Eskişehirspor’da tüm hesaplar şampiyonluk üzerine yapılmıştı. Nitekim takım şampiyon olsaydı bugün konuşulanların hiçbirisini konuşmuyor olacaktık. Ancak kör talih işte. Uğur İnceman ve Semih Şentürk gibi ayağına hakim(!) iki klas topçu penaltıları gole çeviremeyince Eskişehirspor’da işler karıştı. Daha doğrusu bir yıldır üstü örtülen sorunlarla yüzleştik. Takkemiz düştü ortaya 21 milyon liralık bir borç yükü çıktı. Bu arada bu paranın bugünden yarına hemen bulunması öyle Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı Hoca’nın söylediği gibi, “üç- beş yöneticinin altından kalkacağı bir yük” değil.

Birileri de anladığım kadarıyla köşe başında bekliyorlarmış ki, “Yönetim ve başkan adayı” arayışına giriverdiler. Dün ayrıntıları ile yazdım, “bu iş başkan ve yönetim değişikliği ile hallolabilecek bir şey değil” diye… İsimler önemli değil. İsimler gelir geçer. Kalıcı olan Eskişehirspor. Bu şehrin hemen her ferdi bu takımın hizmetine her zaman koşar. Sorun ise daha büyük. Yani Türk futbolunu kemiren UEFA’nın yakın takibine sebep olan ve yasakları ile terbiye edilmek istenmesiyle muhatap kılan finansal sorunlar.

 Şimdi kongre kararı alındı. 24 Haziran olmadı 1 Temmuz’da kongre gerçekleşecek. Bu arada atı alan Üsküdar’ı zaten geçmiş olacak. Diyelim ki sorunlar çözüldü. Yönetim ne zaman kadro oluşturacak ne zaman teknik heyetle anlaşma yapacak, takım ne zaman kampa gidecek ne zaman yeni sezona hazırlanacak? Bu işe başka çözümler bulunmalı. Benim diyeceğim budur.

+++

İLÇELERİMİZİ TANITMALIYIZ

Turizm hamlesi yaparken mutlaka ilçelerimiz değerlendirilmeli. Örneğin Çifteler, Han, Sarıcakaya, Mihalgazi, İnönü, Seyitgazi, Mihalıççık ve en önemlisi Sivrihisar, Mahmudiye, Günyüzü, Alpu , Beylikova… Hepsinin gerçekten önemli değerleri var. Bu değerlerin ortaya çıkarılması için ciddi bir koordinasyona ihtiyaç var. Bu koordinasyon içinde ön yargılardan uzak hep birlikte taşın altına elini sokacak bir yönetim anlayışına ve uzlaşmaya ihtiyaç var…

+++

12 YAŞINDAN BÜYÜK ARAÇ MI?

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Haziran ayı ilk toplantısında gündem maddelerine eklenmek istenen bir madde dikkatimi çekti. Ulaşım konusu tartışılırken AK Partili Meclis Üyesi Yaşar Çorapsız da gündeme ilave edilmesini istediği maddeyi okuyor ve Milli Eğitim Bakanlığı ve UKOME tarafından okul servisleri taşıma ihalesinde araçların yaş sınırının 12 olarak belirlendiğini belirtiyor. Kentin merkezi dışında kalan ilçelerde de okul servislerinin 12 yaş sınırına takılarak taşıma yapamadığını anlatan Çorapsız, ilçelerdeki okul servis yaşlarının yükseltilmesini talep ederek komisyonda görüşülmesi çağrısı yapıyor.

İşin özü şu, bakanlık ilçelerdeki yaşamı da dikkate alarak 12 yaş sınırı koyuyor o bile yüksek, ama bizde bu yaş sınırı daha da yukarıya çıkarılsın çağrısı yapılıyor. Ben şahsen bu mantığı anlayamadım. Olması gereken yaş sınırının genişletilmesi değil, düşürülmesi olması gerekirken, kırsaldaki çocuklarımız daha güvenli, daha konforlu araçlarda yolculuk yapsın eğitimlerini daha rahat alsınlar çağrısı yerine böyle bir talebi mantıklı bulmadım, bulamadım…  Taşıma yapılamıyorsa buna çözüm yaş yükseltmek olmasa gerek…