Sazova Mahallesi’nde büyükçe bir yapı var.
Temelinin atıldığı yıl 1993…
Temelini atan Fikri Sağlar… Ülkeyi yöneten iki ortaklı koalisyon hükümetinin Kültür Bakanı…
Binanın yapım amacı da belli…
“Kültür merkezi” olarak hizmete sunulacaktı.
Şimdi yıl 2017…
Temel atma töreninin üzerinden geçen süre 24 yıl…
Oldukça uzun bir süre…
Bu sürede neler oldu neler…
Çok sayıda hükümet gelip geçti… Kültür Bakanlığı’ndan gelip geçenlerin sayısı da oldukça fazla…
Sazova Mahallesi bile o yıllardaki gibi değil…
O yıllardaki haliyle bugünkü hali arasında fark sıra dağlar kadar…
Mahalleye yapılan büyükçe bir park var.
Öyle bildik parklardan değil…
Bünyesinde çok farklı üniteler yer alıyor.
Onun içindir ki cazibe merkezi durumunda…
Büyük ilgi görüyor.
“Ziyaretçi akınına uğruyor” dense yeridir.
Mahalleye yapılan bir başka büyük tesis var.
O da stadyum…
33 Bin izleyici kapasitesine sahip bir tesis…
İki sezondur maçlar orada oynanıyor.
23 yılda o mahalleye yapılanlar yalnızca bunlarla da sınırlı değil…
Daha neler yapıldı neler… Hepsini sıralamaya gerek yok.
Uzun sözün kısası yapılanlar listesi oldukça kabarık.
23 yıllık süreye çok şey sığdırıldı da bir tek şu bina tamamlanıp “kültür merkezi” olarak hizmete sunulamadı.
Gelmiş geçmiş tüm hükümetler döneminde sözler verildi.
“Bitirilecek”, “bitiriliyor” denildi.
Ancak denilenlerin hepsi denildikleriyle kaldı.
Koca bina yıllardır “hizmet dışı” olarak duruyor.
İnanılır gibi değil…
Binanın başına gelenler yazılmak istense “pehlivan tefrikası” gibi bir şey olur.
Başlangıçta da belirttik.
Binanın temelini atan Kültür Bakanlığı… Yapımını üstlenen de yine o bakanlık… Yapımı bir türlü tamamlamadı.
Sonunda bina Tepebaşı Belediyesi’ne devredildi.
Devredildiği yıl 2007…
Tepebaşı Belediyesi tarafından yapılanlar var.
Ancak binanın tamamlanması için yeterli değiller.
“Engelliler için kültür merkezi” olması planlanan binada yapılması gerekenler oldukça fazla…
8-9 Milyon Türk Lirası civarında bir para gerekli…
Tepebaşı Belediyesi’nin bütçesi belli…
Kendi kaynakları ile bu binayı tamamlaması olanaksız…
Destek gerekiyor.
Desteği verecek olan da yine bakanlık…
Tepebaşı Belediyesi bu konuda girişimlerde bulunuyor.
Son olarak yılın ilk ayında Ankara’da sunum yapılıp destek istendi.
İsteğin karşılığı olumsuz değil…
Ancak o günden buyana geçen yaklaşık 10 aylık sürede olan bir şey de yok.
Tek kuruş bile gelmiş değil…
Bu sürede Bakan da değişti.
Yılın ilk ayında verilen sözlerin geçerli olup olmadığı da meçhul…
Destek gelmediği için bina öylece duruyor.
Tartışma, daha doğrusu da “polemik konusu” da oluyor.
Son olarak Adalet ve Kalkınma Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Yılmaz Kaynarca bir açıklama yapıp Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ı suçladı.
Suçlama sırasında binayla ilgili verdiği bilgiler de var.
Açıklama karşılıksız kalmadı.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç binanın durumu ile ilgili bilgiler verdi.
Karşılıklı açıklamalarda verilen bilgiler çok farklı…
Ancak Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın verdiği bilgiler gerçeğe uygun gibi…
Bilgilerin doğruluğu elbette ki önemli…
Ancak asıl önemli olan bir başka şey var.
O da çözüm…
Böylesi tartışmaların bir işe yaradığı yok.
Yıllardır bir işe yaramadılar.
Bundan sonra da yaramazlar.
Amaç “bağcıyı dövmek değil de üzüm yemek” ise yapılacak iş bellidir.
O da diyalog ve işbirliği…
Yapması gerekenler de belli… Tepebaşı Belediye Başkanı ile iktidar partisi milletvekilleri…
Artık Bakan yok.
Ama Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Milletvekili Harun Karacan var.
Şu işe bir el atsa… El atsa da 23 yıldır varlığını sürdüren büyük ayıp ortadan kalksa…