Sakalar, sözleşme sürelerinin uzatılmasını istiyorlar.

İsteğin yadırganacak bir yanı yok.

Tam aksine haklı bir istek…

Sözleşme süresi, yakın bir geçmişe kadar 5 yıldı zaten…

Yapılan bir yönetmelik değişikliği ile 1 yıla düşürüldü.

“Kazanılmış haklar elden alındı” dense de olur.

Süre kısalığının ve her yıl yenilenmesinin yarattığı sıkıntılar var.

Daha önce de dile getirdik.

Yinelemeye gerek yok.

Sakalar, yaşanan sıkıntılar nedeniyle sözleşme süresinin uzatılmasını istiyorlar.

İsteklerinin karşılanması karşılığında bulundukları bir taahhüt var.

“Eskişehirspor’a parasal destek…”

Tutarı da belli…

Toplam 1 Milyon 400 Bin Türk Lirası… Saka başına 10 Bin TL düşüyor.

Büyükşehir Belediyesi açısından “kayıp” diye bir şey söz konusu değil…

Kasasından tek kuruş bile çıkmayacak.

Dahası “gelirinde azalma” falan da yok.

Sakalardan alınan para yine alınacak.

Doğal olarak yasalar açısından bir sakınca da oluşturmuyor.

Uzun sözün kısası, isteğin karşılanmasında “kamu zararı” yok. Tam aksine “Eskişehirspor’a yarar” var.

İstek karşılandığında kimse “neden karşılandı” demez…

Daha önce de dile getirdik.

Sakaların sözleşme süresinin uzatılması ile Eskişehirspor’a parasal destek ilişkisi kendiliğinden kurulmuş değil…

Yapılan görüşmeler sonunda kuruldu.

Dahası yazıya dökülüp imza altına alınmamış olsa da sağlanan bir anlaşma da var.

Taraflarından birisi de Büyükşehir Belediyesi temsilcisi… Aksi düşünülemez zaten.

İsteğin karşılanması konusunda yetkili olan organ belli…

ESKİ Genel Kurulu…

Gündemine getirildi.

Görüşülüp karara da bağlandı.

Ancak, alınan kararın yaşama geçirilmesi konusunda kuşkular var.

Oluşmalarının nedeni de Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tavrı… Son derece olumsuz…

İsteğin karşılanması şöyle dursun konunun gündeme alınmasına bile karşı çıktı.

Gösterdiği bir gerekçe var.

O da Sayıştay raporu…

“Sürekli ikazlar yapılıyor” muş… “Bugüne kadar yapılan ikazlar dikkatlerden kaçmış”… “Artık ikazlar doğrultusunda ihale yapılacak” imiş… “Sakalık uygulamasını sürdürmek yasalara aykırı” imiş…

Falan filan…

Ortaya konulan gerekçenin “inandırıcı” bir yanı yok.

Nasıl olsun ki?

Sayıştay raporları ile “tenkit” edilen, “düzeltilmesi istenen” çok sayıda uygulama var.

Onlar dikkate alınmazken, “defalarca yapıldı” denilen bir “ikaz” birden “dikkate değer” bulunuyor. Dahası “uyulması yasal zorunluluk” gibi gösteriliyor.

Onun için gösterilen gerekçe “inandırıcı” bulunmuyor.

ESKİ Genel Kurulu’nda “Sayıştay raporunun engel olmadığı” dile getirildi.

“Sayıştay raporu bağlayıcı değil. Yönetmelik değişikliğinin yasalara aykırı bir yanı yok” denildi.

Ama dinleyen kim?

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tavrında bir değişiklik yok.

Onun içindir ki, alınan kararın uygulamaya konulması konusunda kuşkular oluşmuş durumda…

Umarız ki “yersiz” çıkarlar.

İşin dikkat çekici bir yanı daha var.

“Kalabak Suyu dağıtımının ihaleye çıkartılması gerekiyor” deniliyor ya... Kalabak Suyu yalnızca damacanalarla pazarlanmıyor ki…

Damacanaların yanı sıra pet şişe ve bardak ile de pazarlanıyor.

Damacanaların sakalar tarafından dağıtılması yarım asrı geride bırakan bir uygulama… Pet şişe ve bardak ile pazarlama ise “daha yeni” sayılır.

Damacana ile dağıtım 140 saka tarafından yapılıyor.

Pet şişe ve bardak ile pazarlama yapan ise tek bir şirket…

Pet şişe ve bardak ile pazarlama işinin o şirkete nasıl ve hangi koşullarda verildiğini bilemiyoruz.

Ancak “ihale yapılması” söz konusu değil… Yapılmış olsaydı duyulurdu.

Sayıştay raporunda “Sakaların su pazarlaması yasalara aykırı” bulunup “ihale yapılması gerekir” deniliyor da pet şişe ve bardak ile pazarlama konusunda tek laf edilmiyor mu?

Yarım asırlık bir uygulama “yasalara aykırı” bulunurken pet şişe ve bardak ile pazarlama işinin özel bir şirkete verilmesi “yasal” mı biliniyor?

“Sakalarla sözleşme yapılmayıp ihaleye çıkılacak” ise pet şişe ve bardak ile pazarlama işi aynen devam mı ettirilecek?

Ve asıl önemli bir soru…

“Sayıştay raporundaki asıl tenkit konusu, özel şirkete verilen pazarlama işi olduğu halde sakalara gözdağı vermek için mi kullanılıyor?”

Oluşan başka sorular da var.

Ancak hepsini sıralamaya gerek yok.

“Eskişehirspor’a parasal destek” yaratan haklı bir istek karşısında sergilenen tavır anlaşılır gibi değil…

Oluşan “acabalar” oldukça fazla…

İnsan “bu işte başka bir iş var” demekten kendini alamıyor.

Evet… Bu işte başka bir iş var olmasına var da nedir acaba?