Adalet ve Kalkınma Partisi’nde kongre süreci devam ediyor.
İlçe kongreleri tamamlandı.
Sırada il kongresi var.
Daha önce de defalarca dile getirdik…
Adalet ve Kalkınma Partisi’nde yapılan “kongre” olarak adlandırılıyor.
Resmiyette de öyle…
Ancak izlenen yöntemlere bakıldığında yapılana “kongre” demek olanaksız…
Tamam… Sandık kurulup oylama bile yapılıyor.
Oylama yapılmasına yapılıyor da “seçim” demek çok zor.
Her şeyden önce tek seçenek var.
Yarış şöyle dursun ikinci seçeneğe bile kapalı…
Tek aday tek liste…
Önceden belirleniyor.
Kongrede yapılan oylama ile de önceden belirlenmiş isimlere “resmiyet kazandırılmış” oluyor.
Olay bu…
Kongre için “yasal zorunluluk nedeniyle yerine getirilen bir formalite” dense olur.
Yasal zorunluluk olmasa hiç yapılmayabilir.
Neyse…
Bunlar herkes tarafından bilinen gerçekler.
Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.
İl kongresinin tarihi henüz belli değil…
Belirlendi ise bile kamuoyuna açıklanmadı.
Yeri ve zamanı yakında açıklanır.
“Kongre” denilince ilk akla gelen “başkan adayı” olur.
Gel gör ki, Adalet ve Kalkınma Partisi’nde bu da geçerli değil.
“Aday olmak” gibi bir şey yok.
“Aday gösterilmek” var.
Onun için tahminde bulunmak bile çok zor.
Mevcut İl Başkanı Dündar Ünlü için “başarısız” demek haksızlık olur.
Geçmiş dönemlerle bir kıyaslama yapıldığında “başarılı” bile sayılır.
“Göreve devam etmek” istiyor mu?
İstememesi için bir neden yok.
Elbette ki istiyor.
İstemesine istiyor da bunu açıkça dile getirmiyor.
Bir başka anlatımla da “adayım” diyemiyor.
“Ne diyor” mu?
En son söyledikleri gazete sütunlarında yer aldı.
Diyor ki
“…Herkes il başkanı olmak isteyebilir, bundan şikayet etme durumumuz yok. ‘Koltuğa yapıştım beni kimse kaldıramaz, ben bu koltukta kalayım bana yardım edin’ gibi bir tavrın içinde olmam.
Benim böyle bir derdim yok. Takdir genel merkezindir. Bana 2014 yılında “il başkanlığı yap’ demişler, ben de yapıyorum. Ben işimi yaparım, bana ‘yapma’ dediklerinde de yapmam. Ayrıca benim yapacak bir işim de var.
Herkes il başkanlığına talip olur ama bunu açıktan yapmak lazım. Ben açık oynuyorum, diğer arkadaşların da açık olmasını istiyorum…”
İl Başkanı Dündar Ünlü’ nün söyledikleri böyle…
Özetle “Bana ‘il başkanı ol’ dediler oldum, ‘il başkanlığını bırak’ derlerse de bırakıp kendi işime dönerim” diyor.
Gerçekçi bir söylem…
Olan ve olacak olan bu…
Bir başka olasılık söz konusu bile olamaz.
Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığı önemli bir makam…
“Talipli olmaması” düşünülemez.
Elbette ki vardır.
Dündar Ünlü de “diğer arkadaşlar” tanımlaması ile taliplilerin olduğunu biliyor.
Dahası “ben açık oynuyorum, diğer arkadaşların da açık olmasını istiyorum” diyor.
Oldukça dikkat çekici sözler.
Durduk yere de söylenmez.
Söylendiklerine göre vardır bir nedeni…
Nedeni konusunda bir bilgimiz yok.
Ancak dikkatleri üzerinde toplayan bir isim var.
O da Genel Başkan Yardımcısı konumunda bulunan Milletvekili Harun Karacan…
“Kongreye kayıtsız kalması” düşünülemez.
Elbette ki müdahil olacaktır.
Söylenilenlere bakılırsa kapısını aşındıranlar oldukça fazla…
Dündar Ünlü “açık olsunlar” diyor, boşuna demiyor ki?
İş Ankara’da bitiyor.
Öyle olunca da “seçim çalışması” yerine “kulis çalışması” yapılıyor.
Neyse…
Harun Karacan’ın tavrı konusunda bir ipucu yok.
İl başkanlığı konusundaki tercihi belli değil… Belli ise bile kamuoyu açısından meçhul…
Dedik ya… Kongre tarihi belli değil…
Belirlendiğinde il başkanı da belirlenmiş olur.
Belirlenecek isim konusunda tahminde bulunmak olanaksız.