Büyükşehir Belediyesi’nde “çalışma sezonu” açıldı.

Açılış için tören de yapıldı.

Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı işçilere seslendi.

“… Sınırlı kaynaklar ile genişleyen hizmet alanımızda zor ama başarılı işler gerçekleştiriyoruz. Eskişehir, sizlerin emeği ile daha güzelleşiyor. Eskişehirliler rahat yaşayabilecekleri bütün imkanlara sizlerin emekleri sayesinde sahip oluyorlar. Yaptığınız başarılı çalışmalarla şehrimizin yüzünü yine güldüreceğinize, şehrimize yakışır işler ortaya koyacağınıza eminim…”

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın söyledikleri özetle böyle…

“Övgülerle işçilere moral vermeye çalıştı” dense olur.

Övgü dolu sözler güzel de ya uygulamalar?

Ağızlardan çıkanların tam tersi… “Moral bozucu” türden…

Bu konudaki örnekler oldukça fazla… Üzerlerine yeni eklenenler de var.

Birisi yıllık izinlerle ilgili…

Büyükşehir Belediye Başkanı, üst düzey bürokratlar için “izin kısıtlaması” getirir.

Kısıtlamayı kendilerine iletir.

“Üç ay boyunca yalnızca 10 izin yapacaksınız. Zorunluluk dışında 10 günden fazla izin kullanmayacaksınız” der.

“Çalışma sezonu” başladı ya… Üst düzey bürokratlar için “izin kısıtlaması” doğal karşılanabilir.

Ancak “izin kısıtlaması” yalnızca üst düzey bürokratlar ile sınırlı kalmış değil…

Kapsamı alabildiğine genişletilmiş durumda…

İşin ilginci kapsam sabit de değil…

“O da ne demek” mi?

Söyleyelim…

12 Mayıs Cuma günü sözlü bildirimde bulunulur…

“Tüm personel 3 ay boyunca en az 4 gün, en fazla da 10 gün izin kullanabilecek” denilir.

Personel şaşırıp kalır.

İtirazlar da yükselir.

İtirazlar üzerine 15 Mayıs Pazartesi günü “izin kısıtlaması” kapsam değiştirir.

Değişim “daralma” yönünde…

Kapsamdan çıkartılan da kadrolu işçiler.

Yeni bildirime göre onlar 1 ay izin kullanabilecekler.

Kapsamdan çıkartılmaları boşuna değil…

Büyük bölümünün geçmiş yıllardan kalan izinleri var.

Yine izin kullandırılmasa kullanılmamış izinlerin toplam süresi iyice uzayacak.

Bu durum anımsatılır.

Anımsatma sonucunda kadrolu işçiler “izin kısıtlaması” kapsamından çıkartılır.

Yeni bildirime göre “izin kısıtlaması” memurları ve hizmet alımı yöntemiyle çalıştırılan işçileri kapsıyor.

“3 ay süresince en az 4 gün, en fazla da 10 gün izin” kullanabilecekler.

Personele yönelik kısıtlamayı yapanlar üst düzey bürokratlar.

Ne düşündüklerini bilemiyoruz.

“Madem biz izin kullanamayacağız, işçiler ve memurlar da kullanmasın” demiş olabilirler.

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kısıtlamadan haberdar olup olmadığını bilemiyoruz.

Ancak personelin morali bir hayli bozulmuş durumda…

Yalnızca “izin kısıtlaması” olsa neyse… Onun üzerine eklenen bir başka moral bozucu faktör var.

Hizmet alımı yöntemi ile çalıştırılan işçilerin maaşları her ayın 10’nunda yatırılıyor.

Mayıs ayının 10’nu geride kaldı.

Buna karşın işçiler maaşlarını alabilmiş değiller.

“Maaşlar Pazartesi günü yatacak” denildi.

Ancak denilen olmadı.

Maaşlardaki gecikme süresi 5 gün…

“Çok uzun” sayılmaz.

Ancak işçilerin aldığı para belli… Tamamının da verilecek yeri var.

Maaşların alınmasıyla dağıtılması bir oluyor.

Onun için bir günlük gecikme bile sıkıntı yaratıyor.

Beş günlük gecikmenin yarattığı sıkıntı büyük…

Moraller bozulmaz mı?

Elbette ki bozulur.

Bir yanda “izin kısıtlaması”, bir yanda maaşların zamanında ödenmemesi…

“İşçilere izin de yok, para da” dense olur.

İkisinin olmadığı yerde olacak olan belli…

Moral bozukluğu ve huzursuzluk…

Büyükşehir Belediyesi’nde olan da bu zaten…

Büyükşehir Belediye Başkanı, “çalışma sezonu” açılışında işçilere yönelik övgü dolu sözler söyledi ya… İlk duyulduklarında nasıl bir etki yarattıklarını bilemiyoruz.

Artık hiçbir anlam taşımıyorlar.

İzin ve para olmadıktan sonra o övgü dolu sözler ne işe yarayacak?

Ağızlardan çıkan sözler ne kadar güzel olurlarsa olsunlar boşuna… Güzel sözler karın doyurmuyor ki?