Domates aşağı, domates yukarı… Son günlerin moda tartışması veya moda gündem maddesi domates…Geçtiğimiz günlerde domates gerekliydi. Biraz da fazlaca ihtiyaç olunca bizim marketçi hasan beyin kapısını çaldım. “Ben perakende değil taze ve güzel bir kasa domates istiyorum” dedim kendisine o da halden kendisi için sebze almaya gittiğinde bir kasa fazla domates alabileceğini söyledi. Küçük küçük alırken fark etmiyor da… Neyse biz Hasan beyle bu konuyu konuşurken Hasan bey “Halde belki fiyatlar bir miktar gevşer” demişti. Hasan bey hale gitmiş domates alacak bakmış fiyatlar bizim konuştuğumuzun üzerinde telefon etti, “Ben sana 5.40 gibi bir fiyat söyledim şu anda halde domatesin fiyatı 6.5 TL’nin üzerinde ne yapayım?” Yahu aş taşmıştı bir kere, ne yapalım kepçenin fiyatını elbette “fark etmez Hasan bey olsun sen yine de bir kasa domates alıver” dedim.
Doğrusu ülke gündemindeki mesele haline gelen domatesin azlığı, çokluğu, ithalatı veya ihracatı konuşuluyor da asıl mevzu “Domatese ne oldu da fiyatlar bu kadar yükseldi akıl karı değil!” Ticaret bakanı diyor ki “domatese itibar kazandırdık!” Belki espri yapıyor ama gerçekten bu işte bir iş var..Paranın hepsi üreticinin cebine girse yine bir demek gerekmez de. Tarlada 1.5 -2 TL olan domates fiyatları niye bu kadar uçtu?
***
BU YOLUN ŞAMPİYONLUK…
Mustafa Denizli takımın başına geldiğinde beraberlikler ile başlamıştı. Peş peşe alınan beraberlikler, kaybedilen puanlar ister istemez için için taraftarları hayal kırıklığına uğratmıştı. Ancak Denizli bu işin sonu şampiyonluk derken merak ettiğim kendisinden başka kaç kişi acaba buna inanıyordu. Ama şimdi ipler tamamen kendi elimizde. 3 haftayı kayıpsız atlattığımızda yolun sonu kesinlikle süper ligi olacak. Çünkü bizimle birlikte zirvenin iki ortağı Yeni Malatya ve Sivas birbirleri ile oynayacaklar. Puan cetveline baktığımızda bunun ne demek olduğunu daha iyi anlayabiliyoruz. İnanıyorum ki bu yolun sonu şampiyonluk. Onun için bu saatten sonra herkes sadece alınacak 3 galibiyete odaklanmalı. Yönetim de biliyorum ki zor durumda ama bu saatten sonra kesenin ağzını açabildiği kadar açıp takımı motive etmeli. Taraftar ise zaten her hafta görevini fazlasıyla yapıyor. Hafta içinde bile mesai saati sayılabilecek saatteki maça 15 binin üzerinde taraftar geliyorsa hafta sonları oynanacak olan maçlara bir başka gözle bakmalıyız. Zaten iç sahada sadece 1 maçımız kaldı. Son maçta bu sezonun rekoru kırılmalı ve o tribünler tamamen dolmalı…
+++
MERMERCİLERİ DUYAN YOK MU?
Mermer bugün inşaat sektörünün olmazsa olmazlarından birisi. Mermercilik yapanda yüzlerce esnaf var. Son derece ağır bir işçiliği olan sanayi üretimi yapılan mermer ile ilgili olarak mermerciler son yıllarda bir çatı altında buluştular. Henüz oda kurmadılar ama dernekleştiler. Bunun amacı sorunlarına bir çatı altında çözüm aramak. Mermerciler diyorlar ki “Bize bir alan gösterin biz site kuralım!” Onların bu çağrılarını duyması gereken duymazlıktan mı geliyor, onlar mı seslerini yeteri kadar çıkarmıyorlar anlamış değilim. Ancak mermercilerin bu talebine olumsuz cevap vermek, sessiz kalmak hiç mantıklı bir şey değil. Çünkü çevrecilik denildiğinde mangala bakıyorum kül kalmıyor, ama çevreci bir anlayışla kurulacak olan mermerciler sitesi en azından çevre ve su havzalarının kirlenmesinin önüne geçebilir. Çevrecilik bu sebeple lafta kalmamalı…