CHP’de mutlak butlan süreciyle başlayan siyasi deprem, sadece Ankara’da değil, Eskişehir’de de dengeleri değiştirdi. YENİ Parti’nin kurulmasının ardından kentte siyaset iki ayrı kulvara ayrıldı. Bir tarafta CHP’de kalmayı tercih edenler, diğer tarafta ise yeni oluşuma katılanlar…
Eskişehir’de bu ayrışmanın ilk ve en dikkat çekici adımı Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tan geldi. Kurt, belediye meclis üyeleriyle birlikte CHP’den istifa ederek safını net biçimde ortaya koydu. Bu karar, sadece yerel siyasette değil, parti içindeki tartışmalarda da önemli bir dönüm noktası oldu.
Ancak aynı süreçte farklı bir tablo da oluştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, çok sayıda belediye meclis üyesi ile ilçe başkanları ise Genel Başkan Özgür Özel’in yaptığı çağrıyı dikkate almayı tercih etti. Özel’in “Aktif görevde olmayanlar istifa etsin, görevde olanlar ise şimdilik beklesin.” mesajı doğrultusunda hareket eden bu isimler, henüz partiden ayrılma kararı açıklamadı.
Bana göre bu noktada özellikle Ayşe Ünlüce’nin sergilediği tutum oldukça isabetli. Çünkü belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin toplu şekilde ayrılması, sadece parti içi dengeleri değil, belediye yönetimini de doğrudan etkileyebilirdi.
Bugün belediye meclislerinde zaten fiilen iki farklı siyasi çizgi oluşmuş durumda. CHP’de kalanlar ile YENİ Parti’ye geçenler arasındaki sayı dengesi, alınacak her kararda belirleyici olabilir. Böylesine kritik bir dönemde yaşanacak yeni istifalar, hizmetlerin aksamasına, karar süreçlerinin zorlaşmasına ve yönetim krizlerine kapı aralayabilir.
Bir başka önemli ihtimal ise hukuki süreç…
Mutlak butlan kararının yargı aşaması henüz tamamlanmış değil. Mahkemenin ilerleyen süreçte farklı bir değerlendirme yapması halinde CHP yeniden olağanüstü kurultay sürecine girebilir. Böyle bir senaryoda kurultay delegelerinin rolü yeniden kritik hale gelecektir. Bugün görevde kalmayı tercih eden isimlerin önemli bölümünün aynı zamanda kurultay delegesi olması da bu ihtimali göz ardı edilmemesi gereken bir unsur haline getiriyor.
Tam da bu noktada Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci’nin sözleri dikkat çekici bir anlam taşıyor. Dökmeci, Kazım Kurt’un tavrını “dik duruş” olarak nitelendirirken, kendisinin ise partide kalmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade ediyor. “Ben ilk kez CHP’den belediye başkanı oldum. Herkes giderse döndüklerinde onları karşılayacak birilerinin de kalması gerekir.” anlayışıyla yaptığı değerlendirme, aslında bekleyenlerin neden beklediğini de özetliyor.
Siyasette bazen cesaret öne çıkmakla, bazen de bulunduğun yerde kalabilmekle ölçülür. Bugün Eskişehir’de iki farklı siyasi refleks görüyoruz. Bir kesim, inandığı yolda yeni bir başlangıç yapmayı seçti. Diğer kesim ise sürecin hukuki ve siyasi olarak netleşmesini beklemeyi tercih ediyor.
Hangisinin doğru olduğu ise bugünden verilecek bir karar değil. Bunu zaman, mahkemenin vereceği karar ve Türk siyasetinin önümüzdeki süreçte alacağı yön belirleyecek.
Ancak kesin olan bir gerçek var…
CHP, Eskişehir’de uzun yıllardır görülmeyen kadar kritik bir yol ayrımından geçiyor. Ve bugün verilen her kararın, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılların siyasi dengelerini de şekillendirme ihtimali bulunuyor.