Eskişehirspor’un gündeminde olağanüstü kongre var.

Önemi tartışılmaz…

Her kongre önem taşır.

Ancak gündemdeki kongreyi daha öncekilerle kıyaslamak olanaksız…

Bu kongre bir başka… “Yaşamsal öneme sahip” demek yanlış olmaz.

Kongreye böylesine önemli kılan koşullar belli…

Ortada “kap kara” olarak nitelendirilebilecek bir tablo var.

İşin kötüsü daha da kararma olasılığı da yüksek…

Endişelenmemek elde değil…

Tablonun daha da kararmasını önlemek, biraz olsun aydınlatmak için acil müdahale şart…

Yapılması gerekenler belli…

Listenin başında yer alan da para… Miktarı da öyle “az uz” değil…

İlk etapta gereken için bile 30-40 Milyon TL’den söz ediliyor.

Çok ama çok para…

Sağlanması konusunda vade falan da yok.

Hemen bulunması şart…

Olağanüstü kongre böylesi bir gereksinimin olduğu bir dönemde yapılıyor.

Onun için tam anlamıyla yaşamsal bir öneme sahip…

Mevcut yönetim kongre kararını aldı.

“Görevi bırakmaları” konusunda bir istek yok.

Başarılı olup olmadıkları tartışılır.

Ancak genel kamuoyunda “görevde kalmaları iyi olur” düşüncesi ağır basıyor.

Aslında başkan ve yöneticilerin de “görevi bırakmak” gibi bir düşünceleri yok.

“Göreve devam etmek” istiyorlar.

İstemesine istiyorlar da tablo ortada… Tabloyu da acilen bulunması gereken paranın miktarını en iyi bilen de kendileri…

Gereksinim duyulan parayı bulma olanakları yok.

Destek istiyorlar… Daha doğrusu da “gereksinim duyulan paranın şu veya bu şekilde sağlanarak kendilerine verilmesini” bekliyorlar.

Beklentinin karşılanması konusunda gözlerin çevrildiği tek isim var.

O da Bakan Nabi Avcı…

Bakan Nabi Avcı geride kalan süreçte “takımı yalnız bırakmış” değil…

Kamuoyuna açıklanmamış olsa da “sıkıntıları çözmek için destek sağladığı” biliniyor.

Bugün yoğunlaşan beklentileri karşılayabilir mi?

Daha açık bir anlatımla da acilen bulunması gereken 30-40 Milyon TL’yi bir çırpıda bulabilir mi?

“Evet” demek olanaksız…

Kendisine doğrudan ya da dolaylı olarak yapılan öneriler var.

Ancak o önerileri yaşama geçirmek çok da kolay değil…

Dahası, bugün gereken para bulunsa bile “kesin çare” olmayacak. Kısa bir süre sonra yine para gereksinimi duyulacak.

O zaman da çalınacak kapı belli…

Yine Bakan Nabi Avcı’ya “kurtar bizi” denilecek.

Olacak olan bu…

Olacak olan bu da “çıkış yolu” bu olamaz…

Tamam… Eskişehirspor’un içinde bulunduğu durumdan desteksiz kurtulma olanağı yok.

Destek şart…

Ancak asıl iş Eskişehirspor’u yönetenlere düşüyor.

Sürekli para istemek yerine kişisel olanaklarıyla kaynak yaratmaları gerekiyor.

Bugün de gerekli olan paranın tamamını olmasa bile önemli bölümünü karşılayabilecek bir yönetim oluşturmak şart.

Bu şartın karşılanacağı zemin kongre… Ancak işin kongre salonuna bırakılmaması gerekir.

Yapılması gereken de belli…

Kendi kişisel olanaklarıyla parasal kaynak yaratabilecek güçlü ve güvenilir bir yönetim oluşturmak…

Bu konuda akla gelen isimler belli…

İlk akla gelen de Sinan Özeçoğlu… Eskişehir Basket’te yaptıkları ortada… Parasal kaynak yarattığı gibi iyi bir yöneticilik örneği de sergiledi.

Kendisine yönelik olarak söylenen tek olumsuz söz yok.

“Eskişehirspor Başkanlığı için uygun bir isim” demek yanlış olmaz…

Ne düşündüğünü bilemiyoruz…

Daha önce de dile getirdik…

Kendisinin talip olması için bir neden yok.

Ortada deyim yerinde ise “ateşten bir gömlek” var.

Kim gönüllü olarak giymek ister ki?

Sinan Özeçoğlu da başkanlığa talip olmayabilir.

Ancak kendisine görev verilirse “hayır” der mi?

Dememesi gerekir.

“İyi de görevi kim verecek” mi?

Sorunun yanıtı belli…

Her dara düşüldüğünde kimin kapısı çalınıyorsa o… Bakan Nabi Avcı…

Aslında sorumluluk üstlenmesi gereken başkaları da var.

Ancak hiç oralı değiller.

Ağızlarını açıp tek laf bile etmiyorlar.

Neyse… Onlara sorumluluklarını anımsatmak ile kaybedilecek zaman yok.

Bakan Nabi Avcı, Eskişehirspor’un sorunlarıyla yakından ilgileniyor.

Kamuoyunda “bugün de bir şeyler yapması” bekleniyor.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

Top onun üzerine atılmış durumda…

“Güçlü ve güvenilir bir yönetim” oluşturmak ona düşer.

Başkan Halil Ünal ile görüştü.

Beklentileri de öğrendi.

Bir de Sinan Özeçoğlu ile görüşse… Kendisine görevi teklif etse… Beraberinde “tamam biz destek vereceğiz de siz ne kadar para sağlayabileceksiniz” dese… Tek taraflı bir para arayışı yerine ortak para arayışı içine girilse… İyi olmaz mı?

Elbette ki çok iyi olur.

“Güçlü ve güvenilir bir yönetim” oluşturma konusunda adımlar atılabilir.

O zaman Bakan Avcı’nın yükü de azalır.

Tut ki hiç yararı olmasın… Denemenin zararı da olmaz ya…

Hele bir denensin… Bakalım sonuç ne olacak?