1960’lı yılların başlarında Türkiye’nin belki de bugünlere bıraktığı bir kahramanlık öyküsünün yazıldığını biliyoruz. Eskişehir için Eskişehir tarihinde altın sayfaları yazan mühendis, teknisyen ve işçilerin yaklaşık 140 günlük hikayesinin sonunda ortaya çıkan iki devrim otomobilinin devamı getirilseydi, bugün Türkiye yeniden bir hikaye yazmak için yola çıkmak zorunda kalmazdı. Babayiğitler aramaz, kendi ürettiği otomobil markası için bu kadar geç kalmazdı. Ama işte o karar vericiler var ya, o karar vericiler bir emirle yaptırdıkları, yazdırdıkları devrim hikayesini, yine bir emirle bitirmemiş olsalardı bugün farklı şeyleri konuşuyor olabilirdik.
Ama DEVRİM bir emirle bitirilse bile devrimi yapan fabrika, üreten irade Eskişehir’de öylece duruyor. İşte o fabrika yeni, yerli ve milli bir göreve soyunuyor. TÜLOMSAŞ yerli ve Milli Yüksek Hızlı Tren setlerinin yapımı için kolları sıvadı. Kimi ne kadar heyecanlandırır bilmem, ama beni heyecanlandırdığı en azından benim gibi düşünenleri heyecanlandırdığı kesin. TÜLOMSAŞ, yerli ve milli aklın gereği Yüksek Hızlı Tren setlerini yapmayı başarmak için tarihi bir sorumluluk üstleniyor. Umut ediyorum bu sorumluluk hissi lafta kalmaz, inşallah tarih bir kez daha yarım kalmaz…
+++
ESKİŞEHİRSPOR KONGRESİ…
Eskişehirspor olağanüstü kongresi dün toplandı. Kongrenin sonuçları bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde henüz belli değildi. Ancak gördüğüm kadarıyla bu kongre Eskişehirspor’un ölmediğini, ölmeyeceğini bir efsanenin öyle kolay kolay pes etmeyeceğini bir kez daha gösterdi. Başkan Sinan Özeçoğlu’nun bir anlamda veda konuşması sırasında 4 aydır dile getirdiği eleştirilerin bir bölümünü tekrarlarken, salondaki tepkilere, bazı üyelerin sataşmalarına karşılık eski başkan Halil Ünal’ın konuşması, diğer hazirunun konuşmaları, salonda bulunanların yanı sıra salonun dışında ve evde, işyerinde, kahvede, kafede heyecanla kongreyi takip edenleri azda olsa umutlandırdı. Belki bu sabaha Eskişehirspor yeni bir yönetimle uyanacak, belki yeni yönetim oluşturma işi bir hafta sonraya kalacak, ama Eskişehirspor sahipsiz kalmayacak öyle umut ediyorum…
+++
ŞU TERMİK SANTRAL MESELESİ…
Eskişehir’e hem de en verimli tarım arazilerinin bulunduğu Alpu Ovası’na yeni bir termik santral kurulması meselesi tartışılmaya devam ediyor. Bütün bu tartışmaları yakından izleyenler görüyorlar ki termik santralin yapılmasından yana olan kesimlerin bile net bir şekilde “yapılsın” diyebildiklerine şahit olmadım. Evet, bir planlama mevcut, bir talep söz konusu, ama bu talebe karşılık hala bu konuya çok da olumlu bakılabildiğini söylemek mümkün değil. Birileri bu işe karşı çıkarken “Bedenimizi siper ederiz” diyor, bir kısım insanda “bu konu iyi incelenip tartışılsın,olumlu olumsuz tarafları net bir şekilde ortaya çıksın” diyor…
Sonuçta termik santral yapılacak mı, yapılacaksa hangi şartlarda yapılacak bunun çok açık bir tartışılması en azından bölge insanının bu konuda çok net bir görüşünün ortaya çıkması da dikkatte alınmalı… Sadece Alpu Ovasını değil geleceğimizi bir teslim ettiğimizde bu işin geri dönüşünün olmayacağı gerçeğini unutmamalıyız. Bu konunun ince elenip sık dokunmasında yarar olduğu öylesine açık ki…