Eskişehirspor, Süper Lig için verdiği mücadeleyi penaltı atışlarıyla kaybetti.
“Süper Lig’in eşiğinden döndü” dense yeridir.
Üzülmemek, kahrolmamak elde değil…
Eskişehirspor sevdalıları kara yastalar.
Oluşan büyük üzüntü nedeniyle sevinci yaşanamayan büyük bir başarı var.
Yaratıcısı Eskişehir Basket…
Süper Lig’e yükselmeyi başardı.
Bu, kolay elde edilebilecek bir sonuç değil…
Rakiplerinin durumu ortada…
Bazıları güçlü firmaların takımı, bazılarının arkasında da belediye desteği var.
Her açıdan çok güçlü rakipler.
Böylesi rakipleri geride bırakıp şampiyonluğu ulaşmak çok ama çok zor…
Eskişehir Basket zoru başardı.
Bu büyük başarıda, pota altında mücadele eden basketbolcuların ve onları hazırlayan teknik ekibin elbette ki büyük payı var.
Ancak payın en büyüğünün sahibi belli… Başkan Sinan Özeçoğlu…
“Başarının mimarı” dense yeridir.
Başkan olarak devir aldığı takımın içinde bulunduğu durum unutulmuş değil…
“Kapanma noktasına gelmişti” demek abartı olmaz.
Sinan Özeçoğlu, tam anlamıyla bir enkaz devir aldı.
Ancak ne devir aldığında ne de sonrasında hiç “enkaz edebiyatı” yapmadı.
Tam aksine “ Eskişehir Basket’i Süper Lig’e yükseltmek” için söz verdi.
Kapanma noktasına gelmiş bir takımı alıp şampiyonluk mücadelesi verecek bir takım haline getirmek kolay iş değil…
Oluşturulması gereken koşullar belli…
Her şeyden önce güçlü bir bütçe gerekiyor.
Bugünkü ekonomik koşullarda, Eskişehir gibi bir kentte basketbol takımı için güçlü bütçe oluşturmak çok zor.
Sinan Özeçoğlu bu konuda tek laf etmedi.
Ne yakınmada bulundu ne de “parasal destek” istedi.
İkinci ligde mücadele eden, maçları Türkiye geneline yayın yapan TV kanalları tarafından yayınlanmayan bir basketbol takımına sponsor buldu.
Hiçbir zaman dile getirmese de takım için kendi cebinden harcadığı paranın da oldukça fazla olduğu biliniyor.
Uzun sözün kısası ilişkilerini kullanarak, kendi kişisel olanaklarını seferber ederek zor olanı başardı. Şampiyonluk mücadelesi verecek bir takım için gereken bütçeyi oluşturdu.
Sonuçta da “Eskişehir Basket’i Süper Lig’e yükseltme” sözünü yerine getirdi.
“Başarının mimarı” deniliyor ya… Boşuna denilmiyor.
İş dünyasındaki başarısı bilinen bir gerçek…
“Enkaz” halindeki bir takımdan “şampiyon takım” yaratarak “bir takım nasıl yönetilir” dersi de verdi.
Başardıklarına karşın kendisi pek öne çıkmadı. Öyle hava falan da atmadı. Son derece mütevazi bir tavır sergiledi.
“Örnek bir başkan” demek kesinlikle abartı olmaz…
“Darısı Eskişehirspor’un başına” dememek elde değil…
Eskişehirspor’un hali ortada…
Süper Lig’e yükselememenin üzüntüsünün yanı sıra geleceğe yönelik büyük endişe de var.
Parasal açıdan tam anlamıyla “batık” durumda…
“Transfer yasağı” da geldi.
Acil kaynak yaratılamazsa yeni futbolcu alınamayacağı gibi takımdaki futbolcular da kadroda tutulamayacak.
Gündemde olağanüstü kongre var.
Güçlü ve güvenilir bir yönetim oluşturmak gerekiyor.
Bu konuda ilk akla gelen isim Sinan Özeçoğlu olmalı…
Eskişehir Basket’te sergilediği başkanlık ortada… Her açıdan örnek alınacak türden…
Oluşturduğu yönetim de son derece uyumlu… “Bir aile gibiler” dense olur.
Sinan Özeçoğlu, Eskişehir Basket’te sergilediği örnek başkanlık ile Eskişehirspor başkanlığı için uygun olmaz mı?
Elbette ki olur…
Hem de çok iyi olur.
Onun başkanlığında oluşacak güçlü ve uyumlu bir yönetim ile sorunları aşmanın yolları bulunabilir.
Dahası…
Herkesin gördüğü bir gerçek var.
Eskişehirspor camiasında ciddi bir “bölünmüşlük” hakim…
Zor günlerin aşılması için bunun ortadan kaldırılması ve camianın “tek vücut” haline gelmesi gerekir.
Sinan Özeçoğlu başkan olursa bu gereksinimi karşılamak çok kolay olur.
Eskişehirspor’da yıllardır özlemi çekilen birlik ve beraberlik sağlanır.
O zaman “derde derman bulmak” daha kolaylaşabilir.
Sinan Özeçoğlu, Eskişehirspor başkanlığına kendiliğinde talip olmayabilir.
Bu konuda çaktırmadan yapılan “engelleme” çabaları da var.
Onun için kendiliğinden talip olması beklenmemeli, görevlendirme yapılmalı…
Sinan Özeçoğlu Eskişehir’i seven bir işadamı…
Eskişehir tarafından verilecek “Eskişehirspor’u ayağa kaldırma” görevini geri çevirmez herhalde…