Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü… Büyükşehir Belediyesi’nde Ulaşım Dairesi Başkanlığı’na bağlı bir birim…
Görevleri adından belli…
Kısaca “toplu taşıma araçları ile vatandaşların kent içi ulaşımını sağlamak” denilebilir.
Görevini layıkıyla yerine getirebiliyor mu?
Soruya yanıt ve vermek için uzun uzadıya araştırmaya gerek yok.
Yanıt gözler önünde duruyor.
“Görevini layıkıyla yerine getiriyor” demek olanaksız…
Ciddi sorunlar var.
Çözümlerini yalnızca bu birimden beklemek elbette ki “insafsızlık” olur.
Ancak “yapılabilecek” olanlar da yapılmıyor.
“Örnek” mi?
İşte yeni alınan otobüsler…
Nisan ayında Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edildiler.
O günden bu yana geçen süre yedi aydan daha fazla…
“Kısa” denilebilecek bir süre değil… Tam aksine oldukça uzun bir süre…
Bu süre içerisinde neler oldu neler…
Çok şey oldu da yeni otobüsler bir türlü sefere konulamadı.
Garajda öylece bekliyorlar.
Nedenini anlamak olanaksız…
Defalarca soruldu.
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de dile getirildi.
Hepsi boşuna…
“Yanıt” olarak yapılmış resmi bir açıklama yok.
Gayrı resmi olarak kulaklara fısıldananlar var.
“Şoför bulamıyoruz” ve benzeri türden şeyler…
“İnandırıcı” değiller…
İnanan da yok zaten…
Dedik ya… Geride kalan süre yedi aydan fazla…
Otobüslerin ne halde oldukları meçhul… Yıpranmamaları düşünülemez.
Başlarına olmayacak işler de geliyor.
Okurlarımız anımsayacaklardır.
Sütunlarımızda dile getirdik
Yeni otobüslerden çalınan bile oldu.
İnanılır gibi değil… Ama oldu işte…
Neyse…
Konumuz bu değil zaten…
Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’nün başında yeni bir müdür var.
Aytaç Özkan…
Göreve geleli çok olmadı.
Henüz “çiçeği burnunda” sayılır.
“İş” anlamında yaptığı fazla bir şey yok.
Şimdilik “personel ile uğraşmayı” tercih ediyor.
Bu konuda pek yetenekli…
Son olarak yaptığı bir duyuru var.
“Tüm personel tam teşekkülü devlet hastanesinden psikiyatri bölümü dahil sağlık raporu alacaktır. 27.12.2017 son gündür.”
Duyuru bir talep içeriyor.
Talebi karşılamak ilk bakışta “kolay” gibi görülüyor.
Ancak göründüğü kadar kolay değil…
Her şeyden önce maliyeti var.
Alınması istenilen raporun bedeli 200 TL…
Rapor istenilenler “personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı” yöntemi kapsamındaki personel… Kamuoyunda bilinen adıyla da taşeron işçiler…
Aldıkları ücret belli… Onlar için 200 TL çok para…
Bu işin bir yanı… Diğer bir yanı daha var.
Raporun istendiği dönem “ay sonu” sayılır.
Çoğunun cebinde para yok.
200 TL’yi nereden bulacaklar?
Yapılan “personeli cezalandırma” gibi bir şey.
Ayrıca anlamak da çok zor…
Büyükşehir Belediyesi’nin diğer birimlerinde böylesi bir uygulama yok.
Yalnızca Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’ne özgü bir uygulama…
Nedeni de meçhul…
Personelden soranlar olur.
Aldıkları yanıt ilginç…
“Hiçbir nedeni yok, ben istiyorum…”
İlginç olduğu kadar da düşündürücü…
Uygulamanın “keyfi” olduğunun kanıtı…
Tek kanıt bu da değil…
Personel arasında işe yeni girenler var.
İşe girerken rapor alıp teslim ettiler.
Onlardan da rapor isteniyor.
Bir ay kadar önce 180 TL vermişlerdi, şimdi 200 TL daha verecekler.
Olacak şey mi bu?
Elbette ki hayır…
Gel gör ki olduran olduruyor işte…
Yahu ortada yapılacak onca iş var.
Onlara bakmak yerine personelle uğraşmak niye?
Personeli zorlayacağınıza şu asli görevlerinizi yerine getirin.