Eskişehir Sanayi Odası’nda yarış başladı.

Başkanlık için iki aday var.

Celalettin Kesikbaş ve Nadir Küpeli…

Elbette ki, yarışta tek başlarına değiller…

Adaylıkları etrafında oluşmuş ekipler var.

Celalettin Kesikbaş için “Düşünce Platformu’nun adayı” demek yanlış olmaz…

Nadir Küpeli’yi destekleyenler de belli…

Onun için de “mevcut yönetimin adayı” denilebilir.

Şu an için oluşmuş iki grup ve “ESO Başkanlığı’na talibim” diyen iki aday var.

Gruplar için “güçsüz” demek olanaksız… Tam aksine “güçlü” olarak nitelendirilebilirler.

Gruplar güçlü olunca doğal olarak adaylar da iddialı olur.

Her iki aday da iddialı…

Ancak Eskişehir Sanayi Odası kulislerinde dikkat çekici bir yan var.

Tablo henüz netleşmiş değil…

İki aday ya da grup arasında tercihini yapmamış olanların sayısı oldukça fazla…

Tamam… Kongre tarihi henüz belli olmadı.

İkinci aday daha yeni kesinleşti.

Bir başka deyişle de yarış henüz yeni başladı.

Onun için “ESO üyeleri arasında tercihini yapmamış olanların fazla olması doğal” denilebilir.

Buna itiraz etmek çok zor.

Tablonun netleşmemesinde tüm bunların etkisi olabilir.

Ancak bu kez durum daha önceki kongrelerden çok farklı…

Şu an için “ortada” duran üyelerin hepsi için “kararsız” demek olanaksız…

Aralarında kararını vermiş olanlar var.

İki adaya da sıcak bakmıyorlar.

Daha önceki kongrelerde “yönetime muhalif” olanların muhaliflikleri ortadan kalkmış değil…

Yine mevcut yönetimin karşısındalar.

Ancak “muhalefet adayı” olarak da tanımlanabilecek olan Celalettin Kesikbaş’nın yanında değiller.

“Ortada” duruyorlar.

Ayın durum daha önceki kongrelerde Savaş Özaydemir’e destek verenler cephesi için de geçerli…

Mevcut yönetimden desteklerini çekmiş durumdalar.

Ancak “mevcut yönetimi değiştirmek” için yola çıkan Celalettin Kesikbaş’a da destek vermiyorlar.

Onlar için de “ortada duruyorlar” demek yanlış olmaz.

Şu veya bu nedenle iki ana grupta yer almak yerine “ortada durmayı” tercih edenlerin sayısı az değil…

“Çok” bile denilebilir.

Ancak iki gruba karşı olma gibi ortak bir noktaları olmasına karşın henüz bir araya gelmiş değiller.

Aralarında kurulmuş bir iletişim yok.

Bugün olmasa bile gelecekte olabilir.

O zaman üçüncü bir aday çıkar mı?

Peşinen “çıkmaz” denilemez…

Elbette ki, çıkabilir.

Ancak zayıf bir olasılık olarak görülüyor.

Zaten henüz böyle bir arayış da yok.

Kulislerde üzerinde durulan farklı bir yöntem var.

O da meclis üyesi seçimlerine “bağımsız” olarak katılmak…

“Meclis üyesi seçimlerine iki gruptan ayrı olarak katılalım. Sonra da çıkartacağımız meclis üyesi sayısına göre bir strateji belirleyelim. Mecliste oluşan tablo aday çıkartmamız için yeterli olursa kendi adayımızı destekleyelim. Yok aday çıkartmaya uygun bir tablo oluşmaz ise de yönetimlerin oluşmasında etkili olmaya çalışalım” deniliyor.

Kulislerde konuşulan yöntem bu…

Yeni gündeme gelmiş de değil…

Uzunca bir süredir gündemde…

Olabilirliği tartışılıyor.

Olur mu?

Kesin yanıt vermek olanaksız…

Dedik ya… Şu an kongre sürecinin başı sayılır.

Adayların ve destekçilerinin yapacağı çalışmalar çok şeyi değiştirebilir.

Bugün “ortada” duranlar, yarın tercihlerini yapıp “taraf” olabilirler.

Tam aksinin olma olasılığı da var.

Bugün farklı nedenlerle “ortada” durdukları halde bir araya gelmeyenler yarın bir araya gelip ortak hareket edebilirler.

Onun için yarın olacaklar bugünden kestirilemez.

Ancak bugünden görünen bir şey var.

ESO kongreleri son dönemlerde oldukça çekişmeli geçti ya… Bu kongre daha da çekişmeli geçer.

Geçmiş dönemlerden farklı olarak bu kez belirleyici olan bugün “ortada” duranlar olur.

Uzun sözün kısası bu kongre sürecinde her an her şey olabilir.

Dahası “sürpriz” sayılabilecek gelişmelere hazırlıklı olunsa da iyi olur.

Bekleyip göreceğiz…