Düşünce Platformu Derneği’nin sıkça gerçekleştirdiği bir etkinlik var.

“Kokteyli söyleşi” olarak adlandırılabilir.

Yıldızlı otellerin salonlarında gerçekleştiriliyor.

Kokteyl ve söyleşi…

İkisi bir arada şık durdukları söylenemez.

Aslında “birbirlerine yakışmıyorlar” dense daha doğru olur.

Önce ayakta bir şeyler atıştırıp alkol al… Sonra da konuşmacıyı dinleyip soru sor…

Tersi olsa neyse… “Söyleşi ile ilgili değerlendirme yapma olanağı sağlanıyor” denilebilir.

Öyle yapılmıyor.

Katılımcılar önce kokteyle davet ediliyorlar.

Böylesi bir düzenlemenin amacını bilemiyoruz.

“Kokteyl, söyleşiye katılımı yükseltmek için düzenleniyor” olabilir mi?

Olabilir…

Aslında olmaması gerek…

Düşünce Platformu Derneği’nin üyeleri sanayici ve işadamları… Katılımı istenenlerin ağırlığını da yine aynı konumda bulunanlar oluşturuyor.

“Ücretsiz iki duble bir şeyler içmek için söyleşiye katılacak” değiller ya…

Neyse…

“Kokteyli söyleşi” etkinliğinin son konuğu Hakan Çelik… Gazeteci, televizyon programcısı…

Konuşmasında ülkedeki genel duruma dair değerlendirmelerde bulundu.

Kamuoyuna hakim olan genel havanın aksine gelecekten ümitli…

“Polyanna iyimserliği ile yaklaşmıyorum ama ben Türkiye’nin geleceğinden umutluyum” dedi…

Referandum sonuçları ile ilgili düşünceleri de olumlu…

Ülke geneline dair değerlendirmelerde bulunurken her gelen konuk gibi o da Eskişehir’e övgü yağdırmayı ihmal etmedi.

Neyse…

Hakan Çelik’in katıldığı “kokteylli söyleşi” geride kaldı.

Ancak henüz gündemden inmiş değil…

Sanayiciler arasında hala konuşuluyor.

Hakan Çelik’in Türkiye’deki genle durumla ilgili tespitleri katılımcılar tarafından desteklenmemiş… Tam aksine tepki görmüş.

Konuşma tamamlanmadan salondan ayrılanlar olmuş.

“Soru-cevap” bölümünde yaşananlar da oldukça dikkat çekici…

Hakan Çelik “soru yağmuruna” tutulmuş.

Aslında yöneltilenlere bakıldığında “soru yağmuru” demek yerine “eleştiri yağmuru” demek daha doğru olur.

“Soru sormak” amacıyla söz alanlar, Hakan Çelik’in yaptığı değerlendirmelere katılmadıklarını biraz da sertçe dile getirirlerken ekonomideki olumsuzlukları açıkça ortaya koymuşlar.

“Biz sanayiciyiz, ihracat yapmaya çalışıyoruz. Dolarla iş yapmak zorundayız. Buna karşın bu ülkede dolar bulunduranları terörist olarak nitelendirenler var” diyenler de olmuş.

Hakan Çelik, eleştiriler karşısında iktidarı savunmaya çalışmış…

Çalışmasına çalışmış da boşuna…

Onun “iktidarı savunmak” için söyledikleri eleştirilerin daha da artmasına neden olmuş.

Düşünce Platformu Derneği’nin “kokteyli söyleşi” etkinliği ilk kez gerçekleştirilmiyor.

Daha önce de gerçekleştirildi.

Konuşmacı olarak değişik isimler katıldı etkinliğe…

Aralarında Hakan Çelik gibi tepki göreni, “eleştiri yağmuruna” tutulanı yok.

Tam aksine değerlendirmeleri beğeni toplayanlar var.

Örneğin televizyon programcısı Cem Seymen…

Onun katıldığı etkinliğe tanıklık ettik.

Katılım çok yüksek oldu.

Cem Seymen’in konuşması katılımcılar tarafından can kulağıyla dinlendi.

Olumlu bulunup sıkça alkışlandı da…

Son “kokteylli söyleşi” sırasında, özellikle de “soru-cevap” bölümünde yaşananlar “bir ilk” oluyor.

Gerek etkinliğe katılanların, gerekse yaşananları sonradan duyan işadamı ve sanayicilerin tepkisi yalnızca Hakan Çelik’e yönelik olanlarla sınırlı değil…

Dernek Başkanı Ünal Şakar da “eleştirilerden nasibini alır” durumda…

Ona yöneltilen eleştiriler de “hafif” sayılmazlar.

Eleştirilerin bazıları son “kokteyli söyleşi” etkinliği ile ilgili… Dahası da var.

Dernek üyeleri arasında başkanın yaklaşımlarında rahatsız olanların sayısı oldukça fazla...

Söylenilenlere bakılırsa rahatsızlık son aylarda iyice artmış durumda…

Son yapılan “kokteylli söyleşi” etkinliklerine işadamı ve sanayici dünyasından katılımın düşük olması da bu rahatsızlığa bağlanıyor.

Düşünce Platformu Derneği’nin kuruluş amacı ile ilgili olarak söylenilenler çok güzel…

Ancak asıl amaç belli…

“Sanayi Odası seçimlerinde mevcut başkan Savaş Özaydemir ve ekibinin karşısına güçlü bir rakip çıkartmak” denilebilir.

İlk dönemlerde bu amaç doğrultusunda olumlu gelişmeler sağlandı.

Son aylardaki gelişmeler bakıldığında aynı şeyi söylemek çok sor.

“Düşünce Platformu Derneği muhalefetin birliğini sağlamak için kuruldu. Ama Sanayi Odası seçimlerine kadar kendi içerisinde bölünme yaşarsa sürpriz olmaz” diyenler bile var.

Neyse…

ESO seçimlerine daha süre var.

Bekleyip göreceğiz…