ESKİ Genel Kurulu olağanüstü olarak toplandı.
Oldukça tartışmalı geçti…
Aslında tanık olunanlara “tartışma” demek çok doğru değil…
Hangi organ olursa olsun, gündemindeki konular üzerinde görüş ayrılığı olabilir…
Olduğunda farklı görüşler ortaya konulur.
“En doğruyu bulmak” için farklı görüşler tartışılır… Üzerlerinde değerlendirmelerde bulunulur.
Tartışma ve değerlendirmeler sonunda ortak bir noktada buluşulabilir.
Buluşulamıyorsa da “oylama” ile konu karara bağlanır.
Kurul ya da organlarda bunların yaşanması son derece doğal…
Yadırganacak en küçük bir yanları bulunmuyor.
ESKİ Genel Kurulu’nda tanık olunanların bunlarla uzaktan yakından ilgisi yok.
Her şeyden önce “en doğruyu aramak” diye bir şey söz konusu değil…
Böyle bir şey olmayınca “uzlaşma çabası” olabilir mi?
Elbette ki hayır…
Çaba harcanması şöyle durusun “uzlaşmak” akılların ucundan bile geçirilmiyor.
Tarafların amacı belli…
Kısaca “teslim almak” denilebilir.
Amaç bu olunca karşılıklı diyaloglar için “tartışma” demek olanaksız…
Hele bir üslup var ki, inanılır gibi değil…
Televizyonlardan yayınlanırken “uyarı” işaretleri koymak gerekir.
Söz konusu olan ESKİ Genel Kurulu değil de bir başka şey sanki…
“Köy kahvesi” tanımlaması bile yapılamaz.
Böylesi diyaloglar artık oralarda bile olmuyor.
Tanık olunanlar için çok farklı tanımlamalar yapılabilir.
Ancak “tartışma” denilemez.
Yok öyle bir şey…
Neyse…
ESKİ Genel Kurulu’nun gündeminde farklı konular vardı.
Ancak, üzerinde kıyametler kopartılan konu belli…
“Ilıca Barajı…”
Uzunca bir süredir kentin gündeminde…
BAKIŞ sütunlarına da sıkça konu oldu.
Barajla ilgili gerçekleri kesinleşmiş yargı kararları ile birlikte ortaya koyduk.
Büyükşehir Belediye Başkanı’nın olaya yaklaşımı belli…
Sanki ortada kesinleşmiş yargı karaları yok...
Sanki ESKİ Genel Müdürlüğü’nün yaptıklarının hepsi doğru ve yasalara uygun…
Sürekli “engelleniyorum” deyip duruyor.
“Algı operasyonu” ile konuyu hiç olmayacak yerlere çekip “su mücadelesi” haline getirmeye çalışıyor.
Amacı belli…
Haklı itirazları “kamuoyu baskısı” ile yok etmek istiyor.
“İşi olur hale getirmeye çalışmak” yerine dayatmalarda bulunuyor.
ESKİ Genel Kurulu’nun olağan toplantısında gündeme getirilen bir “ödenek talebi” var.
Kabul edilmedi.
Orya konulan gerekçe de “yargı süreci” oldu.
Peki ya sonrasında…
Büyükşehir Belediyesi’ne ait “Bizim Şehir” isimli bültende ESKİ Genel Kurulu’nda alınan karara yer verildi.
Verilmesine verildi de nasıl?
Ödenek talebini kabul etmeyen Adalet ve Kalkınma Partili üyelere ağır suçlamalarda bulunuldu.
Yöneltilen suçlamalar arasında “Eskişehir’e ihanet” bile var.
Yapılan bu kadar da değil…
Suçlamalar “genel suçlama” düzeyinde tutulmadı.
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Adalet ve Kalkınma Partili üyelerinin fotoğrafları yayınlanıp “işte Eskişehir’e ihanet edenler” demeye getirildi.
İnanılır gibi değil…
Bir örneğini bulmak da olanaksız…
Tüm bunlar yapıldıktan sonra ESKİ Genel Kurulu olağanüstü olarak toplantıya çağrıldı.
Gündeme getirilen konu aynı…
“Ilıca Barajı için ödenek talebi…”
Şaşırmamak olanaksız…
Aynı konu sıcağı sıcağına gündeme getirilirken ne bekleniyordu ki?
“Kabul edilmesi bekleniyordu” denilemez.
Nasıl beklenebilir ki?
Siz, gündeme getirdiğiniz talebin kabulünü istediğiniz insanlara olmadık suçlamaları yönelteceksiniz… “Eskişehir’e ihanet ediyorlar” bile diyeceksiniz… Sözlü suçlamalarla yetinmeyip suçlamalarınızı belediyenin yayın organında yazılı hale getireceksiniz… Dahası bununla da yetinmeyip fotoğraflarını yayınlayıp “hedef” göstereceksiniz.
Sonra da onları toplayıp “ödenek talebimi kabul edin” diyeceksiniz.
Olacak şey mi bu?
Elbette ki hayır…
Böylesi bir yaklaşımın amacı için “üzüm yemek” denilebilir mi?
Kesinlikle denilemez…
Amaç başka…
Şimdi talep yine kabul edilmedi.
Haydi Adalet ve Kalkınma Partili üyelerin tavrı için “engelleme” denilsin… Peki Büyükşehir belediye Başkanı’nın sergilediği tavır için ne denilecek?
Aslında denilecek çok şey var.
Ama neyse…