Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi sonunda açıldı.
Açılırken de “yapımı iki yılda tamamlandı” denildi.
Diyen Büyükşehir Belediye Başkanı…
O sözleri nasıl dediğini bilemiyoruz.
Ancak gerçekle uzaktan yakından ilgileri yok.
Hayvanat bahçesinin yapımına başlanılmasından açılışına kadar geçen süre iki yıldan kat be kat daha fazla…
Bunu Büyükşehir Belediye Başkanı bilmiyor mu?
Hiç bilmez olur mu?
Elbette ki çok iyi biliyor.
Ama yine de diyor işte…
Neyse…
Hayvanat bahçesinin açılışında söyledikleri bununla sınırlı değil…
“Eleştirilere yanıt” anlamında söylediği sözler de var.
“…Dışarıdaki doğal hayat hayvanlar için tamamen bir cennet değildir, aynı şekilde hayvanat bahçeleri de cehennem değildir. Ayrıca evlerinde hayvan besleyen kişiler bilirler ki, gerekli dengeyi kurduğunuzda bu hayvanlar evde, güven içinde yaşamaktan son derece mutludurlar. Zira yemek bulmak için birbirleriyle kavga etmelerine gerek yoktur, hasta olduklarında anında müdahale edilebilir, hastalıkları tedavi edilebilir, hatta tıbbi operasyon gerektiğinde o imkan da sağlanır.
Soğuk kış günlerinde sıcak ortamlarda son derece mutlu şekilde mutlu şekilde yaşamazlar mı?
Bu açıdan bakıldığında hayvanat bahçelerindeki hayvanları şanslı olarak görmek mümkündür.”
Dedikleri böyle…
Genel anlamda hayvanat bahçelerindeki hayvanların şans olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu…
Ancak Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’ndeki hayvanlar için “şanslı” demek olanaksız…
Daha açılmadan başlarına gelenler malum…
9 ceylan, daha ziyaretçilere görünemeden yaşamlarını yitirdiler… Üstelik de sokak köpekleri tarafında parçalanarak…
İnanılır gibi değil ama gerçek…
“Skandal” tanımlaması bile hafif kalır.
Hayvanat bahçesinin açılışını göremeyen hayvanlar yalnızca ceylanlarla sınırlı değil… Onların yanı sıra bir zebra da var.
Dahası, en zor koşullarda bile yaşamını sürdürebilen bir hayvan, Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde yaşatılamadı.
Böylesine “skandal” olarak nitelendirilebilecek olayların yaşandığı hayvanat bahçesindeki hayvanlar için “şanslı” denilebilir mi?
Elbette ki hayır…
Hayvanat bahçesi sonunda ziyarete açıldı.
Değişen bir şey yok.
Kaza geçiren bir hayvan var.
Koati cinsi rakun…
Hayvanın başına gelenler bir ziyaretçi tarafından görüntülendi.
Sosyal medyada paylaşılan görüntüde, elektrik verilen çitte akıma kapılan hayvan çırpınıp duruyor.
O çırpınıp dururken görevlilerden müdahale eden de olmuyor.
Sonunda da hayvan hareketsiz kalıyor.
Görüntü hayvanın öldüğüne delalet…
Sosyal medya aracılığıyla hızla yayılan görüntü şok etkisi yarattı.
Doğal olarak Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik tepki de oluştu.
Büyükşehir Belediyesi gecikmeli de olsa bir açıklama yaptı.
Açıklamada deniliyor ki
“04 Mayıs 2017 Perşembe günü, Eskişehir Hayvanat Bahçemizde, Koati cinsi rakun kendi yaşam alanındaki çit engelini aşarak kısa aralıklarla düşük voltaj verilen engel çitinin arasına sıkışmıştır. Koati burada yaşadığı kısa şokun arkasından görevlilerimiz tarafından sıkıştığı yerden çıkartılmış ve karantinaya alınmıştır. Gerek sosyal medyada, gerek bazı yayın organlarının internet sitelerinde, oradaki bir vatandaş tarafından çekilen görüntüler farklı bir şekilde değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır.
Talihsiz kazayı yaşayan hayvanımızın, veteriner hekimlerimiz tarafından kontrolleri yapılmıştır. Tam anlamıyla sağlığına kavuşmasının ardından yaşam alanına bırakılacaktır.”
Açıklamada denilenler böyle…
Özetle “hayvan ölmedi, tedavi altında” deniliyor.
Denilmesine deniliyor da gerçekten öyle mi?
Büyükşehir Belediyesi koridorlarında konuşulanlara bakılırsa öyle değil…
“Çitteki elektrik akımına kapılan hayvan öldü. Büyükşehir Belediye Başkanı da hayvanat bahçesine giderek incelemelerde bulundu. Hayvanın ölüsünü gördükten sonra da hayvanat bahçesindeki görevlilere çok kızdı” deniliyor.
Diyenler “boşa konuşacak insan” değiller.
Diyorlarsa vardır bir bildikleri…
Neyse…
Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’ndeki “şansız” hayvanlara bir yenisi daha eklendi.
Olay “kaza” denilerek, sorumluluk hayvana yüklenerek geçiştirilecek bir olay değil…
Uzmanlara göre çite elektrik verilmesi “yanlış” değil…
Ancak voltajının çok düşük olması, yalnızca acı vermesi gerekir.
Hayvanlar o çite dokunsa bile elektriğe kapılmazlar. Yalnızca acı hissedip çitten uzaklaşırlar. Sonrasında da bir daha o çite yaklaşmazlar.
Görüntülenen tablo farklı…
Hayvan çitten kurtulamıyor, çırpınıp duruyor.
Belli ki, elektrik düşük voltajlı değil… Öyle olmasa görevliler, yalnızca izlemekle kalmayıp anında hayvanı o çitten alırlardı.
Bir sorun ya da arıza olduğu belli…
Uzmanların söyledikleri böyle…
Büyükşehir Belediyesi’nce yapılan açıklamada söylenilenler de öyle…
Hangisi inandırıcı?
Takdir kamuoyunun…