Eskişehirspor, sezonun 31’nci maçını oynadı.
Sahasında oynadığı maçı da 3-0 kaybetti.
“Sürpriz” mi?
Kesinlikle hayır…
Beklenen bir sonuç…
Uzunca bir süredir Eskişehirspor maçlarının sonucu pek merak edilmiyor. Rakibi kim olursa olsun kaybedeceğine kesin gözle bakılıyor… Merak edilen sadece maçın skoru… Kaç gol atacağı değil kaç gol yiyeceği merak ediliyor…
Yazık ki, ne yazık…
Üzülmemek, kahrolmamak elde değil…
Daha önce de defalarca dile getirdik.
Eskişehirspor tarihi hep başarılarla dolu değil… Kötü günleri de çok oldu.
Ancak, tarihinin hiçbir döneminde, en kötü günlerinde bile hiç bu hallere düşmedi. Küm düştü ama taraftarını utandırmadı.
Eskişehirspor sevdalıları bugün, üzüntüden kahroldukları gibi utançtan yerin dibine girecek bir haldeler.
Böylesine tarihinin hiçbir döneminde benzeri görülmemiş bir utanç tablosu oluşurken takımın başında Mustafa Akgören ve arkadaşları var.
2019 yılının Kasım ayında göreve geldiler.
Mustafa Akgören, başkanlığa seçildikten sonra kürsüden seslendi.
Dedi ki
“Bugün sabah evden çıkarken Eskişehirspor kulübüne başkan olma projem olsaydı daha düzgün bir kıyafetle çıkardım. Kravat takmadığım için özür diliyorum. Arkadaşlarım sabah çağırdı. Toplantıda 45-50 arkadaş vardı. Orada uzun zamandır ortalıkta gezen, Eskişehirspor’la alakası olmayan, Eskişehirspor kuruluş tarihini bilmeyen, geçmişteki başarılarımızı bilmeyen, camiamızda bugüne kadar var olan ağabeylerimizi tanımayan insanların aday olacağını söylediler. Araştırdık, gerçekten olacaklarmış.
49 yaşındayım. 5 yaşından beri Eskişehirspor’un peşindeyim. Tribünlerden yönetim kuruluna kadar yapmadığım görev kalmadı. Eskişehirspor bilincimiz, kültürümüz ve taraftarlığımız, kulubü bahsettiğim insanlara bırakmamak için böyle bir sorumluluk yükledi.
Bu sıkıntılardan kurtulmak kolay değil, imkansız da değil. Bu takım düzgün yönetilirse ligde kalır. Yeterki doğru yönetilsin”…
Mustafa Akgören’in başkanlığa seçildiğinde söyledikleri böyle…
O günlerden bugünlere 2 yıl geçti.
Yaşananlar ortada…
“Düzgün yönetilirse ligde kalır” denilen takım küme düştü.
“Düzgün yönetilmedi” demek gerek…
Ancak denilmedi.
Yönetime yönelik en küçük bir suçlama yapılmadı.
Korona virüs salgını nedeniyle küme düşme kaldırıldı.
Eskişehirspor da TFF kararı ile ligde kaldı.
Gözler yeni sezona çevrildi.
Kimse yeniden küme düşüleceğini aklının ucundan bile geçirmedi. Dahası Süper Lig hesapları bile yapılır oldu.
Sonuç ortada…
Sezon noktalanmadan Eskişehirspor küme düştü.
Bu kez Mustafa Akgören ve arkadaşları için “masum” demek olanaksız…
Bugünkü sonuç en büyük pay onlara ait…
Mustafa Akgören görevi üstlendiğinde “Eskişehirspor’la alakası olmayan kişilerin kulübün başına gelmesini önlemek için görevi üstlendiklerini” söylemişti ya…
Merak ediyoruz… Takım için “zararlı” görülen o kişiler görevi üstlenmiş olsalardı sonuç ne olurdu?
Ne olacağını bilemiyoruz…
Ancak bugünkünden daha kötü bir sonuç olamaz zaten…
Mustafa Akgören “kulübu düzgün yönetip düzlüğe çıkartma” iddiası ile görevi üstledi.
Takım aynı ligden iki kez küme düştü.
Peki gelecek nasıl olur?
Bu konuda da sözü eski kalecilerden Sefer Hakan Olgun’a bırakalım.
Geçtiğimiz günlerde Eskişehirspor’un dünü ve bugünü ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Gelecek için de dedi ki
“Eğer bu şekilde yönetilmeye devam edilirse geleceği pek ümitli görmüyorum. Bence Eskişehirspor şu anda çok megolaman şekilde yönetiliyor. Bilinçsiz ve hayallerle yönetiliyor. Bu şekilde devam edililmesi halinde bu durumdan çıkışı zordur.”
Söyledikleri böyle…
“İtiraz” etmlek çok ama çok zor…