Yok efendim, gazeteciye tatilde de rahat yok…

Hani bu, ardına baka baka ilerlemek var ya… Resmen Eskişehir’den uzaklaşırken de adeta hep ardıma baktım.

Yani telefona… :)

Özgür Özel’in veda konuşması ile başlayan Atatürk’ün partisi, Cumhuriyetin partisi, Kuruluşun, hatta Kurtuluşun partisi CHP’den ayrılışı ile başlayan bu süreç aslında belki de bazı isimler için siyasi akıbetin en belirleyici virajı oldu.

Herkes herkesi daha dikkatli takip etmeye başladı. En yürekliler bile elini yüreğine tekrar götürdü. “Bir dakika ya! Ben ne yapıyorum?” dercesine adeta çark etti, vazgeçti.

“Eskişehir, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesi…” diyenlerin siyasi lideri Yılmaz Büyükerşen, işte o elini yüreğine bir kez daha götürüp vazgeçenlerden..

Kendileri ile Sayın Kılıçdaroğlu’nun etkili bir telefon görüşmesi yaptığı ve bu konuşmanın kendisi için belirleyici olduğu iddia ediliyor.

Düşününce en ön sıradaki lider vazgeçti.

Sadece Eskişehir için değil neredeyse Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bile önerilen o isim Yılmaz Büyükerşen, Cumhuriyet Halk Partisi’nden vazgeçer gibi olsa da yapamadı.

Şimdi bu ayrılamayış birileri için de belirleyici etkili hatta işte işaret anlamı yüklenen yüzyılın hareketi olabilir mi?

Diğer taraftan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce liderliğinde Porsuk Konukevi’nde gerçekleşen buluşmadan da ‘bekleme’ kararı çıkmaz mı?

Tarafsız olmayan ama kararsız olan belediye başkanlarımız birden gündeme oturdu.

Bence bu da çok net bir karar.

Neden mi?

CHP’de hesaplar yeniden yapılıyor. Ayşe Ünlüce tarafsız değil, kararsız bir tutum sergiliyor.

Yeni Parti tarafında Ayşe Ünlüce’nin milletvekili tarafına kaydırılacağı Kazım Kurt’un ise yeni Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağız sıkça dillendiriliyor.

Bunu, daha parti dağılmadan mevcut zeminde düşünürken yeni bir omurgada hayata geçirmek için daha uygun görülür diye düşünüyorum.

CHP tarafında ise Ayşe Ünlüce‘nin son çıkışlarının Kılıçdaroğlu nezdinde kabul görmediği ileride aday gösterilmesi konusunda da ciddi sıkıntılar yaşayabileceği söyleniyor.

Jale Nur Süllü ile Ünlüce‘nin arasında soğuk rüzgârlar estiği, Ayşe Ünlüce‘nin kararsızlığının ona pahalıya patlayacağı düşünülüyor.

Jale Nur Süllü’ye edilen hakaretler geldi aklıma.

Onu öteleyen “istisnalar hariç” ifadesi…

İstisna olarak artık yalnız değil mi yoksa?

Tüm bunlar olurken neden kimse elini yüreğine bir kez daha götürmedi bunu da düşünmekten kendimi alamıyorum.

Aman Allah’ım Eskişehir’den uzaklaşmak mümkün değil mi yoksa?

Orada değilken bile oradayız…

Gündem çok yoğun…

Nerede olursak olalım, yazmaktan, işaret etmekten ve ifade etmekten geri duramayız.