Eskişehir içerisinde çöküntü bölgeleri olarak kalan yerler belli. Bu yerlerden ikisi gerçekten bulundukları yer ve görüntüleri ile verdikleri hizmetler bakımından Eskişehir için yakışacak görüntüde değiller. Öncelikle Küçük sanayi artık son 30 yılda ha bugün ha yarın kaldırılacak lafları ile bugünlere gelindi. Daha önce yazdım. Burada elbette olay sadece belediyenin insiyatifinde değil. Buruda mülk sahipleri var. İnsanların yıllar önce bir bedel ödeyerek tapulu mülk edindikleri ve yatırım yaptıkları yer. Dolayısıyla kimse elde ettiği haktan bir hiç uğruna, Eskişehir güzel görünsün, çöküntü alanı ortadan kalksın diye vazgeçmez. İnsanoğlu’nun temel özelliklerinden birisi yaşamaksa, diğeri de mülk edinme hakkı ve arzusudur. Onun için demişler ki “Dünyada mekan ahirette iman!”
Elbette küçük sanayi Sitesi ile ilgili belediyenin insanlar hak kaybına uğrasın, biz bildiğimizi okuyalım anlayışı hakim değildir. Ancak bu tür yerler ile ilgili sorunlar hukuk içerisinde hak sahiplerinin karşılıklı uzlaşmasıyla çözümlenebilir. Bugün geçtiğimiz yılın en büyük tartışma konusu olan Sanayi meselesinde bir tanıtım gerçekleşecek. Görseller görücüye çıkacak. Umarım sonucu güzel bir dönem olur ve vatandaş ikna edilerek gönül rızasıyla Eskişehir nefes alacak yeni bir merkez kazanır.
+++
FIRSAT BÖYLE TEPİLİR..
Eskişehirspor bu hafta ligde rakipleri ile az da olsa arayı açabilmek adına yakaladığı fırsatı son 5 dakika içerisinde kaybetti. Zorlu Şanlıurfa deplasmanında şartlar çok da aleyhimize değildi. Eskişehirspor kalitesindeki bir takımın bu deplasmandan 3 puan yerine 1 puanla dönmesini yıllarını sporu yakından takip etmekle geçirmiş benim gibi birisinin kolay kabullenmesini kimse beklemesin. Toptan anlayan herkes bu işin böyle bitmemesi gerektiğini söylediğini düşünüyorum.
Ne hikmetse takımın kimyası iki de bir bozuluyor. Oyuncuların yerleri değiştiriliyor, yer açmak için kadro ile oynanıyor vesaire… Şimdi doğrusu şu ki kadro ve sistem istikları olan takımların kaybetme alışkanlığı da olmaz. Birileri hocayı bir uyarsa hiçte fena olmayacak… Yoksa biz fırsatları tepe tepe ligin sonunu bulacağız sonra da kalbimiz heyecana dayanamayacak.
+++
BİRE BİR MARKAJ DÖNEMİ
Türkiye referanduma gidiyor. Referandum için henüz sahaya inen yok. Yani meydanlara inen yok. Ancak sahada inanılmaz ve kıyasıya bir yarış şimdiden başlamış görünüyor. CHP milletvekilleri, yöneticileri ve gönüllüleriyle sahada. Bu arada AK Parti’de bir taraftan sahada bire bir nabız yoklayıp ikna turları yaparken diğer taraftan asıl propaganda döneminde sahada olacak partililerini eğitmek ve aynı dili konuşmak için yoğun bir mesai içerisinde.
Kısacası bu bir siyasi partiler seçimi olmadığı için taktikler farklı, çalışma şekilleri farklı ve en önemlisi görsel ve kalabalık şovlardan çok insanların kalbine ve gönlüne dokunmak için sahada amansız bir pres dönemi yaşanacak gibi görünüyor. Nereden mi biliyorum? Her gün gelen gidenden, her gün sorandan edenden. Kısacası farklı ve birazda heyecanlı bir sürece doğru hızlı adımlar ile gidiyoruz. Bakalım sonuçta ne olacak bunu da hep birlikte görüp yaşayacağız.