Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili olarak oluşan bir soru…

Cumhurbaşkanlığı için aday olacak mı, olmayacak mı?

Yeni oluşmuş bir soru değil…

Oluşumu, bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesine dayanıyor.

“Soruya yanıt” olarak tahminler yapıldı.

“Oldu”, "oluyor” denildi.

Ancak adaylığı ile ilgili olumlu tahminler tutmadı.

Eskişehir’de yapılan belediye başkanları toplantısı sonrasında “aday” olarak onun isminin açıklanması beklenirken akılların ucundan bile geçmeye bir ismin adaylığı açıklandı.

Hayaller suya düştü… Kampanyaya yönelik olarak yapılan tüm hazırlıklar boşa gitti.

Aday belli olunca doğal olarak soru da gündemden düştü.

Düşmesine düştü de “gündem dışı” kalması uzun sürmedi.

Soru, uzunca bir süredir yine gündemde…

Bazen düşer gibi oluyor.

Ancak, “ufak bir hareket” ile yeniden gündemin başına çıkartılıyor.

Soru, oluştuğundan bu yana yalnızca kulislerde kalmadı.

Muhatabına da yöneltildi.

Hem de defalarca…

Son yanıt hariç diğer yanıtlar üç aşağı beş yukarı aynı…

“…Yarın kimin ne olacağı belli olmaz. Hele o gün bir gelsin bakalım…”

“…Siyasette yarın ne olacağı bugünden bilinemez. Yarın bugünkünün tam tersi gelişmeler olabilir…”

Ve benzeri türden şeyler…

Ağzından “olmaz” sözcüğü hiç çıkmadı.

Ancak adaylık isteğini ortaya koyan bir sözü de olmadı.

“Aday olmak istediği” bilinse de o çaktırmamaya çalıştı.

Aday gösterilmeyince de “benim adaylık gibi bir isteğim olmamıştı zaten” deyip geçti.

Sorunun son yöneltildiği yer Edremit…

Verilen yanıt geçmiştekilerden çok farklı…

“…Ben bugüne kadar hiçbir göreve talip olmadım. Verilen görevleri üstlendim. Cumhurbaşkanlığı için aday değilim ama verilen görevi yaparım…”

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “soruya yanıt” olarak söyledikleri üç aşağı beş yukarı böyle…

“Aday değilim” diyor.

Daha önce de dile getirdik.

“Adayım” diyemez zaten…

Nedeni de malum…

Cumhurbaşkanlığı için aday olunamıyor, aday gösteriliyor.

Onun için “aday değilim” demesi son derece doğal…

“İyi de yanıtı daha öncekilerden farklı kılan ne” mi?

Söyleyelim…

Daha önce çaktırılmamaya özen gösterilen istek bu kez doğrudan olmasa da ortaya konuldu.

Büyükşehir Belediye Başkanı ne diyor?

“…Verilen görevi yaparım” diyor.

Kastettiği “görev” ne?

Cumhurbaşkanlığı adaylığı…

Aday olmak istediğini daha nasıl ortaya koyacaktı ki?

“Cumhurbaşkanlığı için aday olmak istiyorum. Aday gösterilmeyi bekliyorum” diyecek değildi ya…

Evet…

Büyükşehir Belediye Başkanı “Cumhurbaşkanlığı için aday olmak” istiyor.

Dün de istiyordu bugün de…

“Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday adayı” demek yanlış olmaz…

Dolaylı olarak söylediğinin tercümesi bu…

Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde uyguladığı taktiği değiştirmiş durumda…

Bir öncesi seçim sürecinde yürüttüğü “kapalı kapılar arkasında kulis çalışması” ile sonuç alamadı ya… Şimdi “kapalı kapılar arkasında kulis çalışması” yürütmek yerine genel kamuoyuna yönelik olarak “köşeye sıkıştırma” çalışması yürütüyor.

“Köşeye sıkıştırılmak” istenen de belli… Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu…

“Büyükşehir Belediye Başkanı’nı aday yapmak zorunda bırakılmak” isteniyor.

Ulaşılmak istenilen hedef bu…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun işi çok ama çok zor.

Kendi adaylığı konusunda “evet” demiş değil… Ancak “adaylık kapısını tamamen kapattı” da denilemez.

Kararını bir an önce verse iyi olur.

Yoksa bugün zor olan işi yarın daha da zorlaşır.

Yeni taktik, yalnızca geneli kapsamıyor.

Taktik kapsamında Eskişehir özelinde yapılması gerekenler de var.

Her şeyden önce “parti içinde birlik ve beraberliği sağlamak”, Büyükşehir Belediye Başkanı’nı “kavga eden” konumundan çıkartıp “kavga edenleri barıştıran” konumuna getirmek gerekiyor.

Bu gereklilik ile bağlantılı olarak bazı ipuçları görmek olanaklı…

Neyse…

Şimdilik göründükleri ile kalsınlar.

Ancak şunu söyleyelim…

Önümüzdeki günlerde, haftalarda hiç beklenmedik gelişmeler olabilir…

Örneğin “öteleme”, “insanları taraf olmaya zorlama” ve benzeri yaklaşımlar ortadan kaldırılırken “kırk yıllık dostluklar” bir anda yeniden depreşebilir…

Neyse…

Olasılıklar konusunda da bu kadar ipucu yeter şimdilik.

“Yaşanan onca şeyden sonra olur mu” diyenler olabilir.

Şimdiden uyaralım…

Kendilerini hazırlasınlar… Hazırlasınlar ki “olmaz” dedikleri olduğunda şaşırmasınlar.

Dedik ya… Taktik değişikliği var.

Yeni taktik kapsamında neler olur neler.