Ligde 13 maç geride kaldı.
Eskişehirspor’da “olumlu” denilebilecek bir gelişme yok.
“Galibiyet hasreti” devam ediyor.
İşin kötüsü, artık beraberliğe de hasreti var.
Sürekli kaybediyor.
Beraberlik ve galibiyet olmadan puan olur mu?
Elbette ki olamaz…
Haftalardır puana da hasret…
Tek puanla “ligin dibine demir atmış” durumda…
Attığı gol sayısında da değişiklik yok.
Hanesinde yazılı olan gol sayısı 5…
Yediği gol sayısı ise 26’ya yükseldi.
Averajı -21…
Bu durumda olan bir başka takım yok.
Olumsuzluklar konusunda “rakipsiz” durumda…
Eskişehirspor, sürekli kaybederken “yakın hedef” konumundaki takımlar az da olsa puan kazandılar.
Kendisine en yakın takım Ankara…
Şu an 8 puanı var.
Bir maçı eksik…
Eskişehirspor’la arasındaki puan farkı 7…
Onun hemen üzerindeki Bolu’nun 10 puanı var.
Yalnız 2 maçı eksik…
Öyle olduğu halde Eskişehirspor’la arasındaki puan farkı 9…
Onun üzerindeki 2 takım da 12’şer puanlı…
Eskişehirspor’la aralarındaki fark da 11 puan…
“Kurtuluş şansı” iyiden iyiye azalmış durumda…
Hoş, azalmasa ne olacak?
Takımın hali ortada…
“Kötü” olan yalnızca aldığı sonuçlar değil ki… Performansı da çok kötü…
“Mücadele” diye bir şey söz konusu bile değil…
Bu haliyle hiçbir takımı yenemez…
Doğal olarak “kurtuluş şansı” ne kadar olursa olsun bir önemi yok.
Bu takım o şansı değerlendiremez.
Acı da olsa gerçek bu…
Böyle giderse, sezonun tamamlanmasını beklemeye gerek yok.
Eskişehirspor açısından sonuç belli…
Küme düşer…
TFF kararı ile kalabildiği lige veda eder.
Olacak olan bu…
Eldeki futbolcu ve teknik adam kadrosu ortada…
Onlardan çare beklemek artık “hayalden öte bir şey” olur.
Teknik Direktör İlhan Var hala “teslim olmayacağız” falan diyor.
Dediklerine kendisi inanıyor mu bilemeyiz.
Ancak, onun dediklerine inanmaz…
Ortada, onun dediklerini kanıtlayacak en küçük bir gösterge yok.
Denilenlere kim neden inansın?
Yönetimin hali de ortada…
Kötü gidişi durdurabilmek için yaptıkları hiçbir şey yok.
Göreve gelişlerinin üzerinden uzunca bir süre geçti.
Hala “biz göreve geldiğimizde takım yiyecek ekmek bulamıyordu” deyip duruyorlar.
Artık, bu sözlerin hiçbir anlamı yok.
Tamam… O günlerde takım gerçekten çok zor durumdaydı.
Ama, ne kadar zor durumda olursa olsun takımın “ligde kalma şansı” vardı.
Ayrıca futbolcu kadrosu da bugünkü kadar dar değildi.
Takımın performansını etkileyecek kapasitede futbolcular vardı.
Değişik takımlar da oynuyorlar zaten…
“Transfer yasağı” olduğu halde o futbolcular, şu veya bu nedenle gönderildiler.
Sezon başında elde tutulamayanlar var.
Yönetim, forma giyen futbolcuları gönderdi, yerlerine de yenisini alamadı.
Bugünkü takım için kimseye laf söylemeye hakları yok.
Bu takım tamamen bu yönetimin eseri…
Bugün de kötü gidişi durdurmak için yapmaları gerekenler oldukça fazla…
Ancak, yönetimin yaptığı hiçbir şey yok.
Herkes gibi onlar da yalnızca seyrediyorlar.
Pardon…
“Hiçbir şey yapmıyor” değiller.
Yapmaya çalıştıkları bir şey var.
Kanlıkavak’taki tesislere göz dikmiş durumdalar…
Altyapı Derneği’nin elinden almaya çalışıyorlar.
Olacak şey değil…
Eskişehirspor yönetimi, o tesisleri alsa ne olacak?
Eskişehirspor’un derdine derman bulunacak mı?
Yönetim, biraz para kazanır ama Eskişehirspor’un en küçük bir kazancı olmaz.
Dahası, zaten bölüp pörçük olan camia biraz daha bölünmüş olur.
Dedik ya… Eskişehirspor yönetiminin asıl yapması gereken çok iş var.
Ancak, artık çok net olarak belli ki, yönetimin o işleri yapacak hali yok.
Eskişehirspor’un saha içi durumu çok kötü ya… Yönetimsel açıdan da aynı…
Bu yönetimden “çare” beklemek olanaksız…
Zaten bekleyen falan da yok.
Söylenecek daha çok şey var.
Ama bugünlük bu kadar yeter…