Eskişehirspor’un hali ortada…
Bir önceki dönemden devir olan “büyük bir enkaz” var.
Onun üzerine bir de “yönetim krizi” eklendi.
Bu “sürpriz” değil…
Başkan Sinan Özeçoğlu, oluşmasında en küçük payı bulunmayan enkazı kaldırmak için yoğun çaba harcadı.
Harcadığı yalnızca çaba ile sınırlı değil…
Beraberinde harcadığı yüklü miktarda para da var.
Onun sayesinde zor işler başarıldı.
Ne yazık ki büyük enkaz ortadan kaldırılamadı.
Yalnızca Sinan Özeçoğlu’nun omuzlamasıyla kaldırılamazdı da zaten…
Acil destek gerekiyordu.
Gereksinim karşılanmadı.
Öyle olunca da Sinan Özeçoğlu’na “benden buraya kadar” demekten başka yapabilecek bir şey kalmadı.
O da onu yaptı.
“Benden buraya kadar” deyip olağanüstü kongre kararı aldı.
Olağanüstü kongre kararının kamuoyuna yansımasıyla birlikte oluşan bir soru var.
Ne olacak şimdi?
Kestirmek olanaksız…
İşi oluruna bırakmak da son derece yanlış…
Ciddi biçimde yanıt aramak gerekiyor.
Gerekeni yapanlar var.
“Kim” mi?
Kim olacak, her zaman olduğu gibi taraftarlar.
Hemen kurultayı topladılar.
Katılım oldukça yüksek oldu.
Düşüncesini açıklayanların sayısı da oldukça fazla…
Açıklanan düşüncelerde ortak bir yan var.
Taraftarlar “Sinan Özeçoğlu, Eskişehirspor’un özlemini duyduğu bir başkan, kendisini kaybetmeyelim, görevde kalması için çaba harcayalım” diyorlar.
Aksini söyleyen tek kişi bile yok.
Tam anlamıyla bir “görüş birliği” oluşmuş durumda…
Taraftarlar yalnızca “Sinan Özeçoğlu kalsın” demekle yetinmediler.
Eleştirilerde bulundular… “Eskişehirspor’u çıkmazdan kurtarmak” için önerilerini de ortaya koydular.
Kurultayla ilgili olarak söylenecek çok şey var.
Ancak sözü uzatmaya gerek yok.
Uzun sözün kısası taraftarlar her zaman olduğu gibi yine Eskişehirspor’u sahipsiz bırakmadılar.
Sergiledikleri tavırla yine örnek oldular.
Onları örnek alması gerekenler de belli…
Bugün bulundukları konumlar gereği Eskişehir’e karşı görev ve sorumluluk sahibi olanlar.
Listenin başında Büyükşehir Belediye Başkanı geliyor.
Onun hemen altında da “Eskişehir’i temsil etmek, sorunlarına çözüm aramak” için seçilmiş olan milletvekilleri yer alıyor.
Konumları gereği listede yer alan başkaları da var.
Kendilerini çok iyi biliyorlar.
Kişisel olarak “futbolu sevmiyor” olabilirler…
“Topu görünce kabak zannedecek” kadar ilgisiz olabilirler…
Yaşamları boyunca stadyuma hiç adım atmamış olabilirler.
Takım tercihleri Eskişehirspor değil de bir başka takım da olabilir.
Hiç önemli değil…
Kişisel düşünceleri ve tercihleri ne olarsa olsun bugün bulundukları konumlar gereği Eskişehirspor’a kayıtsız kalamazlar… “Eskişehirspor’dan bana ne” diyemezler.
Eskişehirspor’un Eskişehir için anlamı belli…
“En önemli değerlerinden birisi” dense abartılı olmaz.
Bulundukları konumlar gereği Eskişehir’e karşı görev ve sorumluluk sahibi olanlar, “Eskişehir’in en önemli değerlerinden birisi” olan Eskişehirspor’la yakından ilgilenmek, sorunlarına çözüm aramak zorundadırlar.
“Ne olacak şimdi” sorusuna ilk yanıt araması gerekenler de yine onlardır.
Eskişehirspor’un iyi günlerinde protokol tribününde oluşan tablo malum…
Konumları sayesinde o tribünün başköşesine yerleşiyorlar… Siyasi görüş farklılıklarını hiç önemsemeden yan yana sıralanıyorlar… Sahadaki sonuç iyi ise birlikte sevinip “şak” bile yapabiliyorlar.
Eskişehirspor şimdi dar günde…
İyi günlerinde protokol tribününde o tabloyu oluşturanlar, Eskişehirspor’un dar gününde ortalıktan kaybolamazlar…
İyi günlerde olduğu gibi dar günlerinde de yan yana gelip Eskişehirspor’un derdine derman aramaları gerekir.
Taraftarların yaptıklarına baksınlar da ders alsınlar.
Taraftarlar derde derman arıyorlar… Sahip oldukları olanaklar ile bulabildikleri de sınırlı…
Konumları gereği Eskişehir’e karşı görev ve sorumluluk sahibi olanlar bir araya gelip kafa yorduklarında Eskişehirspor’un derdine daha etkili derman bulabilirler.
Bulmalılar da…
Kişisel düşünce ve tercihleri ne olursa olsun bugün bulundukları konumların gerektirdiği budur.
Daha açıkçası da Eskişehirspor’a sahip çıkmak vazgeçemeyecekleri bir görevdir.
Bu görevde “görev ihmali” falan da söz konusu olamaz.
Hiçbir şey böylesi bir “görev ihmali” için gerekçe olarak kabul edilemez.
Haydi beyler görev başına… Hem de acilen…