Piyasanın hali ortada… “Yaprak kımıldamıyor” dense yeridir.

Esnaf ve tüccarlar varlıklarını korumakta zorlanıyorlar.

Zor işi başaramayanlar da oldukça fazla…

“Kentin ticaret merkezi” olarak tanımlanan caddelere bir bakın… Camında “kiralık” levhası asılı işyerinden geçilmiyor.

Bir zamanlar “hava parası” ile zor bulunan işyerlerinin yanına yaklaşan yok.

Genel ekonomiden yansıyan sıkıntılar oldukça büyük.

Onlar yetmezmiş gibi bir de yerelde yaratılan sıkıntılar var.

En etkili olanlardan birisi de caddelerin ücretli otopark haline çevrilmesi…

Kent içi ulaşım ağı çok gelişmiş değil… Geliştirilmesi için en küçük çaba da harcanmıyor.

Buna karşın yük her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor.

Yükün yoğunlaştığı caddeler belli… Ağır yükü kaldıramıyorlar.

Genişletilmeleri söz konusu olamaz…

Bu konuda bir beklenti yok.

Genişletilemeyecekler tamam da hiç olmazsa daraltılmasalar.

Ne yazık ki daraltılıyorlar.

Cadde kenarları “ücretli otopark” haline dönüştürüldü…

Dönüştüren de işleten de Büyükşehir Belediyesi…

Uygulamanın yarattığı sorunlar büyük…

Zaten dar olana caddeler iyice daralıyor.

İşyerlerinin yoğun olduğu caddelerde zorunlu duruşlar oluyor.

Otopark olarak ayrılan bölümün yanında ikinci, üçüncü sıra oluşuyor.

O zaman da trafik iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.

Dahası can güvenliği açısından da ciddi riskler oluşuyor.

“Yok öyle bir şey” diyen varsa gelsin şu Şair Fuzuli Caddesi’nin haline bir baksın…

Bu konuda defalarca uyarı yapıldı.

Ne yazık ki hepsi boşuna…

Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunanlar tarafından duymazdan gelindiler.

Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkan Ekrem Birsen yeni bir uyarıda bulundu.

“Büyükşehir Belediyesi’nin otopark yapmak yerine hazır caddeleri otopark olarak kullanması hem esnafı mağdur ediyor hem de trafiği daha da çıkmaza sokuyor.

Otoparka dönüştürülen caddelerde müşteriler işyerine ulaşmakta zorlanıyor. Onun için de yerli esnaf ve tüccarlar yerine AVM’leri tercih ediyorlar. Mal indirme ve yüklemeleri sırasında ikinci, üçüncü sıra parklar oluyor.

Hem can hem de mal güvenliği açısından oluşan tehlikeler had safhaya ulaşmıştır.

Büyükşehir Belediyesi inatçılığı bırakıp çözüm üretmelidir.”

Birlik Başkanı Ekrem Birsen’nin söyledikleri böyle…

İtiraz etmek olanaksız…

Sözleri doğrulayan kanıtlar oldukça fazla…

Kanıtları görmek de zor değil… Otopark haline dönüştürülen caddeleri şöyle bir dolaşmak yeterli…

Herkes görüyor.

Ne yazık ki, asıl görmesi gerekenler görmüyorlar.

Daha doğrusu da görüyorlar da görmezden geliyorlar.

“Çözüm” adın attıkları en küçük bir adım yok.

Uygulamanın yarattığı sıkıntılar oldukça büyük.

Zaten zor durumda olan esnaf ve tüccarlar bir darbe de bu otoparklardan yiyorlar.

Sıkıntı yaratan uygulamanın yasallığı da tartışmalı…

Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği daha önce dava açmıştı.

Açılan dava Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlandı.

Sonuçlanmasına sonuçlandı da nasıl?

Davanın karar aşamasında yapılan manevralar var.

Onun için kararı “yassallığın tescili” olarak nitelendirmek çok zor.

Birlik Başkanı Ekrem Birsen de bu görüşte…

Yeni bir dava açmaya hazırlanıyor.

Büyükşehir Belediyesi “cadde otoparkları” ile hem esnaf ve tüccarları sıkıntıya sokuyor hem de trafiği iyice içinden çıkılamaz hale getiriyor.

Tüm bunlara karşın ne kazanıyor?

Yanıt olarak “çok para” demek olanaksız…

Otoparkları belediye şirketi işletiyor.

Yapılan zor bir işletmecilik değil… Her şeyden önce gider kalemleri çok düşük.

Doğalında “çok para” kazanması gerekir.

Özel otoparkların kazancı iyi… Küçücük bir arazi üzerindeki otoparklarda bile “iyi” denilebilecek gelir elde ediliyor.

Belediye şirketinin onlardan kat be kat fazla para kazanması gerekir.

Gereken bu da gerçek o mu?

Belediye şirketlerinin hesabı Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından denetlenmiyor.

Belediye tarafından yapılan bir bilgilendirme falan da yok.

Onun için soruya kesin bir yanıt vermek olanaksız…

Ancak bu konuda ipucu sayılabilecek bir veri var.

Belediye şirketleri arasında kar eden yok. Hemen hepsi zarar ediyor.

Otoparkları işleten şirketin durumu da çok farklı değil…

İyi de nasıl oluyor bu?

Akla gelen iki yanıt var.

Ya iyi işletilmiyorlar ya da kazanılan paralar çar çur ediliyor.