Tarih 6 Ocak 2017 Cuma…
Saat 22.30 sıraları…
Yer Porsuk Bulvarı kenarındaki kafeteryalardan birisi…
İçerde çok sayıda insan…
Kimileri oyun oynuyor, kimileri de bir şeyler içip sohbet ediyorlar.
Birden içeriye çok sayıda güvenlik görevlisi girer.
Giriş nedenleri için “kimlik kontrolü” tahmini yapılır.
Yadırganmaz da…
Nasıl yadırgansın ki?
Ülkenin içinde bulunduğu durum ortada… Terör iyice başa bela olmuş durumda…
Hain saldırıların ardı arkası kesilmiyor.
Güvenlik görevlilerinin kontrollerde bulunması son derece doğal…
Sıkça yapılmalı… Yurttaşlarda güvenlik görevlilerine yardımcı olmalı.
Kafeteryadan içeriye giren güvenlik görevlileri kimlikleri isterler.
İçeride bulunanlar da hiç itirazsız verirler kimliklerini.
Kimliklerin sorgulanması baya vakit alır.
Bu arada yapılan yalnızca “kimlik sorgulaması” olmaz.
“Çalışanların sigortalı olup olmadıkları” araştırılır.
İşletmeciden “SGK’na yapılan sigorta bildirimleri” istenir.
O bildirimler, muhasebeci de bulunmaktadır.
Whats App aracılığıyla bildirimler sağlanır.
İnceleme sırasında, geçici olarak çalışan iki öğrencinin “sigortalı olmadığı” belirlenir.
Söz konusu olan bir “SGK müfettişleri denetlemesi” değildir.
Onun için güvenlik güçleri tarafından yapılan “sigortalı-sigortasız personel kontrolü” biraz yadırganır.
Ancak itiraz eden olmaz.
“Vardır bir nedeni” denilip geçilir.
Güvenlik güçlerinin denetimi bununla da kalmaz.
İşyeri ruhsatı falan da incelenir.
Öyle olunca denetim de baya uzun sürer.
Sonunda “geniş kapsamlı denetim” sona erer.
“İnceleme tutanağı” hazırlanır.
Tutanakta “sigortasız personel çalıştırılması”, “sigara yasağına uyulmaması”, “ruhsat değişikliğinin tamamlanmaması” gibi tespitlere yer verilir.
İşletmeci de çalışanları da çok şaşırırılar.
“Hayırdır inşallah” demekten de kendilerini alamazlar.
Onlarla birlikte kafeterya da bulunanlar da şaşırırlar.
Neyse…
Güvenlik görevlileri tutanak imzalandıktan sonra işyerinden ayrılırlar.
İşletmeci “işlem bitti” zanneder.
Ancak yanılır.
Saat 24.15 sıraları…
İşlemenin kapatılması için hazırlıklar tamamlanır, ışıklar söndürülür.
İşletmeci kapıyı kilitlemek üzeredir.
O da ne?
Kapının önünde bazıları resmi, bazıları da sivil giysili 20’ye yakın güvenlik görevlisi belirir.
İşletmeciyi sorarlar.
İşletmeci kendisini tanıtır.
Güvenlik görevlileri ondan içeriye girmesini isterken yanında bulunanlara da “siz gidebilirsiniz” derler.
İşletmeci de yanında misafir olarak bulunan arkadaşları da şaşırırlar.
Hep birlikte içeriye girilir.
Güvenlik görevlileri, yanlarında iki de zabıta görevlisi getirmişlerdir.
Zabıta görevlileri “işletme hakkında şikayet var” diyerek işyeri ruhsatını isterler.
Ruhsat gösterilir… Ruhsat değişikliği için başlatılan işlemlerle ilgili belgeler sunulur.
Zabıta görevlileri kendilerine gösterilenlere üstün körü bakarlar.
Sonra da “iş yerini kapatacağız, içeride bozulacak gıda maddeleri ve almanız gerekenler varsa alın” derler.
“Gece yarısı” denilebilecek bir saatte işyeri kapatmak…
Benzeri görüşmüş bir olay değil…
Şok etkisi yaratır.
İşletmeci ve misafiri olan arkadaşları itiraz ederler.
“Ruhsat değişikliği işlemi devam ederken işyerinin mühürlenemeyeceğini” açıklamaya çalışırlar.
Zabıta görevlileri “şikayet var, işyerini kapatacağız” derler de başkaca laf etmezler.
Odunpazarı Belediyesi yetkililerine ulaşılıp konu aktarılır.
Onlar zabıta görevlileri ile görüşürler.
Aralarında nasıl bir görüşmenin geçtiği bilinmiyor.
Görüşme sonrasında işyerinin mühürlenmesinden vazgeçilir.
Polisler ve zabıta görevlileri işyerinden ayrılırlar.
Yaşanan olay bu…
Anlaşılmayacak yanları oldukça fazla…
Güvenlik görevlilerinin “kimlik kontrolü” yapmaları tamam… Elbette ki yapacaklar.
“Çalışanların sigortalı olup olmadıklarını kontrol” pek olağan bir işlem sayılmaz… Haydi ona da “tamam” denilsin.
İyi de “gece yarısı” denilebilecek bir saatte, iki zabıta görevlisini alıp bir kafeteryayı mühürletmeye çalışmak neyin nesi oluyor?
Ona “tamam” demek çok zor.
Neden yapıldığını anlamak da olanaksız…
“Kamu güvenliği” desen olmaz, “rutin işlem” desen hiçten olmaz.
Merak etmemek de elde değil…
Bir açıklayan olsa da olay anlaşılır hale gelse…
Eskişehir Emniyet Müdürü bu konuda ne düşünür ki acaba?