Sezonun 11 haftası geride kaldı.

Tüm takımlar lige odaklanmış durumda…

Kimisi “Süper Lig hesabı” yapıyor, kimisi de “bulunduğu yerden yükselme çabası” içerisinde…

Ya Eskişehirspor…

“Lige odaklanma” diye bir şey yok.

Gündemi, daha doğrusu da derdi çok farklı…

Yine bir “yönetim krizi” var.

Yaratıcısı, Başkan Sinan Özecoğlu değil…

Görevi üstlenişinin üzerinden geçen süre yaklaşık 4 ay…

Bu sürede yaptıkları da ortada…

Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.

Kısacası “iyi bir başkan nasıl olur” sorusuna yanıt oldu.

Eskişehirspor sevdalıları tarafından çok iyi biliniyor… Takdir de ediliyor.

Onun için “yönetim krizinin yaratıcısı” olarak görülemez de gösterilemez de…

Krizin oluşma nedeni belli…

“Acil destek gereksiniminin karşılanmaması” denilebilir.

Daha önce de defalarca dile getirdik.

Ortada geçmiş dönemlerin eseri olan “büyük bir enkaz” var.

Oluşumunda pay sahibi olanlar oldukça fazla…

Aralarında Sinan Özeçoğlu yok.

En küçük payı bulunmuyor.

Buna karşın “büyük enkazı kaldırmak” için büyük çaba harcadı.

Harcadığı yalnızca çaba ile sınırlı değil…

Beraberinde harcadığı para da çok büyük… Yaklaşık 20 Milyon Türk Lirası…

Onun harcadığı çaba ve para “büyük enkazı kaldırmak” için yeterli olmadı.

Olamazdı da zaten…

“Acil destek” gerekiyordu.

Vermesi gerekenler de belli… Kendilerini çok iyi biliyorlar.

Kamuoyu tarafından da biliniyorlar.

Aralarında “destek sözü” verenler var.

Aynı şekilde “yol göstersinler destek vereyim” diyenler de oldu.

Ne yazık ki hepsi boşuna…

Söylenilenler söylenildikleri ile kaldılar.

“Eskişehirspor’a destek” destek olarak nitelendirilebilecek hiçbir şey yok.

Destek sağlaması gerekenler en küçük bir çaba harcamadılar.

“Kıllarını bile kıpırdatmadılar” dense yeridir.

Onların sergilediği bu tavır karşısında Sinan Özeçoğlu ne yapsın?

Yapabileceği fazla bir şey yok.

Olağanüstü kongre kararı alıp “benden buraya kadar” dedi.

Eskişehirspor sevdalıları üzgün…

Başkandan “kararını değiştirmesini” istiyorlar.

İstemekle kalmayıp bir şeyler yapmaya da çalışıyorlar.

Taraftarların isteği elbette ki çok önemli…

Önemli olmasına önemli de Sinan Özeçoğlu’nun karar değiştirmesini sağlar mı?

“Evet” demek olanaksız…

Daha önce de dile getirdik.

Sinan Özeçoğlu her açıdan farklı bir başkan…

Olağanüstü kongre kararı “şantaj” falan değil…

O kararı kolay alması kolay olmadı.

Olduktan sonra değiştirmesi söz konusu olabilir mi?

Olmaz…

 

Kongre 22 Kasım 2017 tarihinde…

Bugünden o güne kadar var olan süre çok kısa…

Göz açıp kapatıncaya kadar geçip gider.

Tablo ortada…

“Büyük enkaz” yetmezmiş gibi şimdi bir de “yönetim krizi” çıktı.

Çözmesi gerekenler de belli…

Kimler olduğunu sıralamaya gerek yok.

Kendilerini çok iyi biliyorlar.

Bilmesine biliyorlar da hiç oralı değiller.

Olağanüstü kongre kararı alındığını “duymamış” gibiler.

En küçük bir çabaları yok.

Dahası ağızlarını açmış da değiller.

“Konuşmuyor” değiller…

Sürekli konuşuyorlar, hemen her konuda görüş bildiriyorlar, bir birleri ile polemiğe de giriyorlar.

Buna karşın Eskişehirspor’u ağızlarına aldıkları yok.

Tavırlarını anlamak olanaksız…

“Susarsak sorumluluktan kurtuluruz” zannediyorlar herhalde…

Öyleyse yanılıyorlar.

Bu kentin seçilmiş temsilcileri olarak Eskişehirspor’a karşı da sorumlulukları var.

Susarak bu sorumluluktan kurtulamazlar… Aynı şekilde “masum” da görülmezler.

Onun için tavırlarını değiştirseler iyi olur.

Daha önce seslendik…

Bir kez daha seslenelim…

Yapmayın beyler… “Eskişehirspor’dan bana ne” diyemezsiniz.

Eskişehirspor’a sahip çıkmak kente karşı vazgeçilmez görevinizdir.

Diğer “görev ihmalleri” görmezden gelinebilir.

Ancak Eskişehirspor konusunda “görev ihmali” olamaz… Olduğunda da ne görmezden gelinir ne de bağışlanır.

Görevinizi yerine getirin de sahip çıkın Eskişehirspor’a…