Eskişehirspor’da Mustafa Denizli dönemi resmen başladı. Mustafa Hoca’dan beklentiler büyük. Beklentinin büyük olmasının sebebi Denizli’nin kariyeri. Kariyeri başarılarla dolu bir teknik adamın yine mazisi büyük başarılarla dolu bir efsanenin buluşması ortaya inanılmaz bir sinerji çıkartır. Şimdi o noktadayız. Eskişehirspor gibi başarıyı çok isteyen, marka değeri hangi ligde olursa olsun yüksek bir camianın yine kariyeri isminin önündeki Mustafa Denizli buluşmasında biraz sabra, biraz tahammüle ihtiyaç var. Mustafa Hoca’nın taraftar ile buluşmasında söylediği bir çift söz dikkatimi çekti. Mustafa Hoca diyor ki “Bu buluşma profesyonel düşüncenin ötesinde bir buluşmadır!” Bu sözlerden kim ne anladı bilmem. Mustafa Hoca 67 yaşında. Milli takımlardan yurtdışı deneyimine, Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinden, UEFA ve Şampiyonlar Ligine kadar pek çok görgü sahibi olmuş bir hocanın TFF 1. Lige Eskişehirspor’a gelmesinin bir esprisi olmalı. Mustafa Hoca ile sadece bu yılı kurtaralım projesi olmaz. Bu yılı inşallah sorunsuz bir şekilde bitirelim, arzuladığımız yere gelelim bu işin devamı olmalı. Çünkü Eskişehirspor futbolumuzun en büyük marka değerlerinden birisidir, kim ne derse desin şampiyonlukları elinden alınmış, gadre uğramış olmasına rağmen futbolun Anadolu’daki lideridir. Beklentiler büyük, şartlar ortada. Bugünden tezi yok tribünlerde, camiada, şehirde gerçek bir kucaklaşma  için eteğindeki taşları döküp yola revan olmalı..

+++

HADİ DA… ANLATIN…

16 Nisan’da referandum var. Referandumda TBMM’den geçen yeni Anayasa Değişiklik Maddeleri ile ilgili vatandaş karar verecek. Vatandaş yani seçmen sandıkta tercihini ne yönde kullanacak hep birlikte bekleyip göreceğiz. Bugün itibariyle referanduma 56 gün kaldı. Anayasa değişiklik teklifini meclisten geçiren AK Parti-MHP ittifakı doğal olarak vatandaşa “EVET” çağrısı yapıyor. CHP ve diğer muhalefet partilerinin de “HAYIR” çağrıları var. Ancak ortada garip bir durum var. Son günlerde  her iki taraftan da şöyle açıklamaları epeyce sık duymaya başladık “Kapı kapı gezip vatandaşa anlatacağız!”

Demesine diyorlar da kimsenin bir şey anlattığı yok. Ben de diyorum ki iki de bir aynı şeyi söyleyip durmayın “Hadi da, anlatacağınızı vatandaşa anlatın!” anlatın ki vatandaşın kararı kolaylaşsın...

+++

SORUNLARIN ÜSTÜ ÖRTÜLMESİN

Şimdi referandum sürecine girildi ya, herkes ayrı telden çalmaya başladı ya, herkes akort ayarı yapıyor ya. İşte o andan itibaren yapılması gerekenleri unutursak, acil çözüm bekleyen sorunları ötelersek, ya da sorunların çözümü konusunda uzlaşma yerine restleşmeyi tercih edersek yerel konularda kazanırken bile kaybederiz. Nasıl yani demeye gerek yok. Yerel yönetimler de kendini  yüksek siyasi tansiyona kaptırırsa, referandum sonrası ortaya çıkacak tablo ne olursa olsun o işin tamir süreci de bir o kadar uzayacağından Eskişehir kaybeder.

Bu arada yol da yapılmalı, asfalt da dökülmeli,  kaldırım taşı da döşenmeli, geri dönüşüm de sürmeli, kentsel dönüşümler de devam etmeli, imar düzenlemelerinin de gereği yapılmalı, çöpler de toplanmalı, ulaşımdaki sorunlar da çözülmeli, parkların bakımı da olmalı. Kısacası vatandaşın hayatını kolaylaştıracak ne varsa yapılmalı. Yoksa kapılıp bahtımızın rüzgarına gidersek hayat bir süre sonra hepimiz için çekilmez hale gelebilir.