Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Büyük Kongresi, üçüncü kez olağanüstü olarak toplandı.
Toplanma nedeni malum…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden partinin başına getirmek için…
Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra partisinden istifa etti.
Etmesine etti de beraberinde parti ile ilişiğini tam anlamıyla kesti mi?
“Evet” demek olanaksız…
Resmen olmasa bile fiilen partiyi yöneten de o oldu.
Anayasa değişikliği ile birlikte “fiiliyatı resmiyete dönüştürme” olanağı yaratıldı.
Bu olanak anında değerlendirildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önce partiye üye oldu, dün yapılan Büyük Kongre’de de yeniden partinin başına geçti.
Büyük Kongre’de yapılan yalnızca genel başkan seçimi ile sınırlı değil… Aynı zamanda diğer yönetim organları için de seçim yapıldı.
Organlar arasında en önemlisi kuşkusuz Merkez Karar Yönetim Kurulu… “Partinin A Takımı” dense olur.
50 üyeden oluşuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkan seçildiği Büyük Kongre’de oluşturulan Merkez Karar Yönetim Kurulu, bir önceki dönemden çok farklı…
“Liste dışı” kalan isimlerin sayısı oldukça fazla…
Birisi de Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay…
Binali Yıldırım’ın Genel Başkan seçildiği Büyük Kongre’de Merkez Karar Yönetim Kurulu’na girdi.
Önemli görevler de üstlendi.
Yeni dönemde Merkez Karar Yönetim Kurulu’nda yok.
“Liste dışı” kalmasının nedenini bilemiyoruz.
TBMM’de de önemli görevleri var.
Onun için olabilir.
Büyük ölçüde değişen Merkez Karar Yönetim Kurulu’nda Emine Nur Günay yok.
Ancak yine bir Eskişehir temsilcisi var.
O da Milletvekili Harun Karacan…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulan Merkez Karar Yönetim Kurulu’nda yer aldı.
Bu son derece önemli…
Harun Karacan açısından bakıldığında “büyük başarı” demek yanlış olmaz.
Bu gelişme aynı zamanda Eskişehir’deki siyasi kulislerde dolaşan iddialar için “yanıt” anlamını da taşıyor.
Duyanlar olmuştur.
Son aylarda kulaktan kulağa yayılan iddialar var.
Harun Karacan, referandum sürecinde “bireysel çalışmayı tercih etmiş” gibi göründü.
İlçe gezilerini de kent merkezindeki ziyaretlerini de genellikle tek başına yaptı.
Öyle olunca iddialar da alabildiğine yoğunlaştı.
“Harun Karacan’ın üzeri çizildi” sözleri ile başlayan fısıltılarda neler söylendi neler.
“Harun Karacan, teşkilatla çalışmak yerine bireysel çalışmayı tercih ediyor. Bu nedenle teşkilatla zaten çok iyi olmayan ilişkileri iyice bozuldu. Eskişehir teşkilatı ile arası bozulduğu gibi genel merkezde de isminin üzeri çizildi…”
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Harun Karacan’ı gözden çıkartmış durumda. Referandum sürecinde yaptığı Eskişehir ziyareti sırasında çok farklı kişilerle görüşmesine rağmen Harun Karacan’la görüşmedi…”
Ve benzeri daha neler…
Harun Karacan iddialara karşı ağzını açıp tek laf etmedi.
Parti yönetimleri tarafından iddiaları yalanlayacak bir tavır da sergilenmedi.
Öyle olunca iddialar önemli ölçüde inandırıcılık da kazandı.
Dün yapılan Büyük Kongre ile birlikte tüm iddialar da “geçersiz” oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulan Merkez Karar Yönetim Kurulu’na girmek kolay iş değil…
“Liste dışı” kalan, “üzeri çizilen” nice “deve dişi gibi adam” var.
Dedik ya, Harun Karacan’ın ulaştığı büyük başarı.
Anlaşıldı ki “gözden düşmesi” ya da “isminin üzerinin çizilmesi” söz konusu bile değil... “Göze girmiş” dense bile olur.
Bu, Harun Karacan’la ilgili iddiaların ilk “boşa çıkması” değil… Geçmişte kalan başka örnekler de var.
Anımsanacaktır.
“Harun Karacan kesinlikle olmaz” denilirken Türkiye’nin ilk açıklanan Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Harun Karacan oldu.
Seçimi kazanamadı.
Sonrasında da “isminin üzeri çizildi” hatta “siyasi yaşamı bitti” iddiaları aldı başını gitti.
Sonra ne oldu…
1 Kasım milletvekili genel seçimlerinde adaylık başvurusu olmadığı halde aday listesinin ikinci sırasında yer alıverdi.
Şimdi de “gözden düştü” iddiaları alabildiğine yaygınlaşmışken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulan Merkez Karar Yönetim Kurulu’na girdi.
İddialar bir kez daha “asılsız” çıkmış oldu.
Gelecek süreçte benzeri iddialar ortaya atılır mı bilemeyiz.
Ancak ortaya atılsalar bile artık hiç inandırıcı olmazlar.