Şehri Derya Parkı DSİ’ ye teslim edildi.
Teslim edilmesine edildi de henüz gündemden inmedi.
Açıklamalar bir birini izliyor.
Son olarak yapılan iki açıklama var.
Yapanlar Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt…
Tarafların en yetkili isimleri…
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun açıklaması hem savunma hem da suçlama içeriyor.
“Biz burayı belli bir süreliğine Odunpazarı Belediyesi’ne tahsis etmiştik. Süresi dolunca özellikle vatandaşlardan şikayetler geldi. Burada belediyenin paraları ile bir takım ağırlamalar oluyor. Biz de burayı Devlet Su İşleri çalıştırsın, devlet çalıştırsın, daha güzel hizmet versin dedik. Alınma söz konusu değil, tahsis süresi dolan bir tesis. Hatta süresi bir yıl kadar da geçmişti. DSİ’ ye ait bir yerdi. Üstelik orada başka tesisler de var. Orman teşkilatı oradan yangın için su alıyor. DSİ’ nin kendi tesisleri de var.
Bunların müşterek olarak işletilmesi gerekir. Bu maksatla aldık. Yoksa seçimlerden hemen sonra sözleşmeyi iptal edip alabilirdik. Yapmadık.
Bu mesire alanı Eskişehir’in, Eskişehirlilerindir. Ben de bu bölgenin bir evladı olarak, doktorasını Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri üzerine yapmış biri olarak burayı Eskişehir’e en güzel hizmet verecek şekilde hazırlık yaptık.
Ama üzüldüğüm nokta şu, belediye oradaki çöp kutularını, elektrik direklerini, mobilyaları ne varsa taşımış. Burası Eskişehir’e kalacak. Başka bir yere götürmüyoruz. Bunu özellikle belirteyim.
Bunun bu şekilde polemik olarak kullanılması fevkalade yanlıştır. Süresi çok önce bitti, biraz da müsaade gösterdik. Netice olarak bunun ortak işletilmesi gerekiyor.
Biliyorsunuz DSİ bu konuda bütün Türkiye’deki en güzel tesisleri işleten kurumdur. Burası da gönül bağım olan Eskişehirlilere daha güzel hizmet sunmak için DSİ tarafından işletilecek. Başka kimseye vermiyoruz. Kendi mülkümüz, bunu siyasi maksatla kullanıyorlar. Bu doğru değil.
Kanlıpınar Göleti ile rekreasyon alanı bir bütün halinde işletilecek. Şehri Derya Parkı bundan sonra da Eskişehirlilere en iyi şekilde hizmet vermeye devam edecek.
DSİ Genel Müdürlüğü şu an itibariyle 92 adet rekreasyon projesini işletmektedir ve bu konuda oldukça tecrübelidir. Kimsenin bu hususta endişesi olmasın. Eskişehir’imiz ve Eskişehirliler her şeyin en güzeline layıktır. Biz de bu güzel şehrimizin hizmetkarı olarak ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz…”
Bakan Eroğlu’nun açıklaması böyle…
Eskişehir’e ve Eskişehirlilere yönelik güzel sözler içeriyor.
Bunlar iyi hoş da bazı ifadeler de var ki itiraz etmemek elde değil…
Bakan diyor ki
“…Biliyorsunuz, DSİ Türkiye’deki en güzel tesisleri işleten kurumdur.”
Bakan bu sözleri Afyon’da söyledi.
Oradakiler belki biliyorlardır.
Ancak Eskişehirliler “DSİ’nin iyi bir işletmeci” olduğunu bilmiyorlar.
Bildikleri tam tersi…
Eskişehir’de Orman Fidanlığı gibi harika bir alan var.
Bir zamanlar Eskişehir’in en gözde mesire alanı idi.
Ya bugün ne halde?
“İçler acısı bir halde” dense yeridir.
Bakımsızlıktan tel tel dökülüyor.
Bakan Eroğlu görmedi sanırız… Eskişehir’e geldiğinde Orman Fidanlığı’na gitse de görse halini…
O güzelim yer bu hale nasıl geldi?
Bu hale gelişinin tek sorumlusu var.
O da DSİ…
Orman Fidanlığı o hale getirilmişken Bakan Veysel Eroğlu’nun “DSİ işletmecilik konusunda tecrübelidir. En güzel tesisleri işletiyor” sözleri inandırıcı olabilir mi?
Elbette ki hayır…
Kamuoyunda bir endişe varsa boşuna oluşmamıştır.
Bakan Eroğlu’nun dikkat çekici başka ifadesi daha var.
“Orada belediyenin parası ile bazı ağırlamalar yapıldığı yolunda şikayetler geldi” diyor.
Şikayetçi olarak vatandaşları gösteriyor.
Ancak doğru adres vatandaşlar olamaz…
Daha önemlisi bu sözler söylendikten sonra gösterilen “orman yangınlarında helikopterler su alacak” gerekçesi inandırıcı olamaz.
Olmuyor da zaten…
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da yaptığı açıklamada bu konuya değiniyor.
“Bakanlık açıklamasında ‘yangınlarda su almak için boşaltıyoruz’ deniliyor. Biz varken su almayı engelleyen bir mekanizma mı vardı? Biz varken de izin alınmasına bile gerek yok. Helikopter gelecek suyu alıp gidecek. Biz ne yapabiliriz ona? Yangın olağanüstü bir durum. Bu olağanüstü durumda mal, mülk hesabı mı yapacağız? Biz de taşırız suyu…”
Bu sözlere itiraz edilebilir mi?
Elbette ki hayır…
İstenildiği kadar ısrarla söylensin… “Orman yangını” gerekçesi inandırıcı olmaz.
O işin kılıfı…
Asıl gerekçe belli… O parkın Odunpazarı Belediyesi’nin elinde olması istenmiyor.
Başkan Kurt’un açıklamasında belediyeye yönelik suçlamalara yanıt da var.
“…Devir sırasında faydalı masraflarımızı verin dedik. ‘Vermeyiz” dediler. Elektrik direği bana her yerde lazım. Gider başka parka koyarım. Ben buna para vermişim, benim paramı vermiyorsa ben niye vereyim. Bize ait oldukları halde orada bıraktığımız çok şey var.
Üstelik bir de 3 kişi bizden, 3 kişi DSİ’den temsilcinin imzaladığı bir tutanakla teslim ettik işleri. Herkes gördü neyin ne olduğunu. DSİ yetkililerinin hiçbir itirazı olmadı. Bizim arkadaşlarımız muhalefet şerhi koydular. Dedik ki dava hakkımızı saklı tutuyoruz. Mahkeme bir karar vermiş. Mahkeme kararı neyse biz ona uyduk. Sözleşmede ne varsa DSİ de ona uyacak…”
Kazım Kurt’un suçlamalara yanıtı da böyle…
Doğru ya… Şehri Derya Parkı’nın devir teslimi iki kurumun temsilcileri tarafından gerçekleştirildi.
İmzalanan “devir teslim tutanağı” da var.
DSİ temsilcileri parkı incelemeden mi imzaladılar tutanağı?
Elbette ki öyle değildir.
O zaman tutanak itirazsız olarak imzalandıktan sonra neden suçlamalar yapılıyor ki?
Anlamak gerçekten zor…
DSİ de Odunpazarı Belediyesi de kamu kurumu…
Aralarındaki ilişkiye ir bakın… “Kamu kurumları ilişkisi” demek olanaksız…
Hoş bir durum değil… Kimlere ne kazandırır bilemeyiz ama kurumlara çok şey kaybettirir.
Başlangıçta da belirttik… Şehri Derya Parkı gündemden inmiyor.
Kolayca ineceğe de benzemiyor.
Bakalım daha neler göreceğiz…