Vallahi ne yalan söyleyeyim adeta üniversitede siyaset bilimi okuyorum ve oldukça uygulamalı canlı ders alıyorum :)

Acaba Eskişehir’de yaşananlar Türkiye’nin tüm şehirlerinde yaşanıyor mu?

Hiç sanmıyorum..

Hep bir başlangıç ve süratle ilerleme stratejisi.

Azıcık irdeleyelim mi hep beraber, buyurunuz,

Eskişehir’de YENİ Parti’nin Asıl Sınavı: İktidar mı, İç İktidar Mücadelesi mi?

Eskişehir’de YENİ Parti’nin hikâyesi artık yalnızca “CHP’den kopanların yeni adresi” olmaktan çıkıp, iktidar alternatifi olma iddiası ile yerel güç dengelerinin yeniden kurulması meselesine dönüşmüş durumda.

Özellikle Talat Yalaz–Kazım Kurt–İbrahim Arslan üçgeni, önümüzdeki dönemde partinin Eskişehir siyasetindeki en kritik sınavlarından biri olabilir.

Kazan kaynıyor yavaştan.

Eskişehir’de yeni bir siyasi denklem kuruluyor(!)

YENİ Parti’nin kuruluşunun üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişken Eskişehir’de ortaya çıkan tablo, Türk siyasetinin önümüzdeki dönemde nasıl şekillenebileceğine ilişkin önemli ipuçları taşıyor.

Alabilene ciddi mesajlar var (!)

Bir tarafta partinin kurucu il başkanı Talat Yalaz…

Diğer tarafta yılların deneyimine sahip Kazım Kurt…Siyasetin Kurdu..

Ve Ankara’daki siyasi ağırlığı, milletvekilliği ve genel merkez bağlantılarıyla öne çıkan İbrahim Arslan… Gördüğüm en iyi ana muhalefet milletvekili.

Üç isim aynı siyasi çatının altında buluşmuş olsa da, siyasetin doğası gereği önümüzdeki dönemde farklı güç merkezlerinin oluşması şaşırtıcı olmayacaktır. En azından ben şaşırmam.

Asıl soru şu:

YENİ Parti Eskişehir’de iktidara yürürken kendi içinde de bir iktidar mücadelesine mi girecek? Bakın bence bu çok yakın.

YENİ Parti için Eskişehir neden bu kadar önemli?

Çünkü Eskişehir, YENİ parti açısından sıradan bir il değil.

CHP’den kopuşun en görünür yaşandığı kentlerden biri olan Eskişehir’de kısa süre içerisinde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ve Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak YENİ Parti’ye katıldı. Törende rozetlerin Talat Yalaz, İbrahim Arslan ve genel başkan yardımcısı Utku Çakırözer tarafından takılması da yeni siyasi yapının Eskişehir ayağındaki güç merkezlerini sembolik olarak ortaya koydu.

Tüm Türkiye dikkatle Eskişehir’e çevirdi gözlerini.

Üstelik Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın da YENİ Parti’ye katılacağının açıklanmasıyla birlikte tablo daha da büyüdü.

Bu nedenle YENİ Parti’nin Eskişehir’deki hedefi artık yalnızca “örgüt kurmak” değil.

Eskişehir’i siyasi bir laboratuvara dönüştürmek.

Talat Yalaz’ın “Eskişehir’de birinci parti olmazsak istifa ederim” sözleri de hedefin ne kadar yüksek konulduğunu gösteriyor. Bu sözü en çok ben yazdım kenara.

Şimdi buraya da yazıyorum.

Peki, YENİ Parti’nin iktidar olma şansı var mı?

Bugünden kesin bir hüküm vermek mümkün değil.

Ancak mevcut veriler, YENİ Parti’nin küçümsenemeyecek bir başlangıç yaptığını gösteriyor. Realite diye bir şey var.

Örneğin Haziran ve Temmuz 2026 yayımlanan anket araştırmalarında YENİ Parti’nin yüksek bir potansiyel taşıdığı görüldü. Ancak araştırmalar arasında ciddi farklılıklar bulunuyor. Dolayısıyla bu rakamları “YENİ Parti kesin iktidar olacak” şeklinde okumak doğru değil.

Burada önemli bir nokta çerçeve yasa sonrası yapıldığı söylenen bir anket yayınlanır mı diye takip ettim ama yayınlanmadı.

Bence bu konu eski anketlerin verileri kullanılarak geçiştirilmeye çalışılıyor. Çoğu kişi bu anketlerde YENİ Parti’nin oy oranında bir düşüş bekliyor. En son ASAL anketinde YENİ Parti için verilen 21,2 oranı bunun göstergesi olabilir. Burada önemli olan rakamdan ziyade trenddir.

YENİ parti, daha kuruluşunun hemen ardından siyasi denklemde ciddi bir aktör olarak görülse de Türkiye siyasetinde bir partiyi iktidara taşıyan şey yalnızca yüksek anket sonucu değildir.

Anketler biraz popülist de yaklaşabilir.

Teşkilat gerekir.

Kadrolar gerekir.

Yerel başarı gerekir.

Liderlik gerekir.

Ve en önemlisi, bütün bu unsurların birbirleriyle kavga etmeden aynı hedefe yürümesi gerekir.

İşte Eskişehir tam da burada kritik hale geliyor.

Talat Yalaz: Teşkilatın ve kuruluş iradesinin temsilcisi

Talat Yalaz’ın en önemli avantajı, YENİ Parti Eskişehir örgütünün kuruluşunda doğrudan sorumluluk üstlenmiş olması. Şimdilerde çocuklar gibi şen bir yüz ifadesi ile görünse de bu sorumluluk kolay değil.

Yalaz yalnızca bir siyasetçi olarak değil, partinin Eskişehir’deki kuruluş hikâyesinin bir parçası olarak hareket ediyor.

Yani direk vitrinde..

Üstelik CHP’den ayrılış sürecini anlatırken YENİ Parti’yi “çağdaş, sosyal demokrat” bir parti olarak tanımlıyor ve CHP’nin devamı olmadığını özellikle vurguluyor ve CHP döneminde kendinin hedef gösterildiği hiçbir sorunu da kabullenmiyor.

Deprem ve AKM konuları ise YENİ Parti’de ulusala taşınan bir süreçte parti içi bir sıkıntıya dönüşüyor. Ama kendileri hiç oralı değil.

Çünkü YENİ Parti’nin önündeki en büyük sorunlardan biri, kamuoyunda “CHP’nin başka bir isim altında devamı” algısına sıkışıp sıkışmayacağıdır, bu da Eskişehir özelinde il başkanının geçmişin hesabını verip veremeyeceği ile ilişkilidir.

Mesele varlığın isbatı değil, mahiyeti..

Yalaz’ın görevi burada başlıyor.

Eskiyle hesaplaşarak yeni bir parti kültürü ve yeni bir siyasi kimlik oluşturmak.

Ancak bunun da bir bedeli var.

Hem de çok ağır.

Kurucu il başkanı olarak Yalaz’ın örgütsel ağırlığı arttıkça, parti içindeki diğer güçlü isimlerle doğal olarak bir nüfuz mücadelesi ortaya çıkabilir ve bunu Yalaz’ın agresif tavırları tetikleyebilir. Talat Yalaz’ın verdiği mücadelenin kişisel gelecek mücadelesi olarak değerlendirmek yanlış olmaz çünkü siyaset bireysel yapılır. Siyasette güç merkezlerinin oluşması zaten kaçınılmazdır.

Kazım Kurt: Sandık ve belediye gücü

Kazım Kurt’un avantajı ise bambaşka.

O, seçim kazanmış, uzun yıllardır siyasetin içinde bulunan ve yerel yönetim tecrübesine sahip bir aktör. İşte tam bu noktada kendisinden çok emin olduğunun verdiği cesaret ile Özgür Özel’in belediye başkanlarımız beklesin hemen geçmesinler demesine rağmen süratle CHP den istifa etti ve YENİ Parti’ye geçtiğini deklare etti..

Üstelik YENİ Parti’ye yalnızca kendi kişisel üyeliğiyle gelmedi; beraberinde güçlü bir siyasi ve belediyecilik ağı getirdi.

Kurt’un YENİ Parti’ye katılım törenindeki sözleri de hedefinin yalnızca parti değiştirmek olmadığını açıkça ortaya koydu. “İktidar olmak için YENİ Parti’yi kurduk” mesajı verdi. Hem de çok emin bir açıklamaydı.

Bu nedenle Kurt açısından YENİ Parti bir “sığınak” değil, yeni bir iktidar projesi.

Kendisi içinde CHP’den daha net bir yol haritası.

Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor:

Yerel siyasi ağırlığı yüksek bir belediye başkanı ile kurucu örgüt yönetimi arasında siyasi öncelikler nasıl dengelenecek?

İşte gelecekteki gerilimin kaynağı burası olabilir.

İbrahim Arslan: Ankara ile Eskişehir arasındaki köprü

İbrahim Arslan’ın konumu ise diğer iki isimden farklı.

Milletvekili olması nedeniyle hem Eskişehir’de hem Ankara’da siyasi karşılığı bulunan bir isim.

YENİ Parti’nin Eskişehir yapılanmasında Arslan’ın önemli bir avantajı var:

Genel merkez ile yerel teşkilat arasında köprü olabilecek bir konumda bulunması.

Nitekim son rozet töreninde Talat Yalaz ve Kazım Kurt ile aynı siyasi fotoğrafın içerisinde yer aldı.

Ancak bu avantaj aynı zamanda bir risk de taşıyor. Çünkü siyasette “köprü” konumundaki isimler zamanla kendi ağırlık merkezlerini de oluşturabilir.

Kurt’un parti liderini beklemeden geçiş yapması hafızalardayken Kurt’un Arslan’ın çerçeve yasa hakkında görüş bildirmesine getirdiği eleştiriler ikilinin arasında bilinen gerilimi bir seviye yukarı taşıdı.

Yalaz = örgüt

Kurt = yerel yönetim ve seçmen tabanı

Arslan = milletvekilliği ve Ankara

Her tarafın kendine göre güçleri ve çatışmak için nedenleri var.

Ve Asıl tehlike: İktidar kavgasından önce iç iktidar kavgası

Yeni kurulan siyasi hareketlerin en büyük problemi genellikle dışarıdaki rakipleri değildir. İçeride kimin ne kadar etkili olacağıdır ve bunun çatışmasının yansımalarını görebiliyoruz.

Yalaz’ın örgütü kontrol eden kurucu aktör olması…

Kurt’un güçlü bir yerel siyasi geçmişe sahip olması…

Arslan’ın milletvekili ve genel merkez bağlantısının bulunması…

Bu üç alanın birbirine müdahale etmeye başlaması halinde YENİ Parti’nin enerjisi iktidar mücadelesinden iç mücadeleye dönüşebilir.

Bence Eskişehir’de YENİ Parti için fırsat da risk de aynı yerde. Eşit..

Partinin elinde bugün önemli bir avantaj var:

Seçmen açısından yeni bir hikâye anlatma fırsatı.

Fakat bu fırsat sonsuza kadar sürmez.

Seçmen bir süre sonra “Neden YENİ Parti?” sorusuna cevap ister.

Sadece “CHP’den ayrıldık” demek yetmez.

Sadece “AK Parti’yi değiştireceğiz” demek de yetmez.

Ekonomi, hukuk, eğitim, sağlık, dış politika, yerel yönetimler ve kamu yönetimi konusunda somut bir program gerekir.

Ve bunun yanında güven veren adı gibi YENİ kadrolar gerekir ve bu eskinin yeni yere geçmesiyle olmaz.

Farklı güç merkezleri aynı hedefe yürüdüğü sürece zenginliktir; aynı koltuğa yürümeye ve gücü tek başına tutma hırsı başladığında krizdir.

YENİ Parti’nin Eskişehir’de önünde iki yol var.

Örgüt, belediye ve milletvekilliği ayrı ayrı güç merkezlerine dönüşürse o zaman YENİ Parti’nin en büyük rakibi CHP veya AK Parti değil, kendi içindeki rekabet olur.

Her şey nasıl da güzel olur.