En önemli eksiklerimizden birisi mi desek, yoksa hani şu TV ağzıyla prime-time veya rayting mi yapmayan yatırımlar mı desek, yoksa çoğuna göre hala “ölü yatırım” diye değerlendirilen bir şeyler mi desek? Ne söylediğimi anlamadınız değil mi?
Bugünün işletmelerinin, kurumsallığa adım atmış ve kendini geliştirmeye azmetmiş kuruluşların olmazsa olmazı konumunda olan “Araştırma- Geliştirme Merkezi” ihtiyacından söz ediyorum. ESO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Musubeyli Eskişehir OSB ile ilgili bir değerlendirme yapmış. Musubeyli diyor ki “ Eskişehir’de bakanlık onaylı 12 firma bünyesinde Ar-Ge Merkezi var.” Peki, bu açıklama prim yapar mı, ilgi çeker mi? Çekmez… Hatta bazılarına göre haber değeri bile yoktur. Haber dediğin şöyle “kanlı- canlı” olmadıktan sonra bizim toplumda pek prim yapmaz, ilgi görmez.. Neden mi? Hepimiz olaylara artık “magazinsel bakıyoruz” da ondan. İşin içinde magazin varsa ilgimizi çekiyor. Mesela “kimin sesi güzel?” diye sorsak bizim kuşak “Nuri’nin” cevabını yapıştırır. Çünkü Nuri’nin “soyadı “Sesigüzel” dir de… Ama “Ar- Ge nedir?” diye soracak olsak. Pek azımız “Ülkemizin, sanayimizin, çocuklarımızın geleceğidir” cevabını ya veririz ya da veremeyiz…
+++
CİDDİYETİ KALDIRAMIYORUZ…
Şöyle bakın haberlere… Çok cazip olanları, dikkat çekenleri hep magazin haberleridir. Halbuki, geleceğimiz, yarınlarımıza dair, bizim değilse bile çocuklarımızın ihtiyaçlarına dair kafa yoranlar daha çok ilgi görmeli değil mi? Çünkü gelişen, büyüyen ve ihtiyaçları her geçen gün artan bir ülkenin çocuklarının “magazinsel düşünmekten” daha “gerçekçi düşünceye” terfi etmesi gerekirken gün geçtikçe geriye gidiyoruz.
Çünkü “Düşünmeyen, araştırmayan, günü yaşayan” kuşaklara sahibiz. Böyle olduğu için magazin dünyası daha fazla ilgi çekiyor. Elbette magazinimizde olacak, kültürel etkinliklerimizde, sanatımızda. Her alanda üretmeliyiz de… Üretmek, bir adam öne geçmek için daha çok üretmek, güçlü olmak için üretmeliyiz. Daha çok üretmek içinde “Ar-Ge”yi önemsemeliyiz. Bugün kaldıramadığımız ciddiyeti kaldırır hale gelmeliyiz…
+++
PORSUK KENARINDAN…
Bir ara ESO Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir gelişmenin, büyümenin en önemli yanlarından birisinin genç nüfusun üretime katılmasına işaret etmek için, “Gençler Porsuk kenarında oturmak yerine çalışmalı” türünden bir yaklaşım göstermiş.
Bu sözler bazıları tarafından eleştiri konusu bile olmuştu. Halbuki, ülkemizin ve bölgemizin içinde bulunduğu durum çok net bir biçimde gösteriyor ki çok çalışmaya, çok üretmeye ve daha tüketmeye ihtiyacımız var.
Günü kurtaran değil geleceğe yatırım yapanların işidir aslında Ar-Ge Merkezleri. Sadece sanayide değil, aslında her alanda ciddi AR-Ge Merkezlerine ihtiyaç var. Spor, sanat, eğitim, kültür kısacası hayatın her alanındaki ihtiyacımız çok net değil mi? Günlük başarılarla avunmak, günlük kazançla yetinmek ve yarınlar üzerinden hesap yapmamak alışkanlığı yerine her alanda yarına dair bir şeyler yapılmalı değil mi?