Kongreydi, borçlardı, transfer yasaklarıydı derken nihayet lig geldi çattı. Eskişehirspor tarihinin en sıkıntılı sezon öncesini yaşadı. Tehlike geçmiş değil. Kulübün bundan önce nasıl yönetildiğinin açık bir ifadesi olan tablo kapkaranlık. Buna rağmen Eskişehirspor sevdası ve kamuoyunun baskısıyla göreve gelen Sinan Özeçoğlu ve yönetim kurulu bu kötü tabloyu mümkün olduğunca tersine çevirmek için elinden geleni yaptı yapıyor. Düşünün ki sezon başı kamp yapamayan, hiçbir transfer yapma imkanı olmayan mevcut kadrosundan da Kamil Ahmet, Boffin, Murat Uçar, Tarık Çamdal, Hakan Çinemre, Ramazan Övüç gibi direk oynayabilen isimleri de kaybeden Eskişehirspor’da hedef ne olabilir?
Her şeye rağmen Sergen Yalçın gibi son yıllarda yıldızı parlayan bir teknik adamı takımın başına getiren yönetim, kombine satışlarından da, verilen destek sözlerinden de yeterli karşılığı bulmuş değil.
Bugün lig başlıyor. Eskişehirspor İstanbulspor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Yine de Eskişehirspor sezona iyi bir başlangıç yapacaktır. Kendi evinde cezalı olduğu için ligin 2’nci ve 3’üncü haftalarında taraftarından mahrum olacak Eskişehirspor bugün gurbetteki taraftarlarının önüne çıkacak. Dileyelim ve umalım ki Eskişehirspor bu zorlu deplasmandan3 puanla dönsün...
+++
SÖZ UÇAR YAZI KALIR…
Derler ki eskiler “söz uçar yazı kalır” bu sebeple de yapılan akitleri yani anlaşmaları sözlü yerine yazılı yapın. Zira yazı unutmaz unutturmaz. Eskişehirspor’un kongre sürecinde mevcut yönetime verilen sözler ile ilgili ne yazık ki ilk bir aylık sürecin sonunda sınırlı sayıdaki destekleri görmezsek olumlu şeyler söylemek mümkün değil. Yani kongre salonunda ve kapalı kapılar ardında kulislerde konuşulanlar orada kalmış gibi görünüyor. Yani yönetim büyük ölçüde verilen sözlerden gerekli karşılığı bulmuş değil. Ancak kimse unutmasın ki yazı yoksa bile kamera kayıtları ortada.. Eskişehirspor’da ortaya çıkan tabloyu düzeltmek sadece mevcut yönetimin çabasıyla mümkün görünmüyor. Bu tablonun olumsuzluğunu ortadan kaldırmak için çok ciddi emek ve desteğe ihtiyaç olduğu açık. Bu şehrin iş dünyası, seçilmişleri ve bürokratları her türlü ön yargıdan kendilerini arındırarak gerekli çalışmaları yapmalı... Kongre salonlarında verilen sözler orada kalmamalı. Bir gün verilen o sözler insanın suratına çarpılır…
+++
KOMBİNE SATIŞLARI YETER Mİ?
Eskişehirspor’un iç saha maçlarının tribün gelirleri elbette Eskişehirspor yönetiminin kasasına girmeyecek, ancak en azından kulübün temlik edilmiş borçlarının tasfiyesine yardımcı olacaktır. Bu sebeple Eskişehirspor taraftarının ya da Eskişehirspor’u seviyorum diyen herkesin taşın altına elini koşmak adına yönetimin çıkardığı kombinelere ilgi göstermesi gerekiyor. Eskişehirspor taraftarı hiç gitmediği Giresun maçının hatıra biletlerini nasıl bitirdiyse kombineleri de öyle bitirebilir. En azından bu konuda yeni bir tarih yazmak için önümüzde bir fırsat olduğu kesin. Zira taraftar olmadan asla başarı gelmez. Kulübün asıl sahibi taraftardır. Sözlerini kongre salonlarında unutanlara inat taraftarın yapacağı kampanyalar en azından Eskişehirspor farkındalığını canlı tutar ve takımın geleceği adına sahada mücadele eden futbolcularımızı motive eder. Her şey bir tarafa tribünde olmak bile hem yönetime hem saha içinde mücadele eden futbolculara büyük güç verir.