Geçtiğimiz haftalarda gündeme gelen, tartışma yaratan bir konu var.

Kısaca “Eskişehirspor’a destek” denilebilir.

“Eskişehirspor’a destek” tartışma konusu olabilir mi?

Doğalında olmaması gerekir.

Ancak oldu.

Nedeni belli…

“Olayın taraflarının kamuoyunu bilgilendirmemeleri ve oluşan soruları yanıtlamamaları” denilebilir.

Tavırlarını anlamak olanaksız…

Onlar suskun kalsalar da işin özü belli…

Eskişehirspor’a parasal destek verecek olanlar Kalabak Suyu dağıtıcıları… Kamuoyunda bilinen adlarıyla da sakalar…

Destekleri karşılıksız değil…

Parasal desteğe karşılık olarak beklentileri var.

“Sözleşme sürelerinin bir yıldan beş yıla çıkartılmasını” istiyorlar.

Konu masaya yatırıldı.

Görüşmeler sonunda anlaşma sağlandı.

Üzerinde anlaşılan parasal destek tutarı 1 Milyon 400 Bin Türk Lirası… Saka başına 10 Bin Türk Lirası düşüyor.

“Sucular Odası, sakalardan topladığı 1 Milyon 400 TL’yi Eskişehirspor yönetimine verecek, karşılığında da sözleşme süreleri bir yıldan beş yıla uzatılacak.”

Anlaşma bu…

Tarafları da belli…

Üç kurumun yetkilileri…

Sucular Odası yöneticileri üzerlerine düşeni yapıp sakalardan para toplamaya başladılar.

Topladıkları parayı hemen vermek istemediler.

“Önce süre uzatımı sonra para” dediler.

Ancak, Eskişehirspor yöneticilerinin ısrarlı istekleri üzerine ilk etapta topladıkları parayı Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal’a teslim ettiler.

Verdikleri paranın tutarı 750 Bin TL…

Az para değil…

“Vereceğiz” dedikleri paranın yarısı…

Sucular Odası yöneticileri için “taahhütlerini yerine getirdiler” denilebilir.

En azından “kaparo” vermiş oldular.

Sıra isteklerinin karşılanmasında…

Bu konuda yetki sahibi olan organ ESKİ Genel Kurulu…

Önceki gün toplandı.

Gündemde yer alan 6 konu arasında sakaların talebi yok.

Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcisi Mustafa Birsen tarafından gündeme alınması istendi.

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istem karşısında sergilediği tavır dikkat çekici…

Konunun gündeme alınmasına karşı çıktı.

Karşı çıkışı için gösterdiği gerekçe de Sayıştay raporları…

“…Sayıştay raporlarında su dağıtımın ihale ile yapılması isteniyor. Geçen sene de evvelki sene de ikazlar yapılmış fakat atlamışız. Tekrar günü geçmiş ve yürürlüğe girmiş. Fakat bu seneki yazılarında uygulamanın yasal olmadığı belirtiliyor. Sayıştay tarafından ihaleye çıkmamız gerektiği ihtar ediliyor.

Dolayısı ile bu yaptığınızın hiçbir hükmü kalmadı. Çünkü onların sakalık meselesi bitiyor.

Eskiden beri gelen uygulamalarla gündeme alınmış ancak mevcut yasalar gereği bunu sürdürmemiz söz konusu değil.

Bu önerdiğiniz hususların mecliste kabul edilmesi mümkün değil. Konuyu gündeme alacağım ama bilesiniz diye söylüyorum. Bunu neden getirdiğinizi anlıyorum ve biliyorum ama ne yazık ki Sayıştay’ın açık ilanları var. Bu hukuksuz bir konudur. Şimdiden dikkatinizi çekerim…”

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın söyledikleri böyle…

Sakaların süre uzatımı beklentisini karşılamak şöyle dursun “sakaların dönemi bitti” diyor.

Şaşırmamak elde değil…

Anlaşmayı yapanlar belli…

Konuyu ESKİ Genel Kurulu’na getirdiklerine bakmayın… Anlaşmanın tarafları arasında Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcisi yok.

Onlar olaya sonradan müdahil olmuş durumdalar.

Büyükşehir Belediyesi anlaşmanın doğrudan taraflarından birisi…

 Görüşmelere Büyükşehir Belediye Başkanı katılmış değil… Ama katılan temsilci de çok yetkili…

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bilgisi ve onayı olmadan görüşmelere katılması da “olur” demesi de söz konusu olamaz.

Onun için “Büyükşehir Belediye Başkanı olayın tarafı” demek yanlış olmaz.

O görüşmeler yapılırken Sayıştay raporu yok muydu?

Olmaması düşünülemez.

Elbette ki vardır.

İyi de bugün dikkate alınan “ihtar” o zaman neden dikkate alınmadı?

Anlamak gerçekten zor…

Konuşmasına bakılırsa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın konuya yaklaşımı olumsuz…

Yalnız konuşmasının gerçek düşüncesi olup olmadığını bilemiyoruz…

Uygulamadaki yaklaşımı farklı olabilir.

O zaman pek sorun olmaz.

Ya öyle olmaz ise… Daha açık bir anlatımla da süre uzatımını kabul etmeyip “bu sakaların devri bitti” derse…

O zaman ne olacak?

Sakalar 750 Bin TL’yi boşuna mı vermiş olacaklar?

Ne olacağını kestirmek olanaksız…

Ancak sakaların korktukları başlarına gelebilir…

Eeeee… “Herkesin ipiyle kuyuya inilmez ki…”