Suriye’deki savaş sona ermiyor.
Yakın bir gelecekte sona ereceğe de benzemiyor.
“Yaşanacak bir ülke” olmaktan çoktan çıktı.
Kaçan kaçana…
Kaçanların ilk sığınağı da Türkiye…
Bugüne kadar sığınanların sayısı ile ilgili olarak ortaya konulmuş bir veri var.
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından verilen bilgiye göre Türkiye genelindeki sığınmacı sayısı 2 Milyon 110 Bin 281…
Sayı oldukça yüksek…
Açıklanan, tespit edilen sığınmacıların sayısı…
Sınırların hali de ortada…
Tüm girişlerin kontrol altında olduğu söylenemez…
Kaçak giriş yapanlar da vardır.
Onlar da eklendiğinde sayı daha da artar.
Sığınmacıların çoğunluğu sınır bölgelerindeki yerleşim birimlerinde…
Ancak tamamı oralarda değil…
Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış durumdalar.
Eskişehir’de de varlar.
Varlıkları biliniyor da sayıları bilinmiyor.
Yetkililer tarafından biliniyor olabilir.
Ancak bu konuda kamuoyuna yapılmış bir açıklama yok.
Onun için sayıları kamuoyu açısından meçhul…
Kesin sayıları meçhul olsa da az olmadıkları belli…
Kentin değişik bölgelerinde görmek olanaklı…
Bazı mahallerde daha yoğunlaşmış durumdalar.
Sanki sayıları her geçen gün biraz daha artıyor gibi…
Yurtlarından, evlerinden, işlerinden kopup geldiler.
Bazıları için “zor durumdalar” denilebilir.
Günlük gereksinimlerini karşılayabilmek için iş arayışındalar.
“İş ayırımı” yaptıkları söylenemez.
“Ne iş olsa yaparız” çaresizliğindeler.
Öyle olunca da “ucuz iş gücü” oluşturuyorlar.
Piyasanın hali de ortada…
Bazı sektörlerde “işin iyi yapılması” değil “ücretin düşük olması” önemseniyor.
Öyle olunca da tercih edilen sığınmacılar oluyor.
Sosyal güvenlik, iş güvenliği falan söz konusu değil…
Yeterli bulunmadıklarında hemen kapının önüne konuluyorlar.
“Yenisini bulamama” diye bir şey yok.
Sırada bekleyen çok sığınmacı var.
Bulaşıkçılık, temizlikçilik, garsonluk ve benzeri işlerde görmek olanaklı…
Bunun yarattığı değişik sıkıntılar var.
En önemlisi de kuşkusuz kentin işsizlerinin açıkta kalmaları.
İş bulmakta zorlanıyorlar.
İş bulduklarında da “düşük ücretlere çalışmayı kabul etmek” zorunda kalıyorlar.
Sığınmacılar arasında “dilencilik” yapanlar da var.
Onların yanı sıra “sığınmacı numarası” yapan yerli dilenciler de görülüyorlar.
Hepsi dikkate alındığında dilence sayısında ciddi artış söz konusu…
Kentin belirli bölgelerinde bir dilenciden kurtulmadan bir başkasına yakalanıyor insanlar.
Israrcılar da…
Gerçekten rahatsızlık yaratıyorlar.
Bunlar “zor durumda” denilebilecek sığınmacılar.
“Zor durumda” tanımlaması hepsi için geçerli değil…
“İyi durumda” denilebilecek olanlar da az değil…
İşyeri açanlar da var.
Değişik sektörlerde faaliyet gösteriyorlar.
“Kalıcı olmuş” gibiler.
Dedik ya, Eskişehir’deki sığınmacıları gerek sayıları gerekse yaptıkları ile ilgili olarak yapılmış resmi bir açıklama yok.
Ancak, çıplak gözle görülen bir tablo var.
“İç açıcı” olduğu söylenemez…
Suriye’deki gelişmelere bakınca “geçici” demek de çok zor.
“Kalıcı” olmasa bile uzun süreli olacağa benziyor.
Bugün için yarattığı sıkıntılar var.
“Büyük boyutta” denilemez.
Ancak gelecekte olabilecekleri kestirmek olanaksız…
Bugün üzerinde fazla durulmayan sıkıntılar ciddi boyutlara ulaşabilir.
“Huzurlu bir kent” olan Eskişehir’in huzuru kaçabilir.
Onun için aman dikkat…