TÜKODER başkanı Sevgili Sülahi Özalp’i yıllardır tanırım.  Emekliliğin ardından TÜKODER Başkanlığına soyundu. Daha doğrusu TÜKODER Şube Başkanlığı’nı kucağında buldu.  Bir dönem tüketici haklarının savunulmasında çok ciddi görevler üstlendikten sonra popülerliği kaybolan TÜKODER’in Eskişehir Şubesi kapanmak üzereydi ki Sülahi Özalp ve arkadaşları taşın altına ellerini soktular. Çok da başarılı işlere imza attıklarını söyleyebilirim. Benim yanıldığım nokta tanıdığım Sülahi Özalp’in bu işlerle emekli olana kadar bir ilgisinin olduğunu bilmemek.  Özalp zaman zaman çok ciddi konularda açıklamalar yapıyor. Örneğin ekmek zammı, ulaşım zammı, su zammı gibi konularda hem bilgilendirici hem de tüketiciyi savunan açıklamalarını bazı verilerle desteklemesi takdir edilmesi gereken bir tavır. Sadece o kadar değil, örneğin özel günlerle ilgili harcamalar konusundaki uyarıları, israfa karşı tavırları aynı zamanda sosyal sorumluluğun ötesinde ciddi uyarılar içeriyor. Yeter mi yetmez. Ne yapıyor? Tüketici şikayetleri ile ilgili istatistiki değerlendirmeleri kamuoyu ile paylaşıyor.

+++

 EN ÇOK ŞİKAYET BANKALARDAN

 İşte o istatistiki değerlendirmeler çerçevesinde geçtiğimiz gün Sülahi Özalp yaptığı değerlendirmede “Tüketicilerimizin bankalardan dosya masrafı, kredi kart aidatı gibi banka işlemlerinden kaynaklı şikâyetleri 2017 yılında ilk sıradaki yerini aldı” diyor.  Ve sıralıyor şikayetleri “Elektronik mallar, bilgisayar ve türleri, cep telefonları, beyaz eşyalar, tüm mallardaki servislerin yeteri kadar hizmet veremediği, tüketicinin talebine karşı ilgisizliği veya servislerin garanti içinde almaması gereken ücretleri talep etmesi..” İlk sırada bankalar geliyor. Ah şu bankalar… Özalp’in bankalar hatırlatmasından sonra kafamdaki en önemli şey ne oldu biliyor musunuz?

Hani birkaç banka batık alacaklarının tahsili ile ilgili ihale açarak bu alacaklarını nerede ise alacaklarının yüzde 10 civarındaki rakamlara satması. Bu ne demek? Çok basit, banka alacağını peşinen tahsil ediyor. Alamadıkları ise zaten çok abartılı rakamlar… Hem kazanıyorlar, hem de öyle kazanıyorlar ki…

+++

İŞTE BU OLMADI ŞİMDİ

 Eskişehirspor son iki haftada rakiplerine adeta gol olup yağdı. Ancak dünkü Bolu maçında kırmızı siyahlı takım eline geçen büyük fırsatı harcadı. Eskişehirspor dünkü maçı galibiyetle kapatsa, en azından 1 puanla sahadan ayrılsa ikinci yarı için ümitleri yeniden yeşertmek mümkün en azından orta sıralardan kopmayacaktı. Ancak beklenen olmadı ve talihsiz bir maç sonucunda sahadan 3-0 gibi farklı bir skorla mağlup ayrıldık.

 Kaçan balık büyük olur derler. Eskişehirspor gerçekten dün büyük balığı kaçırdı. Bir daha yakalar mı, yakalarsa nasıl yakalar bunu ilerleyen zaman içerisinde göreceğiz. Dün sahada hücum anlamında hiçbir şey üretemeyen Eskişehirspor sezonda ikinci kez rakip fileleri havalandıramadı. Halbuki ne de ümitlenmiştik.

Gördüğüm kadarıyla ilk kez oyunu kontrol edip bir puanı cebimize koyduktan sonra rakibi mağlup etmeyi düşündüğümüz için belki de bu maçı kaybettik. Onun için diyorum ki her şey tamam ama işte bu olmadı…