Eskişehirspor eğer süper lige çıksaydı işte o zaman “seyreyle sen gümbürtüyü!” demek mümkündü. Çünkü sadece ayak bastı parası olarak 50 milyon TL’likbir para bile Eskişehirspor’u uçururdu. O zaman kulübün talipleri artar, alttan alta yönetim için hazırlıklar yapılır, eş dost ve çevre harekete geçirilirdi. Ama yakan top Eskişehirspor’a değince yani iki penaltı kaçınca işler tam anlamıyla tersine döndü.

Bir grup hala “Halil Gitsin!” dese de Halil gittikten sonra gelmesi istenenlerde bir hareket yok açıkcası. Çünkü Eskişehirspor’a bu aşamada kim elini değdirirse 32 Bin Voltluk elektrik çarpmış gibi kendinden geçer.

Sorun ortada. Kulübün mali tablosu ile ilgili söylenecet tek kelime yok. Çünkü kasanın tam takır kuru bakır olması bir tarafa üstüne üstlük hemen acilen ödenmesi gereken 32 milyon TL borçtan bahsediliyor. Eskişehir’de böyle bir paraya sahip işadamı var mı? Varsa bile insanlar işletmelerinden, çalışanlarından, geleceklerinden fedakarlık isteyip böyle bir riske girerler mi? Futbolun dipsiz bir kuyu olduğu gerçeğini bilmeyen var mı?

+++

ORTAK AKIL VE BAKAN AVCI

Eskişehirspor için bu saatten sonra yapılması gereken ortak aklın harekete geçirilmesidir. Ortak aklın geldiği yerde bellidir.Bir kaç kez yazdım, yine yazıyorum. Eskişehirspor’a hiç kimse kayıtsız kalmamalı. Enkazı birkaç yöneticinin sırtına yıkmak akıl karı olmaz. Hele ‘Nasıl olsa Sayın Bakan Nabi Avcı bu sorunu çözer’ beklentisi de Sayın Nabi Avcı’ya büyük haksızlık olur.

O zaten diyor ki “Bugüne kadar bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen sorunların halli konusunda üzerimize düşeni yaptık!” peki dahası var mı? Sayın Bakan  dahasını da elbette yapar. Eskişehirspor’u elbette sahipsiz bırakmaz. Ancak herşeyi Sayın Bakan Avcı’nın kucağına atarak da sorunların üstesinden gelmek, kalıcı çözümler üretmek mümkün değildir. Eskişehirspor için fedakarlık yapması gereken sadece Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı hiç değildir.  Adım atması gerekenler arasında yerel yönetimler de vardır. Yerel yönetimler bu konuda sorumluluktan kaçmamalıdırlar.

+++

 KİMSE MASUM DEĞİL…

Şimdi birileri sanıyor ki mevcut yönetimi savunuyorum. Kesinlikle öyle bir şey yok. Benim söylediğim mevcut başkan Halil Ünal ve yönetimi üzerinden hareket ederek asıl sorunların ıskalanması endişesidir. Beni bilenler bilir kişilerle işim olmaz, olmamıştır. Eskişehirspor’u yönetenlerle hiçbir iş ilişkim olmamıştır. Ama birilerinin de doğruları çıkıp söylemesi gerektiği için bu konunun üzerinde duruyorum. Birileri hala  Eskişehirspor’un baki ve hancı olduğu gerçeğinin farkına varmadıkları için yolcular üzerinden acaba Eskişehirspor’da bir şeyler olur mu peşindeler. Açık söyleyeyim bugün tabloda ortaya çıkan olumsuzluklarda bundan önceki yönetimlerinde, bugünkü yönetiminde payı vardır. Çünkü bugünkü yöneticilerin önemli bir bölümü takım süper ligde iken bu kulüpte görev almışlardır. Bu işlerden birilerinin sırtına  kamburu yükleyip kurtulmak mümkün değildir. Eskişehirspor ile ilgili herkese tarihi bir sorumluluk düşüyor. Bu tarihi sorumluluğun yerine getirilmesi içinde koordinasyona ihtiyaç olduğu kesin. O koordinasyonu kim yapar bilmem,ama birileri yapmalı…