Geçtiğimiz Perşembe günü BYEGM tarafından düzenlenen “Bakanlarımız Yerel Medya ile Buluşuyor” başlıklı bir toplantı düzenlendi. Toplantı BYEGM tarafından Eskişehir’de organize edilmişti. Toplantının ana konuşmacısı ise Eskişehir Milletvekili  Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Nabi Avcı idi. Toplantının katılımcılarını Eskişehir başta olmak üzere, Bilecik, Kütahya ve Afyonkarahisar’da yayın yapan yazılı ve görsel  medyanın yönetici ve çalışanları oluşturuyordu.

Genel anlamda toplantı için olumsuz bir taraf olduğu söylenemez. Hatta zaman zaman yerel medyanın sorunlarının da gündeme getirilmesi bakımından çok da yararlı olduğu söylenebilir. Ancak toplantıda hem dikkat çekici hem de şahsım açısından üzücü birkaç gelişme olmadı değil.

 Kütahyalı meslektaşlarımız Eskişehir, Afyon, Uşak gibi illerin bir zamanlar Kütahya’ya bağlılığından başlayıp “Diriliş ve Kurtuluşun toprakları”ndan çıktılar. Bilecikli meslektaşlarımızda “Diriliş ve Kuruluş” vurgusu yapmayı ihmal etmediler. Afyonkarahisarlı meslektaşlarımız da konukseverliğin biraz da sınırını aşarak “Afyon medyası Eskişehir’in fersah fersah önündedir” yakıştırmasıyla tüy diktiler…

+++

BİLMİYORLAR Kİ DİYECEĞİM…

Halbuki meslektaşlarımızın hep kendi şehirlerinden olaylara baktıkları, empatiden uzak durarak söyledikleri bir konu var ki sayılan illerin tamamı aslında “KURULUŞUN DA, DİRİLİŞİN DE, KURTULUŞUN DA” topraklarıdır. Bu topraklara atalarımız onun için, “Belde-i Mübareke” ismini uygun görmüştür. Türklerin Anadolu’daki varlığında ne Karacaşehir’i, ne Söğüt’ü, ne de Domaniç’i  yok sayabiliriz. Kurtuluşta da ne Dumlupınar’ı, ne 1’inci 2’nci  İnönü Savaşlarını görmezden gelebiliriz. Aslında meslektaşlarımın okumadan alim olmak, elindeki kalem ve ağzındaki kelam gücüyle eksik söylediklerini, hep kendilerine pay çıkarma, önceleme tavırlarını okumamazlıktan, yeterli bilgiye sahip olmamaktan kaynaklandığını ifade etmeliyim. Tarihi doğru okumayı becerebilseler zaten sorun olmayacak…

+++

PORSUK’U KAŞIMAK…

Son dönemde Porsuk Su Havzası’nın kirletilmesi ile ilgili sorunlar masaya yatırılıyor. Bu arada Porsuk üzerinden Kütahya ile Eskişehir arasında ciddi bir çekişmeden de söz ediliyor. Doğrusu şu ki Kütahya’daki atıklar ve sanayi atıklarının yıllarca Porsuk’u kirlettiği gerçeğini kimse görmezden gelmez, gelememeli. Ancak ortada sorunu iki şehri birbirine farklı bakan insanlardan müteşekkilmiş gibi bir algı meydana getirmenin de bir mantığı yok. Rekabet olabilir, olmalıdır. Ama rekabeti düşmanlığa dönüştürecek, iki şehir arasındaki sıkıntıları gerilime dönüştürmek kimseye yarar sağlamaz. Varsa bir sorun seçilmişler, atanmışlar otururlar iki şehrin arasında bu işi sorun olmaktan çıkarmak için konuşurlar, konuşmalıdırlar.

 Hani ne demişler “komşu komşunun külüne muhtaçtır!” bizim ki o vhesap... Bu ülkenin bütün şehirleri değerli, bütün vatandaşları önemlidir. Eğer ortada bir sorun varsa bu Porsuk’un kirletilmesinden kaynaklanıyorsa çözümü de bellidir. Yoksa Kütahyalılar şöyle yapıyor Eskişehirliler bunu hak etmiyor türünden sözler bugün önemsenmeyebilir ama bir gün gelir işi şehrin insanlarının arasına kara kedi gibi giriverir Allah muhafaza… Bu sebeple herkes kullandığı dile ve üslubuna dikkat etmeli...