Referandum süreci işliyor.

Çalışmalar çoktan başladı.

Çalışmalarda dikkatleri üzerinde toplayan iki isim var.

İkisi de Cumhuriyet Halk Partili… Birisi Milletvekili Utku Çakırözer, diğeri de Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç…

“Dur durak” bilmiyorlar.

Geceli gündüzlü sürekli çalışma içerisindeler.

Akşam çalışmalarında kahvelerde, dernek lokallerinde vatandaşlarla buluşuluyor.

Gündüz çalışmalarında ise ağırlığı ziyaretler oluşturuyor.

Ziyaret edilenler de meslek odaları ve sivil toplum örgütleri…

Amaçları belli…

“Referandumda hayır oyu için destek” istiyorlar.

Ziyaret ettikleri örgütlenmelerden birisi de Eczacı Odası…

Diğer ziyaretlerinden bir farkı yok.

“Anayasa değişiklik paketi” ile ilgili bilgi verip “hayır oyu için destek” istediler.

Yapılanın gizlisi saklısı yok.

Gazete sütunlarına da yansıdı.

Arkasından bir açıklama geldi.

Açıklamayı yapan “evet” cephesinde yer alan bir siyasetçi değil… Bir kamu görevlisi… İl Sağlık Müdürü Ali Mumcu…

Açıklaması oldukça ilginç…

“…Bir sivil toplum kuruluşu olan Eczacı Odası’na siyasilerin ziyareti gayet olumlu, sağlık çalışanı olarak bizleri memnun eden bir olaydır. Bu süreçte Anayasa referandumu konusunda da sivil toplum kuruluşlarının ziyaret edilmesi kampanyalara destek istenmesi gayet doğaldır. Nihayetinde bu bir siyasi seçim ve siyasi bir karar değil, herkesin hür iradesiyle ülkemizin yönetileceği Anayasa hakkında vereceği bir karardır ve bu kararını herkesin açıklayacağı gibi, kişilerin kararına saygı duyulması gerekmektedir…”

Açıklamanın başlangıcı böyle…

Ziyaret için “gayet olumlu”, destek isteği için “gayet doğal” deniliyor.

Hemen arkasında “ancak” ile başlayan bir bölüm var.

“…Ancak burada bizi ilgilendiren, kamu adına sağlık hizmeti sunumunun basamaklarından biri olan eczanelerin ve eczacıların bu amaçla, yani herkesin hür iradesi ile kişisel tercihini etkilemek amacıyla siyasiler tarafından, hem de diş hekimi olması hasebiyle sağlık meslek mensubu olan bir siyasetçi tarafından kullanılmasıdır.”

İsim verilmiyor.

Verilmiyor olsa da kastedilen isim belli… Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç…

Bir önceki bölümle birlikte değerlendirildiğinde şaşırmamak elde değil…

Bu bölümün hemen devamında “Eczacılardan yeni Anayasa paketi hakkında referandum oylamasında destek istenilmesi çok doğal bir durumdur” deniliyor.

Şaşkınlık daha da artıyor.

İki bölüm birlikte değerlendirildiğinde kafalar karışıyor, “nasıl yani” sorusu oluşuyor.

Soruya yanıt aranırken “ancak” ile başlayan yeni bir bölüm geliyor.

“Ancak, onlardan evet ya da hayır kararı noktasında kendilerine başvuran hasta ve yakınlarını etkilemelerini istemek sağlık meslek etiği ile kesinlikle bağdaşmayacak bir durumdur.”

“Suçlama” denilebilecek bu sözlerin muhatabı da yine Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç olsa gerek…

Muhatabın o olduğu kesin de neden suçlandığını anlamak olanaksız…

Ziyaret “olumlu”, destek isteği “gayet doğal” bulunacak… “Anayasa hakkında herkes kendi kararını açıklayabilir” denilecek… Sonra da böylesi bir suçlama yapılacak.

İşin içinden çıkmak çok zor…

“İl Sağlık Müdürü ne demek istiyor” sorunu sormamak olanaksız…

Açıklamanın son bölümü var.

O bölümde “denilmek istenen” anlaşılıyor.

“...Nasıl bir doktorun muayene ve tedavi ettiği hastasına ya da bir hemşirenin, bir sağlık memurunun tedavisini uyguladığı hastasına böyle bir telkinde bulunması yanlışsa, bir eczacının da eczanesinde görevi başında iken tedavisi için ilaçlarını temin ettiği bir hastasına, mesleği ve sunduğu hizmetle hiç alakası olmayan Anayasa referandumu konusunda kararını sorgulayıcı ve etkileyici telkinde bulunması eczacılık meslek etiği ile bağdaşmayacak bir durum olup, sağlık meslek mensupları ile hizmet sunulan vatandaşın zaman zaman karşı karşıya gelmesine, gereksiz tartışma ve güven sorunu doğmasına da zemin oluşturabilecektir. Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Yönetimi ile Eskişehir’de hizmet veren eczacılarımızın bu bilinçte olacağına, asli görevlerini tam ve eksiksiz yerine getirirken ve tek gayeleri olan hastaların dertlerine derman olmaya çalışırken, hastaların kendilerine olan güven ve saygılarını kötüye kullanarak bu tür etik ihlaline alet olmayacaklarına inancımız tamdır.”

Açıklamanın son bölümü de böyle…

“Uyarı” olarak algılamak yanlış olmaz.

Şimdi…

Böylesi bir açıklama bir ziyaret sonrasında değil de daha öncesinde doktorundan hemşiresine, eczacısından sağlık memuruna kadar tüm sağlık hizmeti verenleri kapsayacak bir şekilde yapılmış olsaydı doğal karşılanabilirdi. Dahası yadırgamak şöyle dursun takdir bile edilebilirdi.

Ancak bir ziyaret sonrasında, ziyarette konuşulanları dinlemeden ve bir belediye başkanı hedef alınarak yapılınca iş değişiyor.

Yadırgamamak, neden gerek duyulduğunu merak etmemek elde değil…

Sahi, İl Sağlık Müdürü Ali Mumcu suçlamanın yanı sıra “ne demek istedi” dedirten çelişkili ifadeler içeren böylesi bir açıklamayı neden yaptı ki?

Dedik ya anlamak çok ama çok zor…