Eskişehirspor ligin boyu kısaldıkça süper lige dönebilmek için çabalarını yoğunlaştırmış durumda. Son olarak kümede kalma mücadelesi veren Samsunspor karşısında oynanan futbol elde edilen farklı galibiyet hepimizin yüzünü güldürdü. Yukarılarda ne oluyor bizi çok ilgilendirmiyor. Üstümüzdeki ya da altımızdaki rakiplerin tökezleme ihtimalleri çok yüksek. Onun için ne üstümüzle ne altımızla ilgilenmeye gerek yok. Şunun şurasında sadece 3 haftalık süre kalmışken işimizi şansa bırakmadan önümüze bakmalıyız. Rakiplerimizin bir de birbirleri ile oynayacakları maçlar olunca kendi göbeğimizi kendimiz kesebileceğiz. Denizli deplasmanı, Gaziantep B.B  ile iç sahadaki maçımız ve son noktanın İzmir’de konulacak olması bizim için avantaj gibi görünüyor. Kısacası Eskişehirspor sadece kendi maçlarına odaklanıp şampiyonluk kupasını kaldırmaktan başka bir şey düşünmemeli. Gerisi kendiliğinden gelecek gibi görünüyor. Eğer bir yol kazasına uğramak istemiyorsak artık bazı şeylerin kol kırılır yen içinde hesabı yapmak zorunda olduğumuzun ne yazık ki birileri farkında değil.

+++

YENİ DÖNEME ALIŞMAK…

16 Nisan’da Türkiye tarihinin en önemli oylaması yapıldı. Yüzde 48.5 Hayır oyuna karşılık yüzde 51.5 evet oyu ile Anayasa değişikliği gerçekleşti. Bu değişikliğin  gereği olması gerekenlerden birisi de oldu ve Türkiye’de partili Cumhurbaşkanlığı dönemi Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın kurucusu olduğu AK Partiye dönmesiyle hayata geçti. Bunlar olağan gelişmeler. Bu gelişmelerin ötesinde geçtiğimiz hafta bazı dostlar ile sohbet meclisinde ilginç bir değerlendirmede bulunduğu  dostlarımızdan birisi. Eskişehir siyasetinde etkin ve yetkin isimlerden birisi olan dostumuzun söyledikleri şöyle “Yeni dönemde hükümet üyeleri olacak ancak bakanlar kurulu olmayacak. Eskişehirli bir bakanın olması bugüne kadar bir avantajdı. Zira bir şey yapılır yapılmaz ama en azından bir bakanımızın olması sıkıntıların anlatılması aktarılması bakımından önemli. Hiç olmazsa konuşabileceğimiz sorunlarımızın çözümüne  katkı yapabilecek bir ismin hükümet üyesi olması son derece önemli. Bu konunun altını çiziyorum.”

Gerçekten de öyle değil mi? Galiba yeni döneme uyum sağlamak herkes için kolay olmayacak da bakalım yeni dönem hepimize neler getirecek yaşayıp göreceğiz.

+++

MUTLULUĞUN RESMİ…

Hani derler ya “Bana mutluluğun resmini yapar mısınız?” Mutluluğun resmini yapmak o kadarda kolay değil. Mutluluk öyle resmi yapılacak bir şey değil. Mutluluk ancak yaşanabilecek bir şey. Onun tarifi de yok… Geçtiğimiz bir hafta boyunca  tabir yerinde ise mutluluğun resmini yapabilir miyiz diye çaba gösterdik. Meğer anladık ki eşimiz, dostumuzla, sevgiyle, saygıyla biriktirdiklerimizle birlikte olmakmış mutluluğun resmi. Çocuklarımızın mutluluğunu paylaşmak için davetimize icabet eden tüm dostlarımızla birlikte olmanın tadı bir başkaydı. Mutluluk paylaşabilmekti. Bizim aile olarak mutluluğumuzu paylaşan bizleri onurlandıran tüm dostlarımıza, yakınlarımıza sevgi ve muhabbetlerimizi haddim olmayarak bu sütunlardan iletmek istiyorum.Gelenlere, gelmek isteyipte gelemeyenlere yürekten teşekkürler. Sesimizi duyuramadığımız için bizimle birlikte olmayı arzulayıp da olamayan dostlarımızın da anlayışlarına sığınıyorum..