Büyükşehir Belediye Başkanı’na yöneltilen bir saldırı var.
Boyutu ne olursa olsun kesinlikle kabul edilemez…
Değişik gerekçeler öne sürülüyor.
Ancak boşuna… Böylesi bir saldırıyı “haklı” gösterecek hiçbir gerekçe olamaz.
En hafif tanımlama ile “çirkin” bir saldırı…
Eskişehir’de bir benzeri görülmüş değil…
Dileriz ki “ilk ve son” olur.
Ama bu yalnızca “dilek” ile olmaz…
Çirkin saldırıdan sonra gündeme gelen bir isim var.
Savaş Yücel... Eskişehir’de Emniyet Müdürü olarak görev yapmış bir isim…
Sürekli kulakları çınlatılıyor.
Bu boşuna olamaz…
Boşuna değil de zaten…
Eskişehir “huzur kenti” olarak tanımlanıyor.
Doğru bir tanımlama…
Ancak bu tanımlamaya uymayan olayların yaşandığı da bir gerçek…
Saldırıdan hemen bir gün önceydi…
Hoşnudiye Mahallesi Muhtarı Figen Rençber, başlarına gelen bir olayı kamuoyuna duyurdu.
Duyurmanın ötesinde “durdurun şu magandaları” diye isyan etti.
Muhtarı isyan ettiren olayın yaşandığı yer “Barlar Sokağı” olarak da bilinen Vural Sokak…
Sokakta bulunan bir işletmede kavga çıkıyor.
Kavga ki ne kavga…
Pompalı tüfekler kullanılıyor.
6’ncı kattan olayı izlemeye çalışan Figen Rençber’in eşi yaralanıyor.
“Kentin göbeği” denilebilecek bir yerde pompalı tüfeklerin kullanıldığı kavga meydana geliyor.
İnanılır gibi değil…
“Huzurlu kent” olarak tanımlanan Eskişehir’e yakışır bir yanı yok.
İşin kötüsü “münferit bir olay” denilemez…
Benzeri olaylar sıkça yaşanıyor.
Mahalle Muhtarı’nın isyan etmesi boşuna değil…
Sıkça tanık olduğu olayları dile getirmediği zemin yok.
Resmi toplantılarda da sürekli dile getirip “önlem alınmasını” istemiş…
Ama boşuna…
“Önlem” adına yapılan bir şey yok.
Varsa bile bir işe yaramıyor.
Sokakta “vukuatsız” gün geçmiyor.
Olayların bazıları “bireysel kavga” boyutunda… Ancak bazıları da var ki “bireysel kavga” olarak geçiştirilemez.
Eskişehir’de “çete” ya da “mafya” olarak tanımlanabilecek örgütlenmeler var.
Varlıklarını en fazla hissettirdikleri yerler de eğlence sektörü…
Hissedilmenin ötesinde biliniyorlar da…
İlgi alanları yalnızca eğlence sektörü ile sınırlı değil…
Çirkin saldırıdan sonra dillendirilenlere bakılırsa faaliyet alanları oldukça yaygın…
Dedik ya…
Çirkin saldırıdan sonra Savaş Yücel’in kulakları boşuna çınlatılmıyor.
Savaş Yücel, Emniyet Müdürlüğü döneminde sert tavırları ile bazen tepki de topladı.
Ancak “olumsuz” tavırlarının hepsini unutturan bir mücadelesi var.
“Çete” ya da “mafya” olarak tanımlanan örgütlenmelere karşı yürüttü.
Yalnızca “tetikçiler” ile uğraşmadı.
“Dokunulmaz” sayılan isimlere karşı yoğun bir mücadele yürüttü.
Başarılı da oldu.
“Eskişehir’de çetelerin kökünü kuruttu” dense yeridir.
Büyükşehir Belediye Başkanı’na yöneltilen çirkin saldırıdan sonra sürekli ismi dillendirilip kulakları çınlatılıyorsa nedeni, işte çetelere karşı yürüttüğü yoğun ve etkili mücadeledir.
Merak ediyoruz…
Bu olaydan sonra Savaş Yücel’in kulaklarının çınlatılması ondan sonra görev yapan, bugün görevde bulunan Emniyet Müdürlüğü yetkilileri üzerinde nasıl bir etki yapıyor ki?
Kendileri görevde iken yıllar önce görev yapan bir müdürün gündeme gelmesi, verdiği mücadelenin dillendirilmesi, daha açık bir anlatımla da Savaş Yücel’in “aranıyor” olması onlar açısından hiç de “hoş” olmasa gerek…
Kızmaca, darılmaca yok…
Çirkin saldırının ortaya çıkarttığı gerçek bu… “Huzur kenti” olarak tanınan Eskişehir “Savaş Yücel dönemini arar” hale gelmiş olmasın…