Temmuzun son günleriydi,
Hatırlıyorum,
Özgür Özel yeni parti kurulacağını artık açıkça deklere etmiş birbirinden farklı birçok parti isimleri üzerinde çalışılıyordu.
Daha o dönem şöyle bir açıklaması olmuştu Özel’in,
“Belediyelere sabredin hemen geçmeyin diyorum ama dinlemiyorlar” demişti.
200 kadar Cumhuriyet Halk Parti’li Belediye Başkanı liderleri Özgür Özel’e rağmen kurulacak Yeni Parti’ye geçmeye hazırdı.
Tam da dediği gibi oldu ve Yeni Parti ismiyle kurulan partiye Özgür Özel’in uyarılarına rağmen birçok belediye başkanı geçmişti.
Bu belediyelerin arasında Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da vardı.
Kimseye sormadan istişare etmeden “ben dedim oldu, ben yaptım oldu” dercesine ilk sırayı çekmişti.
Hatta rivayete göre toplu geçmeyi planlayan Eskişehir’deki tüm Cumhuriyet Halk Parti’li belediye başkanlarının bu planını adeta sabote etmişti.
27 Temmuzda belediye meclis üyeleri ile beraber Cumhuriyet Halk Parti’sinde istifa etmişti bile..
Kazım Kurt siyasetin kurdu derler hep ama bu zaman zaman antipatik de olabiliyor.
Farklı bir siyaset anlayışı var Sayın Kurt’un.
Ben bilirim, sormam, senin fikrinle de ilgilenmem.
Ama gelin görün ki aynı Kazım Kurt bugün İbrahim Arslan’ın çerçeve yasasına “Hayır” oyu vererek Özgür Özel’in işaretini dikkate almamak ile suçluyor.
Eskişehir özelinde Özgür Özel’e rağmen bir Kazım Kurt gücü var.
Özgür Özel’e rağmen bir idare..
Ve Yeni Partili ama kendi kendine..
Hatta Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Yeni Parti’ye geçişini bile Kazım Kurt un sabote ettiği ve sürecin uzamasında ciddi rol oynadığı ve genel merkeze de aynen bu şekilde ifade ettiği kulislerde konuşuluyor.
Üstelik son birkaç yıldır tavrı ve maalesef belediyecilik anlayışı ile de oldukça sert eleştiriliyor.
Yıllardır Odunpazarı bölgesinde belediyecilik hizmetinde sadece sürekliliği sürdüren oysa yeni olan hiçbir hizmetin olmayışı partisi yeni olsa da Kazım Kurt un da siyasi akıbetini pek de hayra çıkarmayacak gibi..
Verdiği son demeçte “Yeni Parti muhalefet etmek için kurulmadı, yıllardır iktidar hayali kurulan bir partinin hayallerini gerçekleştirmek için kuruldu” ifadesi ise bünyesinde o kadar çok şey barındırıyor ki..
İmamoğlu gücünü kabul etmeyen Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve kendisinden bölünen Yeni Parti ismiyle kurulan partinin arasındaki muhalefet kurdukları iktidar hayalinin belki daha çok uzun yıllar yine hayal olarak kalacağının ispatıdır.
Dahası özellikle belediye başkanları üzerinde oluşturulan bu baskıcı zihniyetin olgusu ne olursa olsun özgürlük anlayışından uzak ve ilkeleri ile çelişen bir partinin kartvizitidir.
Hatta herkes merak ediyor,
Cumhuriyet Halk Partisi’nden ilişiği kesilen Talat Yalaz’ın “yüzüne tükürülecek adam bulamıyorlar “ifadesinden sonra yeniden teşkilatlanan Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Volkan Evren Kılınç‘ın bu hafta televizyon ekranlarında iddia ettiği şu deprem bağışları hakkında ne cevap verecek?
Volkan Evren Kılınç’ın bu iddiaları herkese “yüzüne tükürülecek olan biri varsa o ben değilim “ diyerek bu sert iddiaları gündeme getirdiği de belki de bu haftanın önemli başlıklarından..
Efendim eskisi yenisi sol cenahın partilerinde belki de başlarına gelen en iyi şey bölünmekti dedirtecek ciddi dalgalanmalar var ve şiddeti her geçen gün artıyor belli ki..
Tüm bu dinamiği takip etmeye ve altını çizmeye devam ediyoruz..