Ahmet Özarslan ve Necati okuroğlu… Arka arkaya göçüp giden iki Koca Çınar…
Ahmet Özarslan, sosyal demokrat hareketle özdeşleşmiş isimlerden birisi…
Sosyal demokrat partilere yolu düşüp de Ahmet Özarslan’ı tanımayan pek yoktur.
Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkaya bağlı, Akatürk sevdalısı bir isimdi o…
Ne zaman bir Milli Bayram kutlaması olsa, nerede bir yürüyüş düzenlense oradaydı.
Aktif olarak katılır, elinden bayrağı eksik etmezdi.
Oturduğu apartman bile bir başkaydı onun…
Her milli bayramda en alt katından en üst katına kadar tüm balkonlar, Türk Bayrağı ve Atatürk postarlari ile donatılırdı.
Sadık bir partili olduğu gibi güzel bir insandı da…
Kendisinden ister küçük, ister büyük olsun karşısındaki insanın önünde ceketinin düğmelerini ilikler, “kardeşim” sözünü ağzından eksik etmezdi.
Partinin yönetim kademelerinde görev aldığı da oldu.
Ancak onun için partide bulunduğu konum hiç önem taşımadı.
Hangi konunda bulunursa bulunsun, hiçbir kişisel baklentiye kapılmadan partisine hizmet etmeye çalıştı.
Dur durak da bilmezdi.
Yaşı kaç olursa olsun o hep “genç bir delikanlı” gibi koşturur dururdu.
Gerektiğinde bayrak asar bildiri dağtırdı.
Trafik kazası geçirinceye kadar ayağını partiden hiç kesmedi.
Hemen her gün uğrayıp partililerinin halini hatırını sorar, “yapılacak bir şey var mı” diye görev beklerdi.
Paritililerin dışında kamuoyunda da tanıyan çoktu.
Sevmeyeni, takdir etmeyeni var mıydı bilemiyiz…
Ancak, seveni ve takdir edeni oldukça fazlaydı.
O Cumuhuriyet Halk Partililerin çok sevdiği “Ahmet amcası”, Eskişehir politikasının koca çınarlarından birisiydi.
Önceki gün göçüp gitti…
Onun hemen arkasından göçüp giden bir başka koca çınar var.
O da necati Okuruoğlu…
Eskişehir siyasetinde merkez sağla özdeşlemiş bir isim…
Aktif politikaya başlaması, yıllar öncesine, Demokrat Parti’ye kadar uzanıyor.
70’li yıllarda Adalet Partisi’nde aktif politikaya devam etti.
Değişik kademelerde görev yaptı, il başkanlığını üstlendi.
12 Eylül darbesinden sonra “siyasi yasaklı” oldu.
Darbeciler “siyesi yasak” koysalar da Necati Okuroğlu’nun aktif siyaset yapmasına engel olamadılar.
Her Cuma Ankara’nın yolunu tuttu.
O dönemlerde “yasaklı” olduğu için “Bir Bilen” olarak tanımlanan Süleyman Demirel’lle birlikte Cuma namazını kılıp görüş alışverişinde bulundu.
Oradan aldığı bilgileri de Adalet Partisi’nin mahalle başkanlarına aktardı.
Avukatlık yazıhanesi, parti merkezinden farksız bir halde oldu hep…
1980’den sonra kurulan merkez sağ partilerin Eskişehir’deki örgütlenmelerinde de hep lider konumunda oldu.
“Yasaklı” olduğu için görev alamasa da “yöneten” konumunda oldu.
Farklı bir politakacı idi.
Ramazan aylarında teravih namazlarını hiç aynı camide kılmazdı.
Merkezden kenarlara kadar mahallelerdeki camilerde teravih namazını kılar, namaz sonrasında cami cemaati ile birlikte koyu sohbetler yapardı.
Neler yaşadı, nelere tanık oldu.
Keşke atınk olduklarını, anıların kitaplaştırabilseydi.
Düne dair önemli bir kaynak olurdu.
Başında fötr şapkası, elinde tespihi ile bir semboldü o…
Dün göçüp gitti bu danyadan…
İki Koca Çınar… Ahmet Özarslan ve Necati Okuroğlu… Bir gün arayla aramızdan ayrıldılar.
Gititkleri dönüşü olmayan yerde ışıklar altında dinlensinler…