CHP’de ortam iyice gerildi.
Son yaşanan gelişmeler parti örgütünde önümüzdeki günlerde daha hareketli bir sürecin yaşanacağının sinyallerini veriyor.
Her şey, Egemen Yağcıoğlu’nun sosyal medya hesabından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile çekilmiş bir fotoğrafını paylaşmasıyla başladı.
Peki, bu görüşme sıradan bir ziyaret miydi?
Bence değil!
Hatta Egemen Yağcıoğlu’nun bu hamlesi için adeta füze attı desek yeridir.
Kendisi görüşmeyi olağan bir ziyaret olarak nitelendirse de zamanlaması ve sonrasında yaşananlar, bu buluşmanın siyasi açıdan dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Yağcıoğlu ile görüştüm.
Kısa konuştu.
Şöyle dedi:
“Genel başkanımızla telefonda ayda iki kez zaten görüşüyoruz. Ancak atama sürecinden bu yana kendisiyle bir araya gelmemiştim. Randevu alarak genel merkeze geldim”
Peki, görüşmede neler konuşuldu?
Yağcıoğlu’nun yanıtı şöyle oldu:
Fon konusu, Türkiye gündemi, CHP’nin genel siyaseti ve Eskişehir siyaseti üzerine sohbet ettiklerini belirtti.
Ancak görüşmenin ayrıntılarını paylaşmadı.
“Ne konuşuldu, ne sordu; iki kişi arasında kalır, söylenmez” diyerek ayrıntılara girmedi.
Yani sır vermedi!
Ancak siyasette bazen söylenenlerden çok, söylenmeyenler merak uyandırır.
Hele ki ziyaretin zamanlaması, parti içindeki dengelerin tartışıldığı bir döneme denk geliyorsa…
Egemen Yağcıoğlu’nun pazartesi günü gerçekleştirdiği ziyaretin ardından salı günü bu kez CHP Eskişehir örgütü Ankara’daydı.
İl Başkanı Volkan Enver Kılıç başkanlığında partililer genel merkeze götürüldü.
Volkan Enver Kılıç partisinin grup toplantısına katıldı.
Ancak burada da dikkat çeken ayrıntılar vardı.
Üç otobüs partili götüreceğini söylediği belirtilen Volkan Bey’in yalnızca bir otobüsü doldurabildiği konuşuluyor.
O da gerçekten doldu mu, açıkçası bilmiyorum.
Ankara’daki kuşlarıma koltukları tek tek saymalarını söylemedim.
Şimdi kimse mahcup olmasın!
Ama duyduğum bir başka ayrıntı daha var.
Tepebaşı İlçe Örgütü’nden katılım olmamış.
Bu durum, örgüt içindeki birlik ve beraberlik açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Gelelim asıl meseleye…
Buraya kadar anlattıklarımın ardından kulislerde konuşulan bir iddiayı da paylaşayım.
İddialara göre Kemal Kılıçdaroğlu, Volkan Enver Kılıç’a örgütün sahadaki çalışmaları konusunda eleştirilerde bulunmuş.
Hatta kendisine, “Sahaya inmiyormuşsunuz” dediği öne sürülüyor.
Böyle bir iddianın gündeme gelmesi bile parti içindeki tartışmaların hangi noktaya geldiğini gösteriyor.
Bir başka dikkat çekici ayrıntı da Ankara yolculuğuyla ilgili.
Örgütüyle birlikte otobüsle gitmesi beklenen kraliyet mensuplarından Volkan Bey’in Ankara’ya kendi özel aracıyla gittiği, yanında ise geçtiğimiz seçimlerde delege yapılmadıkları gerekçesiyle ortalığı yangın yerine çeviren Kazım Durur’un bulunduğu konuşuluyor.
Şimdi insan sormadan edemiyor:
Örgütün başındaki isim, örgütüyle ne kadar bütünleşebiliyor?
Elbette herkesin ulaşım tercihi kendisini ilgilendirir.
Ancak konu parti örgütü, birliktelik ve siyasi dayanışma olunca görüntünün de bir anlamı vardır.
Şimdi gelin, yaşananları bir araya getirelim.
Bir yanda pazartesi günü Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen Egemen Yağcıoğlu…
Diğer yanda salı günü örgütü Ankara’ya götüren, grup toplantısına katılan Volkan Enver Kılıç…
Üst üste iki ziyaret, üst üste iki farklı gelişme!
Bütün bunlar, CHP Eskişehir örgütünde yaklaşan kongre süreci açısından nasıl okunmalı?
Bana kalırsa mesele yalnızca iki ziyaretin ötesinde.
Parti içindeki dengeler, örgütün sahadaki gücü ve il başkanlığı yarışına ilişkin hesaplar yeniden şekilleniyor olabilir.
Kulislerde konuşulan bir başka iddia da Egemen Yağcıoğlu üzerindeki baskının arttığı yönünde.
Hakkında soruşturma başlatılarak disipline sevk edilmesinin ve böylece il başkanlığı adaylığının önünün kesilmesinin amaçlandığı ileri sürülüyor.
Siyasette bir adayın önünü kesmeye yönelik hamleler, bazen beklenenin tam tersine sonuç verebilir.
Egemen Yağcıoğlu’nun adaylığının engellenmeye çalışıldığı iddiaları doğruysa, bu durum kongre sürecini daha da hareketlendirebilir.
Çünkü bir adayın önüne engel koyduğunuzu düşünürken, karşınıza başka isimlerin çıkabileceğini de hesaba katmanız gerekir.
Egemen Yağcıoğlu’nun önüne engel konulsa bile, onun desteklediği ya da aynı siyasi çizgide duran başka bir adayın ortaya çıkması ihtimal dahilinde.
Yani mesele yalnızca bir isim meselesi olmayabilir.
CHP’de kongre süreci yaklaşırken kimsenin koltuğunun garanti olduğunu düşünmemesi gerekiyor.
CHP Eskişehir’de taşlar yerinden oynuyor mu?
Bunu önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
Ama benden söylemesi:
Örgütüne sahip çıkamayan, sahaya inemeyen ve Ankara’ya giderken bile örgütüyle aynı yolu yürümekten kaçınan Volkan Enver Kılıç şunu unutmasın…
CHP’de koltuklar kişisel hesaplarla korunmaz.
Egemen Yağcıoğlu gibi hamle yapmayı bilenlerin önüne set çekmeye çalışanlar, gün gelir o setlerin altında kalır!