Türkiye referanduma kilitlenmiş durumda…

Gece referandumla yatılıyor, sabah referandumla kalkılıyor.

Gözlerin bir başka şeyi gördüğü yok.

Pazar günü yapılacak referandumun önemi elbette ki tartışılmaz.

Oylaması yapılacak olan Anayasa değişiklikleri… Yönetim sistemine yönelik büyük değişiklikler içeriyor.

Değişiklik paketine bakıldığında “yeni bir sistem isteniyor” demek yanlış olmaz.

Onun için referandum gerçekten son derece önemli…

“Memleket meselesi” deniliyor ya… Gerçekten öyle…

Anayasa değişiklikleri üzerine odaklanılması son derece doğal…

Ancak, yaşam devam ediyor.

Yapılması gereken işler oldukça fazla… Aynı şekilde çözüm bekleyen ciddi sorunlar da bulunuyor.

Genele dair sorunların yanı sıra “Eskişehir’e özel” sorunlar da var.

Bazıları için “şimdilik neyse” denilebilir.

Ancak bazıları da var ki, gözden kaçırılmaları ciddi sonuçlar yaratabilir.

Porsuk Barajı’nın durumu da bunlardan birisi…

Porsuk Barajı’nın Eskişehir için taşıdığı önem tartışılmaz.

Şebeke suyunun kaynağı… Porsuk’tan alınan su arıtılıp şebekeye veriliyor.

Alternatif kaynak yok.

Yapımına yıllar önce başlanan bir gölet var.

Kendisiyle ilgili söylemler hala unutulmuş değil…

Neler söylendi neler…

“Eskişehir için temiz su kaynağı yaratılıyor. Çeşmelerden içilebilir su akıtılacak” ve benzeri daha ne güzel sözler.

Duyulmaları bile insanı sevindirmeye yetiyor.

Sevinildi de…

Ne yazık ki, boşuna…

Yapımına yıllar önce başlanan gölet “akıbeti meçhul” durumda...

-Tamamlandı mı?

-Tamamlanmadıysa neden?

-Tamamlandıysa neden devreye sokulmuyor?

Ve benzeri sorular.

“Sorulara yanıt” olabilecek bir açıklama yok.

Uzunca bir süredir lafı bile edilmiyor.

Sanki unutulmuş gibi…

Birileri unutsa bile unutulamaz.

Nasıl unutulsun ki, dünyanın parası harcandı.

Neyse…

Porsuk, Eskişehir’in tek su kaynağı konumunda…

Geride kalan kış ayları daha önceki yıllara göre fazla yağışlı geçti.

Yağmurun yanı sıra kar yağışı da oldu.

“Porsuk Barajı dolmuştur” diye düşünülüyordu.

Ne yazık ki öyle değil…

İl Koordinasyon Kurulu toplantısında ortaya konulan bir tablo var.

Ortaya koyan da DSİ 3. Bölge Müdürü Hayrettin Baysal…

“…Eskişehir’in içme suyu potansiyeli 124 Milyon metreküp seviyesindedir. Porsuk Barajı’ndaki su 100 Milyon metreküp civarında bulunuyor. Şimdilik kullanıma ayrılacak su miktarı da 30 Milyon metreküptür.

Porsuk Barajı’nın doluluk oranında 2016 yılına göre düşme var. Porsuk Barajı çok önemlidir. Doluluk oranının yükselmesi için yağış bekliyoruz, bir taraftan da dua ediyoruz.

Suyu çok dikkatli kullanmamız gerekiyor. Doluluk oranının yüzde 35’in altına düşmemesi için gayret göstermeliyiz…”

DSİ Bölge Müdürü tarafından ortaya konula tablo bu… “Endişe verici” dememek elde değil…

Porsuk Barajı’nın tabanının ne halde olduğu malum… Sakıncalı maddeler içeriyor.

Şebeke için belirli bir seviyedeki su kullanılabilir.

Onun için barajdaki su miktarı daha bir önem kazanıyor.

Belirli bir seviyenin altına düşmemesi şart…

Bu gözden kaçırılmaması gereken bir sorun…

Bölge Müdürü “yağış bekliyoruz, bir taraftan da dua ediyoruz” diyor.

Tamam… Dua edilsin… Köylerde yağmur duaları da başladı zaten…

Ancak söz konusu olan Eskişehir’in şebeke suyu… Yalnızca duaya bırakılamaz.

Ciddi bir durum tespiti yapılıp acil önlemler alınması gerekiyor.

Bunu yapması gerekenler de belli...

Şebeke suyunun sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi’nde… Porsuk Çayı konundaki sorumluluk da DSİ Bölge Müdürlüğü’nde…

İki kurumun işbirliği içerisinde soruna çözüm araması şart…

Şart olmasına şart da yapılır mı?

İl Koordinasyon Kurulu toplantılarında yaşananlar ortada… Onlara bakıldığında soruya “evet” demek zor…

İşbirliği yerine “bir birini mat etme çabası” gözleniyor.

Olacak şey değil…

Durum gerçekten ciddi… İşin şakaya gelir bir yanı yok.

Dedik ya, bugün için referandumdan başka bir şeye bakılmıyor.

Referandum Pazar günü… Az bir süre kaldı.

Bu sürede bir değişiklik olmaz…

Umarız ki referandumdan sonra tavırlar değişir da gerekenler yapılır.

Yoksa bu yaz çok zor geçer.