YENİ Parti İl Başkanlığı’nda kongre süreci yaklaşıyor.
18 Ekim’de yapılacak kongrede Talat Yalaz’ın tek aday olarak yarışması bekleniyor.
CHP’nin butlan sürecinde ve sonrasında önemli bir mücadele veren Yalaz’ın karşısına başka bir adayın çıkmamasını mevcut koşullar açısından anlaşılır buluyorum.
Çünkü CHP zaten parçalanmış, ayrışmaların ve kırgınlıkların yaşandığı bir süreçten geçiyor.
Yeni kurulmuş bir partide, daha yolun başındayken yeni kırgınlıklar yaratmanın kimseye fayda sağlamayacağını düşünüyorum.
Elbette kongreler demokrasinin vazgeçilmezidir.
Farklı adayların çıkması, farklı görüşlerin yarışması da siyasetin doğasında vardır. Ancak bazen yarışmak kadar, örgütün ortaya koyduğu iradeyi doğru okumak da önemlidir.
Talat Yalaz’ın yaptığı açıklama ise tam da bu noktada dikkat çekiyor.
Yalaz, örgüt desteğinin kendisi açısından belirleyici olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor:
“Örgüt desteğini arkasına almış bir il başkanı olarak bu desteği sonuna kadar hissediyorum. Adaylığımın farklı aktörlerin desteğiyle alınması da beni açıkça rahatsız ederdi.”
Bu sözlerde aslında iki önemli mesaj var.
Birincisi: “Örgüt arkamda.”
Yalaz, siyasi gücünün ve meşruiyetinin kaynağını örgütün desteği olarak gösteriyor. Yani kendisini o koltuğa taşıyan iradenin, parti dışındaki aktörlerden değil, doğrudan örgütten geldiğini vurguluyor.
İkincisi: “Ben başkalarının desteğiyle burada değilim.”
Açıklamanın en dikkat çekici tarafı da bu. Yalaz, adaylığının farklı siyasi aktörlerin desteğine bağlanmasından rahatsızlık duyacağını açıkça ifade ediyor.
Böylece yalnızca örgüte verdiği önemi değil, kendi siyasi duruşunun hangi zemine dayandığını da ortaya koyuyor.
Burada yalnızca bir kongreye ve tek adaylı bir yarışa ilişkin değerlendirme yok.
Aynı zamanda siyasi iradenin kimde olduğu, bir il başkanının gücünü nereden aldığı ve kime dayanarak siyaset yaptığı üzerine de bir mesaj var.
Şimdi gözler 18 Ekim’de yapılacak kongrede.
Ancak mesele yalnızca Talat Yalaz’ın yeniden il başkanı seçilip seçilmeyeceği değil.
Asıl mesele, kongreden sonra örgütün ne kadar kenetleneceği ve bu birlikteliğin nasıl korunacağı.
Çünkü bir il başkanını seçime örgüt taşır; o başkanın siyasi gücünü ise örgütle kurduğu ilişki belirler.
Siyasette koltuklar değişir, dengeler değişir, destekler değişir.
Ama bir siyasetçinin arkasındaki en sağlam güç, kendi örgütünün iradesidir.
Yalaz’ın verdiği mesaj da tam olarak bu…
Önemli olan birilerinin desteğiyle o koltuğa oturmak değil, örgütün desteğiyle o koltukta oturabilmek.