CHP eski rahatlığını kaybediyor mu? AK Parti artık daha mı rahat?
Eskişehir siyasetinde bir dönem kapandı.
Belki de henüz herkes bunun ne kadar büyük bir değişim olduğunu tam olarak fark etmiş değil.
Çünkü artık Eskişehir'de yerel siyasetin denklemi, yıllardır alıştığımız denklem değil.
CHP'nin uzun yıllardır sürdürdüğü belediye hakimiyeti, CHP'den YENİ Parti'ye gerçekleşen peş peşe geçişlerle yeni bir siyasi tabloya dönüştü.
Son halkayı Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katılması oluşturdu. Ünlüce'nin geçişiyle birlikte CHP'nin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ndeki 15 yıllık yönetim dönemi de sona ermiş oldu.
Bununla birlikte Kazım Kurt, Ahmet Ataç, İshak Gündoğan, Hakan Karabacak'ın ardından Zehra Konakcı, Uğur Tepe ve Gürbüz Güller'in de YENİ Parti'ye geçmesiyle tablo daha da değişti.
Bugün artık Eskişehir'de sorulması gereken soru şu:
CHP eski rahatlığını kaybediyor mu?
Bence bu sorunun cevabı artık yalnızca “evet” veya “hayır” değil.
Asıl mesele, CHP'nin bundan sonra nasıl bir siyaset kuracağı.
CHP'nin en büyük avantajı neydi?
CHP'nin Eskişehir'deki en büyük avantajı yalnızca seçim kazanması değildi.
Bir siyasi alışkanlık oluşturmuş olmasıydı.
Büyükşehir Belediyesi…
Odunpazarı…
Tepebaşı…
Ve yıllar içerisinde oluşan güçlü belediye ağı.
Bu yapı CHP'ye sadece seçim başarısı değil, şehir siyasetinde ciddi bir kurumsal avantaj da sağladı.
Fakat siyaset hiçbir zaman statik değildir.
Seçmen de değildir.
Bugün CHP'nin karşı karşıya olduğu en önemli risk, geçmiş seçim başarılarının gelecekte de otomatik olarak tekrarlanacağını düşünmek.
Çünkü artık karşısında yeni bir siyasi aktör var.
Ve bu aktör, Eskişehir'de daha önce CHP'nin seçim kazanmasını sağlayan kadroların önemli bölümünü kendi bünyesine almış durumda.
Bu nedenle YENİ Parti'nin Eskişehir'deki yükselişini sadece “yeni bir parti geldi” şeklinde okumak eksik kalır.
Yeni Parti, CHP'nin karşısına yeni isimlerle değil, büyük ölçüde CHP'nin mevcut siyasi ve yerel kadrolarıyla çıkıyor.
İşte denklemi değiştiren esas unsur bu.
CHP'nin önündeki en zor soru
CHP açısından mesele yalnızca belediye başkanlarını kaybetmek değil.
Daha önemli soru şu:
Bu isimlerin yerine yeni siyasi aktörler yetiştirilebildi mi?
Bir siyasi parti için belediye başkanını kaybetmek elbette önemlidir.
Ama bundan daha önemlisi, o belediye başkanının arkasında güçlü bir teşkilat ve yeni nesil siyasetçiler bırakıp bırakmadığıdır.
Eğer parti, bütün siyasi ağırlığını birkaç güçlü ismin üzerine kurmuşsa, o isimlerin ayrılmasıyla birlikte ciddi bir boşluk oluşabilir.
CHP'nin Eskişehir'deki asıl sınavı tam burada.
Yeni Parti'nin de işi kolay değil
Tam tersine.
YENİ Parti'nin önünde de büyük bir sorumluluk var.
Çünkü artık Eskişehir'de yalnızca “CHP'den ayrılanların adresi” olmak yetmez.
Seçmene yeni bir hikâye anlatmak zorunda.
Yeni kadrolar oluşturmak…
Yeni politikalar geliştirmek…
Yeni bir şehir vizyonu ortaya koymak…
Ve en önemlisi, CHP'den devraldığı siyasi mirasın üzerine gerçekten yeni bir şey koymak zorunda.
Aksi halde seçmen açısından soru şu olabilir:
“Parti değişti ama siyaset değişti mi? Eski kadrolarla yeni bir siyaset olur mu? CHP ile çatışarak mı, kol kola mı, yok sayarak mı yol alacak? Kalanlara butlancı diye yakıştırma yapmak seçmeni ikna etmeye yetecek mi?
İşte YENİ Parti'nin önümüzdeki dönemde cevaplaması gereken en önemli sorular bunlar.
CHP'nin en büyük zorluğu ne olabilir?
Siyasette en büyük hatalardan biri, kendi seçmenini ve siyasi tabanını “zaten bizim” kabul etmektir.
Çünkü siyasette “zaten benim” denilen seçmen, bir süre sonra “beni neden dinlemiyorsunuz?” diye sormaya başlar.
Daha önce de yazdığım gibi:
Siyasette süreklilik sağlanırken yapılan en büyük gafletlerden biri, siyasi iradelerinden şüphe etmedikleri kimseleri cepte görüp onların seslerini duymamak ve "zaten var " diyerek adeta yok saymaktır.
Eskişehir CHP'si açısından bu cümle ciddi biçimde ele alınmalı.
Çünkü YENİ Parti'nin elindeki en önemli avantajlardan biri, sadece yeni bir parti olması değil.
CHP'nin yıllarca ulaşabildiği, birlikte siyaset yaptığı ve şehirde karşılığı bulunan isimleri bünyesine katmış olması.
Bu, CHP açısından sıradan bir kadro kaybı değildir.
Bundan sonra Eskişehir'de üçlü rekabet mi olacak?
Eskişehir'in yeni siyasi tablosunda yalnızca CHP ve YENİ Parti yok.
AK Parti de denklemin önemli aktörlerinden biri.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Eskişehir'de siyasi rekabetin nasıl şekilleneceği, üç partinin de kendi tabanını ne kadar konsolide edeceğine bağlı olacak.
CHP mevcut tabanını koruyabilecek mi?
YENİ Parti, CHP'den gelen belediye başkanlarının ötesine geçip kendi özgün seçmen tabanını oluşturabilecek mi?
AK Parti, iki parti arasındaki rekabetten nasıl bir siyasi alan çıkaracak?
Bunların hiçbiri bugünden kesin olarak cevaplanabilecek sorular değil.
Ama bir şey kesin:
Eskişehir'de eski siyasi konfor alanı artık yok.