Eskişehirspor sezonun ikinci galibiyetini aldı.

Maç öncesinde de dile getirdik.

Bu galibiyete fazlasıyla gereksinim vardı.

Galibiyetle birlikte her şeyden önce moral kazanıldı.

Alınan 3 puanla birlikte yukarı sıralarda yer alan takımlarla aradaki mesafe de kısaldı.

Uzun sözün kısası galibiyet “ilaç gibi” geldi.

Öyle olsa da durum hala “iyi” sayılmaz… Tam aksine “kötü” bile sayılabilir.

Ancak “düzelmez” değil…

Elbette ki düzelebilir.

Düzelmesine düzelir de kendiliğinden de düzelmez…

Düzelmeyi sağlayacak olanlar belli… En önemlisi de saha dışı koşullar.

Saha dışı koşullar ortada…

“Çok kötü” tanımlaması bile hafif kalır.

Daha önce de defalarca dile getirdik.

Büyük bir enkaz var.

Oluşumu ve oluşmasında pay sahibi olanlar tartışılabilir.

Tartışılıyor da zaten…

Bu konuda tartışılmayacak bir gerçek var.

O da Başkan Sinan Özeçoğlu ve arkadaşlarının paylarının olmadığı…

Büyük enkazın oluşmasında en küçük payları yok.

“Yönetim krizine çözüm” olarak görevi üstlendiler.

Görevi üstlenirken devir alacaklarının “enkaz” olduğunu tahmin ediyorlardı.

Ancak bu kadar “büyük bir enkaz” olacağını akıllarının ucundan bile geçirmiyorlardı.

Acı gerçeği, görevi üstlendikten sonra öğrendiler.

Öğrenince de “biz ne yaptık” demediler.

“Büyük enkazı kaldırmak” için kolları sıvadılar.

Geceli gündüzlü yoğun çaba harcadılar…

Çabanın yanı sıra harcadıkları para da var. Tutarı da oldukça yüksek…

Harcadıkları çaba ve para “boşa gitmiş” değil…

Kısa sürede başarılan çok zor işler var.

Ancak büyük enkaz hala duruyor.

Yalnızca Başkan Sinan Özeçoğlu’nun çabaları ile temizlenmesi olanaksız…

Destek gereksinimi var.

Hem de fazlasıyla…

Gereksinimi karşılayabilecek olanlar da belli…

Listenin başında iktidar partisi temsilcileri ve Büyükşehir Belediye Başkanı yer alıyor.

Bugünkü yönetimin oluşmasında, daha doğrusu da Sinan Özeçoğlu’nun başkanlık görevini üstlenmesinde iktidar partisi temsilcilerinin büyük payı var.

“Yönetim krizine çözüm” için devreye giren dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı olmuştu.

Sinan Özeçoğlu tarafından “destek güvencesi” olarak görülmüştü.

Artık Bakan değil…

Ancak “güç sahibi” olduğu tartışılmaz…

Ayrıca bakanlık kaybedilse bile kazanılan bir Genel Başkan Yardımcılığı var.

Eskişehir Milletvekili Harun Karacan’ın bulunduğu bu makamın önemi ve gücü tartışılmaz…

Böylesi güçler varken Eskişehirspor’un gereksinim duyduğu destek sağlanamaz mı?

Elbette ki sağlanabilir.

Ne yazık ki, bugüne kadar sağlanmış değil…

Ortada “destek” denilebilecek tek şey yok.

“Destek güvencesi” olarak görülenler “enkaz temizliğini yönetimin omuzlarına yüklemiş” gibiler.

Nedenini bilemiyoruz…

Ancak nedeni ne olursa olsun böylesi bir yaklaşım kabul edilemez.

“Eskişehirspor’a destek” denildiğinde ilk akla gelen bir başka “destek kaynağı” da Büyükşehir Belediyesi...

Destek sağlayamaz mı?

Elbette ki sağlayabilir.

Bu konuda yaşama geçirilebilecek öneriler olduğu gibi somut destek örnekleri de var.

Onlar var olmasına var da Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “Eskişehirspor’a destek vermek” gibi bir düşüncesi yok.

Bir zamanlar “yolunu göstersinler de destek vereyim” deyip duruyordu, artık onu da demez oldu.

“Eskişehirspor’dan bana ne der” gibi…

Eskişehirspor’un destek gereksinimini karşılayabilecek olanların yaklaşımı böyle…

“Eskişehirspor’u kaderiyle baş başa bırakmış” durumdalar.

Onları böylesi bir tavır sergilerken Başkanı Sinan Özeçoğlu ne yapabilir?

Yapabileceklerini fazlasıyla yaptı zaten…

Oluşumunda en küçük payı olmayan “büyük enkazı temizlemek” için büyük çaba ve para harcadı.

Daha fazlasını yapamaz…

Bugüne kadar “pes” etmedi.

Ancak daha fazla dayanamaz.

Ne yapacağını bilemiyoruz…

“Eskişehirspor büyük bir çıkmazın içerisine sokulmuş. Ben ve arkadaşlarım elimizden geleni yaptık. Verilen sözler doğrultusunda destek bekliyorduk ama beklentilerimiz karşılıksız kaldı. Kendi olanaklarımızla daha fazla bir şey yapamayız. Bizden bu kadar” der mi?

Umarız ki demez…

Ya derse ne olacak?

Olacakları kestirmek olanaksız…

Ancak kimse Sinan Özeçoğlu’nu suçlayamaz.

Suçlanacak bir yanı yok. Tam aksine takdir edilecek yanları oldukça çok.

Suçlanması gerekenler belli…

Eskişehirspor’dan desteğini esirgeyenler.

Yakın bir gelecekte “yönetim krizi” oluşursa sorumlusu Sinan Özeçoğlu değil onlar olacaktır.