güzel haberlerle bitirdik dostlar değil mi ?

Aylardır özelleştirilen hastane arazilerinin bu kapsamdan çıkarılması ile alakalı oluşturulan kamuoyu baskısı üst üste yapılan haberler, yazılan köşe yazıları sonuç verdi.

Yani henüz resmi yazıyı görmedik, Resmi Gazete’de de görmedik ama Ak Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak bu meselenin çözüm sağlayan kopartıp geri alan etkili siyasetçisi oldu:

Bu bir kanaat değil. Ama bu haberi bizlere müjdeleyen ve değerlendiren o olduğu için onu işaret ediyorum.

Ama burada asıl siyasi hikâye, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamından çıkarılması değil, bu süreçte AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu arasında oluşan siyasi gerilimin ağırlık ve sorumluluk paylaşımı üzerinden bir güç mücadelesine dönmesi.

Yine çok açık konuşacağım kimse kusura bakmasın.

Eskişehir’de Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasıyla başlayan tartışma, görünürde bir hastane arazisinin kamuya kazandırılması meselesi gibi dursa da tartışmanın bundan çok daha büyük olduğu görülüyor.

Çünkü mesele artık yalnızca Hava Hastanesi değil.

Mesele, Eskişehir AK Parti teşkilatında kimin ne kadar etkili olduğu, kimin hangi başarıyı sahipleneceği ve siyasi sorumluluğun nasıl paylaşılacağı meselesine dönüşmüş durumda.

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın son açıklaması bu açıdan dikkat çekici.

Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını bir “bürokrat hatası” olarak değerlendirmişti.

Albayrak ise kendisinin söz konusu bürokratı tanımadığını ifade ederek, tartışmayı farklı bir zemine taşıdı ve adeta vekili boşa çıkardı. Buradaki durum Nebi beye sorup öğrenecek kadar bile yakın olmadıklarını düşündürüyor.

“Burada önemli olan, yapılan hatanın fark edilmesi ve bu hatanın şu anda telafi edilmiş olması” sözleri, ilk bakışta uzlaşmacı bir açıklama gibi görünüyor.

Fakat siyasette bazen söylenen kadar, söylenmeyen de önemlidir.

Albayrak’ın açıklamasında dikkat çeken nokta, hatanın kime ait olduğundan ziyade, hatayı kimin düzelttiğinin yani kendisinin öne çıkarılması.

Ve burada doğal olarak şu soru ortaya çıkıyor:

Bu süreçte siyasi başarı kime ait?

Hatipoğlu, konuyu kamuoyunun gündemine taşıyarak sert bir siyasi pozisyon aldı.

Albayrak ise milletvekilleri ve bakanlarla yapılan görüşmeler sonucunda sorunun çözüldüğünü açıklıyor.

Üstelik yalnızca Hava Hastanesi değil, yıkılan devlet hastanesinin bulunduğu alanın da özelleştirme kapsamından çıkarıldığını söylüyor.

Bir tarafta, “Bu yanlış nasıl yapılabildi?” diye soran ve bürokratik süreci eleştiren Nebi Hatipoğlu…

Diğer tarafta, “Önemli olan hatanın telafi edilmesidir” diyerek çözümün siyasi mekanizmalar üzerinden sağlandığını vurgulayan Gürhan Albayrak’ın yüzünde

“Ben bu hatayı telafi ettim” diyebilmenin gururunu yüzünde gördük değil mi ?

Esas soru “mesele Hava Hastanesi mi?”

Bence pek öyle değil.

Hava Hastanesi buz dağının görünen kısmı.

Asıl mesele, Eskişehir AK Parti’de son dönemde belirginleşen siyasi aktörler arasındaki ağırlık mücadelesi kısaca ilin problemini çözmede kim yetkin, ilde en güçlü kim?

Nebi Hatipoğlu, milletvekili seçildiği günden bu yana klasik teşkilat siyasetinin dışında, daha bağımsız ve zaman zaman doğrudan çıkışlar yapan bir profil çizerken Gürhan Albayrak ise il başkanı sıfatıyla teşkilatın başında bulunuyor ve doğal olarak partinin Eskişehir’deki kurumsal yüzünü temsil ediyor.

İki makamın siyasi refleksleri aynı olmak zorunda değil ancak aynı mesele üzerinden farklı açıklamalar yapılmaya başladığında, kamuoyunun dikkatinden kaçmayan bir tablo ortaya çıkıyor.

Bir başka ifadeyle; Milletvekili kendi siyasi etkinliğini, il başkanı ise teşkilatın ve hükümet nezdindeki etkinliğini, gücünü göstermeye çalışıyor.

Bu da ister istemez “Eskişehir AK Parti’de siyasi ağırlık kimde?” sorusunu gündeme getiriyor.

Hatipoğlu’nun çıkışı neden önemli?

Dikkat ederseniz diğer vekillerden bu konuda pek bir açıklama da duymadık.

Hatipoğlu’nun “bürokrat hatası” değerlendirmesi aslında yalnızca bir bürokratı eleştiren açıklama olarak okunmamalı.

Çünkü bir milletvekili, hükümetin veya devlet mekanizmasının Eskişehir’deki bir uygulamasını eleştirdiğinde, dolaylı olarak “Bu yanlış uygulamaya müdahale edilmesi gerekiyor” mesajı verir.

Sonuç olarak süreç sonunda Hava Hastanesi’nin ve eski devlet hastanesi alanının özelleştirme kapsamından çıkarılması, Hatipoğlu’nun gündeme taşıdığı konunun sonuçsuz kalmadığını gösteriyor.

Fakat burada ikinci bir siyasi gerçek de var dostlar,

Sorunun çözülmesi, çözümün siyasi sahibi tartışmasını da beraberinde getiriyor.

Albayrak’ın açıklaması tam bu noktada önemli..

Çünkü il başkanı, çözümün milletvekilleri ve bakanlarla yapılan görüşmeler sonucunda gerçekleştiğini söyledi:

Bu açıklama, doğal olarak “Biz de sürecin içerisindeydik, başaran bizdik” mesajını taşıyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan tablo şu:

Bu bir başarı mı başarısızlık hikâyesi mi takvime göre tanımlanacak.

Peki, aralarında gerçekten çekişme var mı?

Eskişehir AK Parti açısından bakıldığında Hatipoğlu’nun güçlü ve bağımsız bir siyasi aktör olma çabası ile Albayrak’ın il başkanı olarak teşkilat üzerindeki ağırlığını artırma çabası arasında doğal bir gerilim alanı oluşması şaşırtıcı olmaz.

Üstelik önümüzdeki dönem açısından siyasi hesaplar büyüdükçe bu gerilim daha görünür hale gelebilir hele ki seçim yaklaştıkça.

Çünkü siyasette herkes aynı sorunun peşindedir:

Kararı kim aldırıyor? İlde en güçlü kim?

Ve belki daha önemlisi:

Ankara’da kimin sözü daha fazla dinleniyor?

Bu yankı önemli.

Hava Hastanesi meselesi bu açıdan küçük ama anlamlı şehirdeki oluşturduğu gündem hasebi ile önemli bir mesele halen.

Eskişehir AK Parti’de asıl sınav, Hava Hastanesi dosyasının kapanmasıyla başlamış olabilir.

Bizi neler bekliyor acaba hiç kestiremiyorum.

Yani bu bir devrin başlangıcı diyebiliriz belki de.

Nasıl deniyordu?

Kartlar yeniden mi dağıtılıyordu?

Yani siyasetin atmosferi biraz budur dostlar. Başarıyı kimin hanesine yazacağı konusu ve sebep olacağı rekabet aslında her şeyden daha önemli.

Bu şehrin kahramanı kim (!)

Aslında esas soru artık “Hava Hastanesi neden özelleştirme kapsamına alındı?” değil.

“Bu işin siyasi patronu kim?”(!)

İşte Eskişehir AK Parti’de asıl rekabetin cevabı, önümüzdeki dönemde bu soruya verilecek cevapta gizli.