Eskişehirspor’un hali ortada… Tanımlamak için “iç açıcı demek” bile yeterli olmaz…

Bugünü böyle…

Geleceği daha da kötü olabilir.

Derde derman bulma şart… Hem de acilen… Boşa geçirilecek bir güne bile tahammül yok.

“Derde derman” denilince ilk akla gelen isimler belli…

Liste başlarında yer alanlardan birisi de Büyükşehir Belediye Başkanı…

Liste başlarında yer almasının nedeni “spora ve Eskişehirspor’a ilgisi” falan değil, sahip olduğu konum…

Kendisi Eskişehir’in Büyükşehir Belediye Başkanı, Eskişehirspor da “Eskişehir’in vazgeçilemez değeri” ya… Onun için sahip çıkması, “derdine derman araması” bekleniyor.

Beklenmesine bekleniyor da boşuna…

Büyükşehir Belediye Başkanı olarak geride bıraktığı süre 17 yıl…

Bu sürede Eskişehirspor’un iyi günleri olduğu gibi kötü günleri de oldu.

Büyükşehir Belediye Başkanı, iyi günlerinde hep Eskişehirspor’un yanında yer aldı.

Eskişehir’deki maçları kaçırmadığı gibi diğer illerdeki maçlarına bile gitti. Şampiyonluk kupasının ucundan tutmak için sahaya fırladığı bile oldu.

Kötü günlerde ise ara ki bulasın… Eskişehirspor’un yanına bile yaklaşmadı.

“Köşe bucak kaçtı” dense yeridir.

Bugüne kadar “derde derman” olarak nitelendirilebilecek tek işi bile yok.

Bugün sergilediği tavır da aynı…

Ha bire akıl veriyor.

İşin ucundan tutması söz konusu değil…

“Yasalar” deyip sorumluluktan kurtulmaya çalışıyor.

Dün bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantının asıl konusu “ipek böcekçiliği” ve “Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapılan engelleme…”

Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcilerini eleştirdi… “Kırsal kalkınmayı engellemek” ile suçladı.

Bunu yaparken de “ipek böcekçiliğini” ve “ipek üretimini” en ince ayrıntılarıyla anlattı.

“Ders verdi” demek yanlış olmaz…

Kendisi için “altı delik ayakkabıya pençe yapmaktan uzaya mekik aracı göndermeye kadar her şeyi herkesten çok iyi bilir” diyoruz… Boşuna demiyoruz ki…

Böylesi bir “zat-ı muhterem” önünde şapka çıkartılmaz da ne yapılır?

Neyse…

Basın toplantısında “şimdi sorulara geçelim” diyerek kendisine yöneltilen soruları da aldı.

Yöneltilen sorular arasında Eskişehirspor ile ilgili olanlar da var.

Sorulmasından hoşnut oldu.

“İyi ki sordun” diyerek hoşnutluğunu dışa da vurdu.

“Soruya yanıt” olarak söyledikleri daha öncekilerden farklı değil…

Önerilerini yineledi.

Bu kez eleştirilerde de bulundu.

“…Aşkla meşkle olmaz. Taraftarı avutuyorlar. Şu futbolcuyu alalım diyorlar. Futbol para işi, ticaret işi olmuş. Futbolcuların aldıkları parayı kim alıyor? Nobel ödülü almış bilim adamı bile alamıyor parayı. Ama bunlar maaşlarını alamayınca oynamıyorlar. Oynayacak onlar, şampiyon yapacak onlar.”

Söyledikleri arasında “belediyeler isterlerse yardım ederler” türünden tezleri de eleştiriyor.

“Para lazım ya, belediyeler yolunu bulurlar diyorlar. Köşe yazarları, akıl hocaları ve yöneticiler bana anlatsınlar. İmar yolu dışında nasıl başka bir yol bulunur?

Kanun yasaklarsa kanunun arkasından dolan diyorlar. Ya bu ne demek, üç kağıt demek. Bunları söyleyen akıl hocaları taraftarları heyecanlandırıyorlar, ümit veriyorlar. Bana yol göstersinler belediyelerden nasıl yardım edilir. Mümkün değil. Belediyelerin hali ortada. Bunun dışında yardım edemez belediyeler. Allah’tan kanunla yasaklamışlar. Taraftarların oyunu alırız diye yapılıyordu, sonra sunu kanunla yasakladılar.”

Söyledikleri böyle…

Zannedersiniz ki, kendisinden “belediye bütçesinden para aktarmasını isteyen” var.

Zannedersiniz ki “üçkağıtçılık yapması” isteniyor.

Yok öyle bir şey…

Gelelim sorusuna…

“Büyükşehir Belediye Başkanı Eskişehirspor için ne yapabilir” mi?

Soruya yanıt bulmak zor değil…

Diğer kentlerdeki belediye başkanlarının yaptıklarına bakmaya falan da gerek yok.

Eskişehir’deki belediye başkanlarının yaptıklarına bakmak yeterli…

Rahmetli başkanlar Sezai Aksoy, Selami Vardar ve Aydın Arat’ın Eskişehirspor için neler yaptıkları unutulmuş değil…

Üçü için de “futbolu seviyor” denilemez… “Topu görsem kabak zannederim” dedikleri de biliniyor.

Buna karşın ne yaptılar?

Eskişehir’in vazgeçilmez değeri olan Eskişehirspor’a sahip çıkıp destek sağladılar. Dahası dışarıdan destek sağlamakla da kalmayıp Eskişehirspor Başkanlığını da üstlendiler.

Bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanı bunları bilmiyor mu?

Bilmez olur mu, elbette ki biliyor.

Ancak işine gelmediği için bilmezden geliyor.

Bildiği bu kadarla sınırlı değil… Dahası var.

“Belediye başkanının neler yapabileceğini” çok iyi biliyor.

“Nereden bilsin” mi?

Söyleyelim…

Kendisinden önceki belediye başkanları tarafından Eskişehirspor’a sağlanan gelir kaynaklarını geri alan kendisi…

Eskişehirspor’a tahsis edilen işletmeleri Eskişehirspor’dan alarak belediye bünyesindeki şirketlere verdi.

Neymiş efendim… “Belediye başkanı olarak Eskişehirspor’a yardım edemez” imiş…

Söylenecek çok şey var.

Ama neyse…