Büyükşehir Belediye Meclisi’nde “sakin” geçen toplantı bulmak çok zor…

Ocak ayı olağan toplantısında da değişen bir şey yok.

Yine “gerginlik” yaşandı.

Tarafları malum… Büyükşehir Belediye Başkanı ile Adalet ve Kalkınma Partili üyeler…

“Gerginlik nedeni ne” mi?

Daha öncekilerden farklı değil…

Konu ne olursa olsun hiç fark etmek… Asıl neden belli…

“Ben ne dersem o olur, onun dışında bir şey olamaz anlayışı” denilebilir.

Toplantının gündemindeki konular oldukça fazla…

Gündeme getiren de Büyükşehir Belediye Başkanı…

Büyük bölümünde en küçük bir sıkıntı yaşanmış değil.

Üzerlerinde konuşma yapma gereği bile duyulmadı.

Oybirliği ile kabul edildiler.

Üzerinde görüş birliği sağlanamayan 6 konu var.

Adalet ve Kalkınma Partili Meclis üyeleri, bu konularda Büyükşehir Belediye Başkanı ile farklı düşüncedeler.

Onun istediğine “evet” demediler.

Olabilir.

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın her istediğine “evet” diyecek değiller ya…

Doğal karışlamak gerek…

Ama ne gezer…

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “hayır” sözcüğünü doğal karşılamak gibi bir özelliği yok.

Her zaman olduğu gibi yine kabullenmedi.

“Engelliyorsunuz” diye bağırıp çağırdı.

İsteğinde haklı olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu…

İstediğine “hayır” denildiğinde sert tepki göstermesi, bağırıp çağırması olacak şey değil.

Başlangıçta da belirttik…

Gündemdeki konu sayısı oldukça fazla…

Büyük bölümü için “itiraz” bile söz konusu olmadı.

Oybirliği ile kabul edildiler.

Adalet ve Kalkınma Partili Meclis üyeleri de “evet” dediler.

“Hayır” demek “engellemek” oluyorsa “evet” demek de “destek vermek” anlamına gelmez mi?

Sergilenen anlayışa göre gelir.

Peki o zaman “evet” oyları için bir “teşekkür” gerekmez mi?

Neyse…

“Gerginlik” yaratan konulardan birisi “otopark ve işyeri satışı…”

Satılmak istenilen otopark ve işyerleri, Adalet Sarayı’nın hemen yanında bulunuyorlar.

Yapımları yeni tamamlandı.

Henüz kullanıma açılmış değiller.

Büyükşehir Belediye Başkanı “satılmalarını” istiyor.

Gösterdiği gerekçe de “yeni otopark yapımı için kaynak yaratmak…”

Adalet ve Kalkınma Partili Meclis üyeleri satış için “evet” demediler.

Büyükşehir Belediye Başkanı tepki gösterip “her fırsatta otopark yetersiz diyen siz değil misiniz? Hem öyle diyorsunuz hem de otopark için kaynak yaratılmasını engelliyorsunuz” dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına konuşan Mustafa Önder gerekçelerini açıklamaya çalıştı.

“Otopark ve işyerlerini satmadan da buradan elde edilecek gelirle ve alınacak kredilerle yeni otoparklar yapılabilir” dedi.

“Vay sen misini öyle diyen…”

Büyükşehir Belediye Başkanı açtı ağzını yumdu gözünü…

“Bu kadar mantıksız bir açıklama olabilir mi? İnsan şu yüce meclise az bilgi sahibi olur gelir, mantıklı konuşur.

Böyle yapıyorsunuz, sonra engelleniyoruz deyince kızıyorsunuz. Bu maddeyi veto ediyorum.”

“Veto etmek” yasal hakkı… Elbette ki kullanabilir.

Karşı çıkış için ortaya konulan gerekçeyi doğru da bulmayabilir.

Bunlar tamam…

Ya o sözlere ne demeli?

Bir Meclis üyesi ve temsil ettiği grup için bu sözleri söylemesi olacak şey mi?

Elbette ki hayır…

Belediye Meclisi üyesini sevmiyor olabilir… Ortaya koyduğu görüşleri “yanlış” bulabilir… Duygularına hakim olamayıp kızabilir de…

Ancak ne olursa olsun, Büyükşehir Belediye Başkanı bir Meclis üyesine ve temsil ettiği gruba karşı böylesi “saygı” sınırlarını fazlasıyla aşan bir tavır sergileyemez.

Böylesi bir yaklaşımı kendisine “yakışır” bulabilir. Ona söyleyecek laf olmaz.

Ancak o sergilediği yaklaşım bugün bulunduğu Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına yakışmaz.

Merak ediyoruz… Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bir Meclis üyesine karşı söylediği o sözleri evinde kızlarına ve damatlarına karşı da kullanıyor mu ki?

Neyse…

Üslubu yanlış olsa da söylediklerinde “doğru” denilebilecek yanlar var.

Adalet ve Kalkınma Partili Meclis üyeleri o otopark ve işyerleri konusunda gerçekten “yeterli bilgi” sahibi değiller.

Planlama aşamasından başlayarak ayrıntılı bir araştırma yapmalarında büyük yarar var.

Hele bir yapsınlar bakalım… Neler öğrenecekler neler.